"Bazı adımlar geriye dönmemek için atılır; o adımlar ki, millete adanmış bir ömrün son durağıdır."
KİMLİĞİ VE YÜKSEK İDEALLERİ
Gaziantep’in taşında, Yavuzeli ilçesinin bereketli topraklarında, Yören Köyü’nde filizlendi Ali Altınbaş. Adı, ülküye ve millete duyulan derin sevginin sembolü olarak tarihe yazılacaktı. Henüz 25 bahar görmüş, yaşamının en gür, en dinç çağındaydı. O sadece bir evlat değildi; köyünün siyasi duruşunu temsil eden MHP’li muhtarın yiğit oğlu, inancıyla yoğrulmuş bir Ülkücüydü. Onun hayatı, sadece bireysel bir ömür değil, 1979 yılının çetin şartlarında memleketi için dik duruş sergileyenlerin ta kendisiydi.
RIZKIN VE DAVA UĞRUNA ADANMIŞ BİR ÖMÜR
Mesleği esnaflıktı. Yani, rızkını bileğinin gücüyle helal yoldan kazanırken, aynı zamanda memleketinin ticaret damarlarında onurlu bir duruşun temsilcisiydi. Gaziantep’in o meşakkatli yıllarında, Pazar Caddesi’ndeki iş yeri, onun sadece ekmek kapısı değil, aynı zamanda ideallerinin görünmez kalesini inşa ettiği cephesiydi. O, tehlikenin kol gezdiği bir coğrafyada, davasından ödün vermeden günlük hayatını sürdüren, sarsılmaz inancın timsaliydi.
06 EYLÜL 1979: KARANLIĞIN KALBE İNDİĞİ AN
Tarih, 06 Eylül 1979’u gösterdiğinde, kaderin en acımasız cilvesi Ali’yi buldu. O gün, Pazar Caddesi'ndeki iş yerinde, en doğal hakkı olan rızkını kazanmak için çabalıyordu. Fakat o yıllarda memleketin huzurunu bozmak isteyen şer odakları, Ali’nin hem mesleğini hem de duruşunu hedef aldı. O, kendi köşesinde dürüstçe çalışırken, devrimci solcu-komünist militanlar tarafından işaretlenmişti.
SON KURŞUN, SON DURUŞ
Olay gününe dair detaylar, kuru bir tarihin soğuk satırları arasında gizli kalmıştır. O anın dehşeti, o yiğidin son nefesindeki duruşu, ancak hissedenlerin yüreğinde yaşayabilir. Hain eller, Ali Altınbaş’a tabancayla ateş ederek, 25 yıllık hayatını acımasızca sona erdirdi. Bu, sadece bir cana kıyma eylemi değil, Ülkücü hareketin iradesine yöneltilmiş alçakça bir saldırıydı.
Ali Altınbaş, bilinmez bir anın kahramanı olarak, iş yerinde, vatan borcunu öderken şehit düştü. O, kaçmadı, yılmadı; Pazar Caddesi’nde canını feda ederek, davasının ölümsüzlüğünü tescilledi.
BİTMEYEN YOLCULUK
Ali Altınbaş’ın aziz naaşı, doğduğu topraklara, Yöreli Köyü’ne taşındı ve şehitlerin ebedi uykusuna bırakıldı. O, Gaziantep'te adanmış bir Esnaf olarak çalışırken, ismini 1979 yılının destanına kanıyla mühürleyen bir kahraman olarak hatırlanacaktır. Onun 25 yaşında verdiği son nefes, binlerce gence ilham kaynağı olmuş, ülkü uğruna feda edilen hayatların sönmez meşalesi haline gelmiştir.
"Şehitler ölmez; onlar sadece, davanın bayrağını en yüksek zirveye dikmek için bedenlerini feda edenlerdir."