"BAZI HAYATLAR, SADECE BİR İŞÇİNİN ÖYKÜSÜ DEĞİLDİR; ONLAR, İNANÇLA YOĞRULMUŞ BİR RUHUN ÇELİKTEN KALKAN OLDUĞU DESTANLARDIR."
---
KİMLİĞİ VE YÜREĞİNİN YOLCULUĞU
O, büyük şehrin karmaşasına Sivas’ın saf ve kararlı ruhunu taşıyan bir fidan; Tacettin Kösretaş. Doğduğu topraklar, Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Tavşanlı Köyü’ydü. Ancak kaderi ve davası onu, İstanbul’un zorlu sanayi caddelerine çağırdı. Henüz baharında, 21 yaşında bir gençti. Hayatını onuruyla kazanan bir işçiydi; İstanbul Güngören’de, Kale Kilit fabrikasının gürültüsünde emeğini yoğuruyordu.
İDEALLERİN ADANMIŞLIĞI VE SAVAŞ ALANI
Tacettin, sadece elleriyle çalışan bir nefer değil, aynı zamanda ruhuyla mücadele eden bir ülkü eriydi. O, yalnızca bir işçi değildi; o, idealin hizmetkârıydı. MHP Dörtyol Gençlik kolları ve Ülkücü Gençler Derneği (ÜGD) saflarında en önlerde yer aldı. Emeğin ve milliyetin birleştiği cephede, Milliyetçi İşçi Sendikası’nda (MİSK) aktif bir görev üstlenerek, davasını çalıştığı tezgâha taşıdı. Onun için fabrika dumanı, ülkü uğruna verilen mücadelenin kutsal ateşiydi.
O KARANLIK GÜN VE SON GÖREV
Takvimler, 11 Ekim 1979'u gösterdiğinde, İstanbul'un üzerini çöken tehlike dolu karanlık, fedakâr yüreklerin son sınavı olacaktı. Tacettin, o gün de davası için ayaktaydı. Küçükköy Giresun mahallesinde gerçekleşen teşkilat toplantısından, ülküdaşı Mehmet Üstün ile birlikte omuz omuza, kararlılıkla geri dönüyorlardı. Adımları ağır basmıyordu; aksine, inançları onlara güç veriyordu.
Ancak, ihanetin kurduğu pusu, sadakatin yolunu kesmek üzereydi. Pusuda bekleyen zalimliğin gölgesi, onların üzerine düştü. İki ülküdaş, hiç beklemedikleri bir anda, hain kurşunların hedefi oldular.
ŞEHADETİN VE GAZİLİĞİN YEMİNİ
O an, tarihin en ağır bedeli ödendi. Aldığı ağır kurşun yaraları, 21 yaşındaki o çelik yüreği yerle bir etti. Tacettin Kösretaş, idealinin en yüce mertebesine, İstanbul sokaklarında şehit olarak ulaştı.
Yanındaki dava arkadaşı Mehmet Üstün ise yaralanmış, o karanlıktan sağ çıkmıştı. Ancak Mehmet Üstün de o anın bedelini ödedi; ağır yaraları onu sakat bıraktı ve gazi unvanıyla o destanın yaşayan tanığı oldu. O gün, bir yiğit şehit, diğeri ise davanın acısını bedeninde taşıyan bir gazi olarak, inancın sonsuz yeminini mühürledi.
SONSUZLUĞA UĞURLANIŞ
Şehit Tacettin Kösretaş'ın mübarek naaşı, doğduğu topraklara, Sivas Hafik ilçesine geri döndü. Kahramanın bedeni, uğruna savaştığı vatan toprağına emanet edilirken, ruhu, Türk milletinin destanlarına ebediyen kazındı. O, işçi üniforması içinde, inancının en büyük kalesini savunurken düşen genç bir kahramandır.
---
"11 EKİM 1979’DA GÜNGÖREN’İN KARANLIK SOKAKLARINDA DÜŞEN HER YİĞİT, BU MİLLETİN HAFIZASINDA, HÜR VE ONURLU BİR GELECEK İÇİN VERİLMİŞ EBEDİ BİR YEMİN OLARAK KALACAKTIR."