Yunus Buğra Yılmaz kimdir?
Yunus Buğra Yılmaz, hayatını Türk milliyetçiliği davasına adamış bir araştırmacı, yazar, yayıncı, akademisyen ve Erzurum'daki Ülkücü Hareketin 12 Eylül sonrası yeniden teşkilatlanmasında kilit rol oynamış bir fikir adamıdır. Gençlik yıllarından itibaren kültür, sanat ve yayıncılık yoluyla milliyetçi düşünceye hizmet etmiş, kurduğu yayınevleri ile Ülkücü mahkumların sesini duyurmuş ve akademik kimliğiyle de bu birikimi genç nesillere aktarmıştır.
Ülkücü Şehitler dijital arşiv projesinin veri altyapısı, Yunus Buğra Yılmaz'ın 15 yılı aşkın süredir büyük bir titizlikle yürüttüğü arşiv ve araştırma çalışmalarına dayanmaktadır.
Özgeçmişi ve Akademik Hayatı
10 Ekim 1960 tarihinde Erzurum'un Beypınarı (Öznü) köyünde doğdu. Köyde başladığı ilkokul eğitimine, babasının Atatürk Üniversitesi'nde işe girmesiyle 1970 yılında Erzurum merkezde devam etti. Vali Hafız Paşa İlkokulu, 23 Temmuz Ortaokulu ve Erzurum Lisesi'nden mezun oldu.
1981 yılında Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü'nü kazandı. 12 Eylül 1980 darbesi sonrası yürüttüğü teşkilat faaliyetleri nedeniyle zaman zaman üniversiteden uzaklaştırıldı ve giriş yasağı aldı; bu sebeple 4 yıllık okulu 11 yılda bitirebildi.
Yıllar sonra akademik hayatına geri dönerek Yüksek Lisansını (MA) Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Kuramı ve Eleştiri Bölümü'nde tamamladı. Ayrıca, 3 yıl boyunca Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Sanat Tarihi Hocalığı yaparak akademik birikimini gençlerle paylaştı.
Ülkücü Hareketle Tanışması ve İlk Yıllar
Milliyetçilik duygusu, köyünde büyüklerinden dinlediği halk hikayeleriyle filizlendi. Amcasının MHP köy temsilcisi olmasıyla davayı tanıdı. 1974 yılında, aynı zamanda Bizim Anadolu gazetesinin Erzurum İl Temsilcisi olan yazar Selahattin Turgay Daloğlu'nun matbaasında (Doğuş Matbaası) çırak olarak çalışmaya başladı.
Burada Cavit Ersen’in "Kızıl Zindanlar", "Kara Zindanlar" gibi eserlerini ciltlerken okuyarak komünizm karşıtı düşünce temelini attı. Matbaaya gelen Ülkücü "abilerle" tanıştı ve 23 Temmuz Ortaokulu'na başladığında Ülkü Ocakları'na gidip gelmeye başladı. Liseli yıllarında teşkilat içinde seminerler vermeye ve makaleler yazmaya başladı.
12 Eylül Sonrası Teşkilat Mücadelesi
12 Eylül 1980 darbesiyle birlikte faaliyetleri durdurulan Ülkücü gençliği, 1981 yılında üniversitede bir grup arkadaşıyla birlikte "yer altı faaliyeti" olarak yeniden teşkilatlandırdı. Erzurum'da 12 Eylül sonrası Ülkü Ocakları'nın (o dönemki adıyla Bizim Ocak Dergisi tabelası altında) kuruluşunun temelini attı.
Bu görevi 22 Kasım 1988 tarihine kadar 8 yıl boyunca Erzurum İl Başkanı olarak yürüttü. 24 Kasım 1988'de Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nin çağrısı üzerine Ankara'ya gitti ve 1989 yılında Gençlik Kültür Sanat Ocakları'nın yönetiminde görev aldı.
Kültür, Yayıncılık ve Gazetecilik Hayatı
Yılmaz, mücadelesini her zaman kültür ve yayıncılık alanında yoğunlaştırmıştır.
Temsilcilikler ve Sanat Kitapevi
1981'de Ankara'da yayınlanan Töre Dergisi, Milli Eğitim ve Kültür Dergisi ve Erzurum ve Doğu Anadolu Bölge Temsilcisi oldu.
1984 yılında, babasının köydeki tarlalarını satarak verdiği sermaye ile Sanat Kitapevi'ni kurdu. Kitapevi, Bizim Ocak tabelası altında teşkilatın merkezi oldu. Yılmaz, kitapevinin gelirlerini mağdur durumdaki ülküdaşlarına ve teşkilatın örgütlenme çalışmalarına harcadı. Kitapevi, harcamaları karşılayamadığı için 1987'de devredilmek zorunda kaldı.
Bu süreçte Yeni Düşünce, Ortadoğu, Kurultay, Millet ve Milliyetçi Hareket gibi birçok haftalık gazetenin ve Konya'da yayınlanan Konevi Dergisi'nin Erzurum temsilciliğini yürüttü ve bazılarında yazarlık yaptı.
Taş Medrese ve Bozkır Yayınları
1989 yılında Ankara'da Taş Medrese Yayınları'nı kurdu ve daha sonra Erzurum'a taşıdı. Yayınevinin kuruluş amacı, cezaevinde yatmakta olan Ülkücü mahkumların eserlerini yayınlamaktı. İlk yayın "Ve Taş Duvarları Aştık" isimli şiir antolojisi oldu. Ardından Haluk Kırcı, Yunus Meral, Şahin Gür ve A. Ercüment Gedikli'nin eserlerini yayınladı.
2001 yılında Bozkır Yayınları adıyla ikinci bir yayınevi kurdu.
Gazetecilik ve Sivil Toplum
1990 yılında Erzurum'da Doğu’da Hergün Gazetesi'nin kuruculuğunu, yöneticiliğini ve yazarlığını yaptı. 1993'te Genç Dadaş Gazetesi'nin kurucusu ve yazarı oldu. 1997'de Güney Azerbaycan Kültür Derneği'nin kuruculuğunu yaptı (Dernek daha sonra kapatıldı).
Siyasi Hayatı
Yunus Buğra Yılmaz, kültür ve teşkilat çalışmalarının yanı sıra aktif siyasette de görev almayı hedefledi.
2004 Mahalli Seçimleri: Milliyetçi Hareket Partisi'nden (MHP) Erzurum Yakutiye Belediye Başkanlığına aday adayı oldu.
2007 Genel Seçimleri: MHP'den Erzurum Milletvekili aday adayı oldu.
Parti binasında adaylığını duyururken yaptığı açıklamada, "Türk Milletinin sevdalısı ve bu uğurda çileli bir ömür geçirmiş olan rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş'in kurmuş olduğu ve en büyük miraslarından biri olan Milliyetçi Hareket Partisi'nden Erzurum Milletvekili aday adayı olduğumu açıklamaktan şeref duyuyorum." ifadelerini kullanmıştır.
Ülkücü Şehitler Arşivi Projesi
Yunus Buğra Yılmaz, 15 yılı aşkın bir süredir "Ülkücü Şehitler" üzerine detaylı bir arşiv çalışması yürütmektedir. Bu dijital arşivin altyapısını oluşturan bu kapsamlı çalışmada kullandığı başlıca kaynaklar şunlardır:
Kendi kişisel arşivi (gazete, dergi ve yayınlar)
Recep Küçükizsiz'in "Bu Davaya Can Verenler" kitabı
Hamle Yayınları'nın "Ülkücü Şehitler Ansiklopedisi"
Seyfettin Arslan, Mehmet Kavalcı ve Şehmuz Ceyhan'ın "Kayseri Ülkücü Şehitleri" kitabı
"Osmaniyeli Ülkücü Şehitler" kitabı
Bizzat ulaştığı şehit yakınları ve aileleri
Yılmaz, bu kaynaklardan derlediği bilgileri karşılaştırarak düzeltmeler yapmakta ve şehit listesini titizlikle elemden geçirmektedir.
Kişisel Hayatı
2003 yılında evlenen Yunus Buğra Yılmaz, bir kız ve bir erkek çocuk babasıdır. Halen kurmuş olduğu iki yayınevi ile kültür, siyasi ve ilim alanındaki çalışmalarını sürdürmekte; aynı zamanda ithalat, ihracat ve inşaat işleriyle ticari faaliyetlerine devam etmektedir. Okumayı "su, hava, yemek gibi bir ihtiyaç" olarak tanımlayan Yılmaz, hem milliyetçi hem de farklı görüşlerdeki yayınları toplayarak zengin bir arşive sahip olmuştur.
1988 yılında Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarlarından Mustafa Ekmekçi Yunus Buğra Yılmaz'ı hedef alan bir yazı da kaleme aldı.