"Bazı ömürler kısa sürer; ama uğruna feda edildikleri dava, o ömrü binlerce yıla uzatır."
AYDIN’IN GENÇ IŞIĞI: KİMLİĞİ VE BİLDİĞİ TEK YOL
O, Aydın toprağının asil bir evladıydı. Nazilli İlçesi’nin Dalca Köyü’nde başlayan hayatı, ideallerin en çetin yollarında yürümeye adanmıştı. Adı, Şehit Kenan Tavukçu.
O sadece bir eğitimci değil, aynı zamanda ruhların kılavuzuydu. Henüz hayatının baharındaydı; takvimler 1980 yılını gösterdiğinde, bu büyük davanın omuzlayıcısı sadece 24 yaşındaydı. Bu genç yaşına rağmen Nazilli Turan Mahallesinde ikamet ederek, Nazilli Ticaret Lisesi'nde müdür muavini gibi kritik bir görevi üstlenmişti.
Kenan Hoca, mesleğini sadece bir görev olarak görmedi. O, aydınlık yarınlara inananların teşkilatı olan ÜLKÜ-BİR (Ülkücü Öğretmenler Derneği) mensubuydu. O, sadece genç zihinlere harfleri ve sayıları değil; milletin vicdanını, onurunu ve kutlu bir duruşun bedelini de öğretiyordu. İşte bu adanmışlık, onu karanlığın hedefi haline getirdi.
SON AKŞAM VE KALLEŞLİĞİN PUSUYA YATTIĞI AN
Takvimler 03 Eylül 1980 tarihini gösteriyordu. O gün, vatanın üzerindeki fırtınanın en şiddetli estiği günlerden biriydi. Kenan Tavukçu, Turan Mahallesi’ndeki evinde, sıradan bir akşam işiyle meşguldü; yuvasını daha temiz, daha ferah kılmak için badana yapıyordu. Evinin içinde huzuru ararken, dışarıda kötülük pusu kurmuştu.
Karanlık güçler, komünist militanlar, bir öğretmenin en masum anını hedef almak için önceden hazırlık yapmış, beklemişlerdi. O an geldi. Kenan Hoca, balkona çıktığı o kısacık anda, pusu kurarak beklemekte olan cellatların namluları patladı.
O, arkadan, sinsice ve alçakça hedef alındı. Karanlık, bir kahramanın ışığını söndürmek istercesine ateş açtı. Kenan Tavukçu, bu hain saldırının neticesinde ağır yaralandı.
BİR YÜREK SESİ VE EBEDİ IŞIK
Yaraları ağırdı; ama imanı ondan daha büyüktü. Hızla Nazilli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Doktorlar, hekimler insanüstü bir çabayla genç öğretmeni hayata döndürmeye çalıştılar.
Ancak kader, Kenan Tavukçu’ya son dersini vermek üzereydi. O, sadece 24 yaşında, idealleri uğruna kanını akıtmış, bu vatan için ödenen en büyük bedeli ödemişti. Kurtarılamayarak şehit oldu.
O, Aydın’ın bir köyünde doğdu, vatanın en zor günlerinde öğretmenlik yaptı ve 1980 yılının Eylül’ünde, vatanın geleceği için son nefesini verdi. Kahramanlık, bir fidanın kurumasına izin vermemek için kendi köklerini feda etmesi ise, Kenan Tavukçu en büyük kahramandı.
Cenazesi, Nazilli Kuşbaz Mezarlığı'na defnedildi. O günden beri, sadece bir mezar taşında değil; uğruna can verdiği gençlerin kalbinde ve davasının sarsılmaz anılarında yaşamaktadır.
"Şehitler ölmez. Onlar, en zorlu çağlarda, vatan toprağının altında yatan demir bir irade, gökyüzünde parlayan ebedi bir yıldıza dönüşürler."