**TÜRK-İSLAM DAVASININ TAVİZSİZ SESİ: OSMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ-Haytaoğlu Yunus Buğra Yılmaz**
Türk düşünce ve siyaset tarihinin en nevi şahsına münhasır, dik duruşlu ve cesur şahsiyetlerinden biri olan Osman Yüksel Serdengeçti; fikri yetkinliği, edebi üslubu ve vesayete boyun eğmeyen milliyetçi-ülkücü kimliğiyle hafızalarda silinmez bir iz bırakmıştır. “Serdengeçti” soyadını sadece bir isim olarak taşımakla kalmamış; Türk milletinin bekası, İslam’ın izzeti ve mukaddesatın savunulması uğruna kelimenin tam anlamıyla hayatını “serden geçerek” yaşamıştır.
TÜRK-İSLAM DAVASININ TAVİZSİZ SESİ: OSMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ
Haytaoğlu Yunus Buğra Yılmaz
Türk düşünce ve siyaset tarihinin en nevi şahsına münhasır, dik duruşlu ve cesur şahsiyetlerinden biri olan Osman Yüksel Serdengeçti; fikri yetkinliği, edebi üslubu ve vesayete boyun eğmeyen milliyetçi-ülkücü kimliğiyle hafızalarda silinmez bir iz bırakmıştır. “Serdengeçti” soyadını sadece bir isim olarak taşımakla kalmamış; Türk milletinin bekası, İslam’ın izzeti ve mukaddesatın savunulması uğruna kelimenin tam anlamıyla hayatını “serden geçerek” yaşamıştır.
Hayatı ve Şahsiyetinin Teşekkülü
Osman Yüksel, 1917 yılında Antalya’nın Akseki ilçesinde doğmuştur. Aile ocağından aldığı köklü manevi terbiye ve yüksek milli şuur, onun ileride takınacağı tavizsiz duruşun temellerini atmıştır. İlköğrenimini Akseki’de, ortaöğrenimini ise Antalya ve Ankara’da tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ne (DTCF) kaydolmuştur.
Serdengeçti’nin fikri hayatındaki ilk büyük dönüm noktası, 1944 Mayısı’nda yaşanan Türkçülük-Turancılık olaylarıdır. Hüseyin Nihal Atsız ve dava arkadaşlarının komünizm tehlikesine karşı gösterdiği haklı tepkilere destek veren Osman Yüksel, o dönem iktidarın hışmına uğramış, tutuklanmış ve üniversite eğitimi yarım kalmıştır. Yaşadığı bu haksızlık, onu davasından döndürmek yerine tam aksine mücadelesini daha da bileyen bir kıvılcım olmuştur.
"Serdengeçti" Dergisi ve Fikri Mücadele
Osman Yüksel’i milliyetçi ve ülkücü hafızada ölümsüz kılan en önemli unsurlardan biri, yayımladığı Serdengeçti dergisidir. İlk sayısı 1947 yılında çıkan bu dergi, kapağındaki "Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman" anlayışının tarihsel ve duygusal bir tezahürüydü.
• Sözü Sakınmayan Üslup: Serdengeçti, bürokratik vesayete, manevi değerleri hor gören batılaşma hamlelerine ve o dönem kök salmaya çalışan komünist akımlara karşı adeta kükreyen bir meşale olmuştur.
• Bedel Ödeyen Bir Yayıncılık: Toplamda sadece 33 sayı çıkarılabilen dergi, neredeyse her sayısında toplatılmış, sansüre uğramış ve Osman Yüksel sık sık cezaevine gönderilmiştir. Derginin altında imzası bulunan her satır, milli ve manevi değerleri hapse girmeyi göze alarak savunmanın bir vesikasıdır.
Milliyetçi-Ülkücü Çizgide Fikri Duruşu
Osman Yüksel Serdengeçti’nin milliyetçilik anlayışı, masa başında teorize edilmiş soğuk bir doktrin değil; Türk milletinin ruh köküne, inancına ve tarihsel misyonuna bağlı canlı bir idealizedir.
1. Türk-İslam Sentezinin Sahada Yaşanması: Serdengeçti için Türklük ve İslam, birbirini tamamlayan iki ayrılmaz unsurdur. Türk milletinin İslam’a yaptığı hizmetleri her fırsatta vurgulamış, Türksüz bir İslam anlayışını da İslamsız bir Türklüğü de eksik görmüştür.
2. Ayasofya Tutkusu ve Mukaddesatçılık: Onun en büyük hayallerinden biri Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasıydı. Yazılarında ve konuşmalarında Ayasofya’yı Türk bağımsızlığının ve İslam izzetinin sembolü olarak nitelendirmiş, bu uğurda yargılanmaktan çekinmemiştir.
3. Millet Mefkûresi ve Batılılaşma Eleştirisi: Taklitçi batılılaşmaya karşı sert bir duruş sergileyen Serdengeçti, Türk gençliğinin kendi öz değerlerine, tarihine ve kimliğine dönmesi gerektiğini savunmuştur.
Siyaset Sahnesi ve Unutulmaz Nüktedanlığı
1965 yılında Adalet Partisi’nden Antalya Milletvekili olarak TBMM’ye giren Osman Yüksel, parlamentoda da duruşunu bozmamıştır. Siyasi ikbal, koltuk veya unvan endişesi taşımayan Serdengeçti, meclis kürsüsünü bir dava meydanı olarak kullanmıştır. Partisinin yanlışlarına ve vesayet odaklarına karşı gür sesini esirgemediği için zaman zaman kendi partisiyle de ters düşmüş ve ihraç edilmiştir.
Siyasi ve fikri mücadelesinin yanı sıra, keskin zekası ve eşsiz nüktedanlığı ile tanınır. Hazırcevaplığı, hakikati mizahın gücüyle ifade etme yeteneği, dönemin siyasilerini ve bürokratlarını dize getirecek nitelikteydi. En sert eleştirilerini bile hiciv sanatı üzerinden dile getirerek hafızalara kazınmıştır.
Sonuç ve Mirası
10 Kasım 1983 tarihinde aramızdan ayrılan Osman Yüksel Serdengeçti; arkasında lekesiz bir isim, duruşundan taviz vermemiş bir mücadele geçmişi ve "Gülünç Hakikatler", "Bu Millet Neden Ağlar?", "Mabedsiz Şehir" gibi unutulmaz eserler bırakmıştır.
Bugün milliyetçi-ülkücü hareket için Osman Yüksel Serdengeçti; eğilmeyen bir başın, şahsi ikballerini milletin ve inancının üstünde tutmayan adanmış bir ruhun simgesidir. O, inandığı değerler uğruna bedel ödemeyi şeref sayan duruşuyla, Türk gençliğinin ilham almaya devam edeceği abidevi bir şahsiyettir. Ruhun şad, mekanın cennet olsun.