"Bazı ömürler takvim yapraklarıyla değil, taşıdıkları idealin yüreklere saldığı ışıkla ölçülür."
KİMLİĞİ VE ADANMIŞLIĞIN YEMİNİ
1968 yılının Tarsus toprağında, yiğitliğin ve vefanın filizlendiği kadim coğrafyada açtı gözlerini Buminhan TEMİZKAN. O, babası Necati ve annesi Yeter’in gururu, milletinin geleceğine adanmış bir ruh taşıyıcısıydı. Henüz yirmili yaşlarının baharında, Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitim Tarih Bölümü’nden aldığı ilim meşalesiyle donandı. O, sadece geçmişi bilen biri değil, geleceği inşa etmeye yemin etmiş bir fikrin neferiydi. Bekardı; çünkü aşkı, henüz tanımadığı bir neslin kalbine ışık taşımaktı.
HİZMET ÇAĞRISI VE EN ÇETİN CEPHE
Genç Buminhan, görev çağrısını aldığında, en zorlu, en çetin coğrafyaya, ışığa en çok ihtiyaç duyulan yere yürüdü: Tunceli İli, Mazgirt İlçesi, Darıkent İlköğretim Okulu. Bu sadece bir atama değil, karanlığa karşı verilen bir meydan okumaydı. O, Darıkent’e tebeşir tozuyla bezenmiş bir kahramanlık kaftanıyla varmıştı.
O, kalemi kılıç, tahtayı kalkan edinmiş bir Ülkücü Şehit adayıydı; çocukların umutlarına ulaşabilmesi için kendi hayatını bir köprü yapmaya razıydı. Tunceli’deki görevi, bir meslekten öte, çaresizliğe karşı verilen kutsal bir mücadeleydi.
O KARANLIK GÜN: 11 EYLÜL 1994
Tarih 11 Eylül 1994’ü gösterdiğinde, Darıkent lojmanlarında sadece öğretmenler değil, altı yiğit insan bir aradaydı; altı gönül eri, altı idealin kardeşi: Ali İhsan ÇETİNKAYA, Metin KAYNAR, Mustafa KARINCA, Rüstem ŞEN, Vedat İNAN ve Buminhan TEMİZKAN. Onlar, en zor şartlarda bile umudu yeşerten, aynı idealler uğruna omuz omuza duran bir fedakarlık birliğiydi.
O gece, karanlık, lojmanın kapısını çaldı. Işık söndürülmek, gelecek imha edilmek istendi. Bu altı öğretmenin varlığı, bölgede tutulan bir meşaleydi ve caniler, o meşaleyi söndürmek için gelmişlerdi.
SON NEFES, SON DURUŞ
11.9.1994 günü, caniler tarafından lojmandan çıkarıldılar. Buminhan TEMİZKAN ve beş kader arkadaşı, son adımlarını atarken geri çekilmediler, boyun eğmediler. Onlar, eğilmeyen bir davanın onurunu taşıyorlardı.
Kahramanlık, tam da bu anda, Kaleşnikofların namlularına doğru kararlılıkla yürümekti. Buminhan Temizkan, son dersini verdi: Vatan için ayakta durmanın, ideal uğruna gözünü bile kırpmadan ölüme yürümenin dersini. Altı fidan, Darıkent topraklarında, alçakça bir taramayla, birlikte şehadet şerbetini içtiler.
O gün, Tunceli'nin ıssız coğrafyası, altı yiğidin kanıyla sulandı. Buminhan TEMİZKAN, 26 yıllık ömrünü, milletine hizmet ve adanmışlık yeminiyle taçlandırdı. O, sadece öldürülmedi; ölümsüzleşti.
"Onlar gitmedi; sadece tebeşiri bıraktılar ve ruhlarını bu toprağın ebedi bekçileri kıldılar."