EKİM AYI ŞEHİTLERİ | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HİKMET YILDIRIM 23 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAMER ÖZDEMİR 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT ŞERAFETTİN KARCI 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AYHAN İNAL 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÖMER ATILGAN 26 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT MİTHAT BOZKURT 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ABDULBAKİ ÖZSİMİTÇİ 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT YAŞAR BOSTANCI 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİL YAVUZ 27 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İRFAN GÜVERCİN 27 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÖMER FARUK ÖZKAN 27 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AZİZ(ABDULAZİZ) KARABAĞ 27 EKİM 1992 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET YİĞİT 28 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİS ÖZTÜRK 28 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET KURNAZ 29 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET SALİH GÜÇLÜ 30 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞENER KAMİL ÖZTÜRK 30 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSEYİN ÇELİK 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİŞÜKRÜ HOŞCAN 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA HAYAT 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEZAİ GÜNDOĞDU 1 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ALEMLİOĞLU 1 EKİM 1981 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALAATTİN GÜNDÜZ 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET ÇELİK 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CİHAN BUDAK 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET METİN OLGAÇ 3 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ RECEP HAŞATLI 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA HAŞATLI 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSNÜ TEPE 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ADNAN ÇETİN 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BAYRAM BULUT 4 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAHİR FİDAN TEK 4 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİL BAYBARS 5 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEZAİ GÜNGÖR 5 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET YOLAÇ 5 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HABİB DURMUŞ 5 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ NURETTİN DURMUŞ 5 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA AYDIN 6 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AKIN ATALAY 7 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMALETTİN GÜÇLÜ 7 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞERAFETTİN AKBAŞ 7 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ARSLAN BAYSAL 8 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YUSUF YEKELER 8 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CEVAT ŞAHİN 8 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA PEHLİVANOĞLU 8 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KAMİL SUNCAK 9 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALİ ÜREN 10 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAHİR ÖZYAZGAN 10 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SÜLEYMAN TÜMAY 10 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL TAŞÇIOĞLU 11 EKİM 1975 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN SARIKAYA 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TACETTİN KÖSRETAŞ 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CELAL DEMİR 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SELAMİ DURMUŞ 11 EKİM 1981 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ADNAN ÜNVER 11 EKİM 1995 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET PEKTAŞ 11 EKİM 1995 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ZEKİ ŞİRELİ 12 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET SALİH DURMAZ 13 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MESUT YERGİN 14 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL ÖZDEMİR 14 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA İŞLER 15 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET TOPAL 16 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ELALDI 16 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA BARAN 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET ALİ ÖZKAN 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BAYRAM BAYRAKTAR 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL BEŞİKTAŞ 16 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ EROL TÜRKMEN 16 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TEVFİK SEÇİLMİŞ 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ŞAHİN 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET REMZİ ASLANGÖZ 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MİTHAT YAŞAR 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CENGİZ ÖZDEMİR 17 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BEKİR ÇİFTER 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YILMAZ TAŞKIN 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT HALİT AVCI 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞAHİN EKERBİÇER 18 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SELAHATTİN FARUK SEVİNÇ 19 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İSMAİL İKİZ 19 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ERDAL VAHAPOĞLU 19 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ OSMAN AĞAR 19 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HİDAYET SERT 20 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YALÇIN BORA 20 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEYFİ GÜLER 20 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ABDULKADİR KARAKİMSELİ 20 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İBRAHİM YARALI 20 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ EROL GOCUK 20 EKİM 1979 | ARSLAN DEMİR 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALİ RIZA BELDÜZ 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ERDAL ÇOR 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET TEVFİK PAMPAL 22 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CUMA KARABULUT 22 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSEYİN YAVUZ 22 EKİM 1993 | EKİM AYI ŞEHİTLERİ

ÜLKÜCÜ ŞEHİT SEYFİ GÜLER

TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT SEYFİ GÜLER
2 FOTOĞRAF
  • ŞEHİT OLDUĞU TARİH: 20 EKİM 1978
  • ŞEHİT EDİLDİĞİ YER: İSTANBUL
  • DOĞDUĞU YER: ÇANKIRI-KURŞUNLU İLÇESİ YAMUKÖREN
  • MESLEĞİ: İŞÇİ
PAYLAŞ f 𝕏 W

🕊️ RUHUNA FATİHA VE YASİN OKU

Şehidimizin aziz ruhu için aşağıdaki duaları dinleyebilirsiniz.
Başlattığınız an "Okundu" sayısına işlenecektir.

📖
FATİHA SURESİ Şimdiye kadar 0 kişi okudu
📖
YASİN SURESİ Şimdiye kadar 0 kişi okudu
FOTOĞRAF GALERİSİ 1 GÖRSEL
TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT SEYFİ GÜLER

"Bazı hayatlar kısa sürer ama bıraktıkları iz, bir millete sonsuz bir yol gösterir."

ANADOLU'DAN YÜKSELEN SESİN KİMLİĞİ

Kader, Çankırı’nın Kurşunlu ilçesine bağlı mütevazı Yamukören Köyü'nde, 9 kardeşin yedincisi olarak dünyaya gözlerini açtığında, Seyfi Güler’e henüz biçilmemiş bir destan hazırlamıştı. Ailesi alın terinin kutsallığına inanarak çiftçilikle geçinir, ama gönüllerinde evlatlarının geleceği için daha büyük umutlar beslerdi. Seyfi’nin geleceği, ailesinin fedakârlığıyla yoğruldu ve bir meslek sahibi olması umuduyla genç yaşta Ankara’ya, ağabeyisinin yanına gönderildi.

Ankara’da, 1974 yılının kutlu bir vaktinde, Mamak’ta ruhunun asıl çağrısıyla, Ülkü Ocaklarıyla tanıştı. O andan itibaren, Seyfi’nin yolu artık şahsi bir kariyer yolu değil, milletinin yazgısına adanmış çetin bir mücadele yolu olacaktı.

MÜCADELE ATEŞİ VE İSTANBUL'DAKİ SANCILI YILLAR

Ankara’da çelikleşen iradesi, iki yıl sonra onu daha büyük bir cihad meydanına, İstanbul’a taşıdı. Gündüzleri, hayatın sıradan perdesi altında bir plastik oyuncak fabrikasında çalışıyordu; ancak geceleri ve her boş anında, ruhunu besleyen asıl işine dönüyordu. İstanbul Ülkü Ocaklarıyla hemen iletişime geçti ve ülkücü mücadelenin sarsılmaz bir neferi olarak bayrak nöbetine devam etti. Fabrika duvarları arasında ter akıtırken bile, aklı ve kalbi sadece kutlu davanın geleceği için atıyordu.

O, tehlikenin kol gezdiği, fırtınanın en yoğun estiği 1978 yılının karanlık günlerinde, davasından asla geri adım atmayan bir yiğit olarak tanındı.

TEHDİTLERİN GÖLGESİNDE SON KARAR

20 Ekim 1978 Cuma günü, takvimler bir kahramanlık gününü işaret ediyordu. İş çıkışı adımları, her zaman olduğu gibi, ruh kardeşlerinin sığınağı olan Gültepe Ülkü Ocağı Derneği’ne yöneldi. Orada, ülküdaşlarıyla bir araya geldiğinde, üzerine çöken karanlığın farkındaydı. Birkaç gündür tehdit edildiğini, yollarının kesildiğini, düşmanın izinde olduğunu metanetle anlattı. Tehlikeyi bilmesine rağmen, geri çekilmek yerine, son sohbetini yaptı, son duruşunu sergiledi.

Kısa bir hasbihalden sonra, dostlarına veda ederek Ocak’tan ayrıldı. O an, kaderi belirleyen o yalnız yürüyüş başlamıştı. Arkadaşlarının yanından ayrıldığı an, komünizmin karanlık gölgeleri, Seyfi’yi sinsice takip etmeye başlamıştı.

KIZIL PUSU VE ŞEHADETİN ATEŞ ÇEMBERİ

Gültepe polis karakoluna sadece 500 metre kalmıştı—güvenliğe bu denli yakın, ama kaderin hükmüne bu denli teslim. Tam o noktada, alçaklığın zirvesi sergilendi. Kızıl itler, dördü birden, biri kadın olmak üzere, dört hain saldırgan, Seyfi Güler’i çapraz ateşe aldılar. Hiçbir kaçış şansı vermeyen, acımasız bir pusu kurulmuştu.

Vücuduna isabet eden ilk mermiler, onun çetin direnişinin başlangıcı oldu. Karanlık çemberin ortasında, tek başına kaldı. Olayın dehşeti yaşanırken, resmi makamların umursamazlığı ya da yavaşlığı, bu kahramanı yalnız bıraktı. Polis, olayın ardından tam bir buçuk saat sonra, her şey bitmiş, kan akıtılmış ve destan mühürlenmişken olay yerine gelebildi.

KIRK KURŞUNUN SÖYLEDİĞİ GERÇEK VE MİLLETE VEDA

İlk resmi raporlar, Seyfi Güler’in vücuduna yalnızca 4 kurşun isabet ettiğini iddia ediyordu. Ancak, ailesinin acıyla talep ettiği otopsi sonucu, dökülen kanın ne denli büyük bir kin ve vahşetle döküldüğünü ortaya koydu: Şehidimizin mübarek vücuduna tam 40 kurşun yarası isabet etmişti.

4 kurşun, bir ölümün sıradanlığını temsil ederken; 40 kurşun, bir kahramanın azmini, son nefesine kadar gösterdiği direnişi ve düşmanın ona duyduğu tarifsiz nefreti gösteren bir fedakârlık mühürüdür. Her kurşun yarası, milletin geleceği için ödenen bir bedel, bir cesaret nişanesiydi.

Ülkücü Şehit Seyfi Güler, bu büyük fedakârlıktan beş gün sonra, 25 Ekim günü, Çankırı’nın kutsal toprağına, sessiz ama destansı bir şekilde emanet edildi.

"40 kurşun, bir bedeni susturabilir; ama bir davanın sesi, o 40 kurşunla göğe yükselir."

← Ana Sayfaya Dön