"Bazı ömürler tarihle değil, adanmışlıkla ölçülür. O, toprağının namusunu son nefesine kadar taşıyan bir kalkan oldu."
KADERİN YAZILDIĞI TOPRAKLAR VE YÜKSELEN SES
Yıl 1949’du. Mehmet Güneş, Ordu’nun Çatalpınar ilçesinde, henüz gelecekteki fırtınalardan habersiz, ancak davasının çelikleşeceği topraklara gözlerini açtı. Ancak takvimler ilerledikçe, bu bereketli coğrafya, karanlık bir zulmün gölgesi altına girmeye başladı. Çatalpınar, idari yapısı değişse de, üzerine çöken baskıdan kurtulamamıştı. Devrimci Yol terör örgütünün acımasız pençesi, bu ilçeyi nefessiz bırakıyordu. Zulmün başını çeken, bölgenin korku salan ismi Kör Namık lakaplı Özgüç Tunçay’dı.
HAŞAL'IN YILMAZ BEKÇİSİ
Zalimlerin karşısında, korkunun duvarlarını yıkan bir irade yükseldi: Ülküdaşımız Mehmet Güneş. Haşal Mahallesi, terörün ve karmaşanın ortasında direnişin son kalesi haline gelmişti. İşte bu Merkez Haşal’ın güvenliğini, namusunu ve geleceğini omuzlayanların en önünde Mehmet Güneş vardı. O, sadece bir mahalle sakini değil, vatanseverliğin ete kemiğe bürünmüş haliydi; adanmışlığıyla bulunduğu coğrafyayı bir siper gibi koruyor, her an tetikte bekleyen bir bekçiydi. Onun duruşu, zulme boyun eğmeyenlerin onur belgesiydi. O, karanlığın üzerine yürüyenlerin yolunu aydınlatan bir meşaleydi.
SON FEDAKARLIK: 09 EYLÜL 1980
Devam eden zulüm, sonunda en cesur yüreği hedef aldı. Tarih 09 Eylül 1980’i gösterdiğinde, Ordu semaları, bir kahramanlık destanının trajik sonuna şahitlik edecekti. Mehmet Güneş, her sabah yaptığı gibi, davasına ve görevine dört elle sarılmak üzere evinin eşiğinden adımını attığı an, pusuya yatmış ihanetin soğuk nefesiyle karşılaştı.
O, sancağı düşürmemek için mücadele ederken, alçakça bir saldırı gerçekleşti. Militan Ahmet Yeşilduman’ın silahından çıkan kurşunlar, Haşal’ın yılmaz bekçisinin bedenini hedef aldı. Mehmet Güneş, koruduğu toprakların hemen yanı başında, en masum anda vuruldu; ama geride bıraktığı cesaret, kurşunların durduramayacağı bir miras oldu. O, bedenini feda ederek, omuzladığı mukaddes vazifenin en yüce bedelini ödedi ve şehadet şerbetini içti.
VATAN SAHİP ÇIKTI
Adı, Çatalpınar'ın ve mücadelesinin tarihine altın harflerle yazılan Mehmet Güneş’in aziz naaşı, büyük bir vefa ile, uğruna can verdiği memleketinde toprağa verildi. O, bir mezara değil, milletinin kalbindeki ebediyete gömülmüştü. 09 Eylül 1980, onun fiziken susturulduğu gün değil, ruhunun Anadolu’nun her köşesinde yankılanmaya başladığı gündür.
"Yüreğiyle çıktığı her kapıdan bir destan olarak dönenler unutulmaz. O, Ordu toprağının sonsuz bekçisidir."