"Kimi adamlar vardır ki, vatan sevgisini sadece sözde değil, omuzlarında taşıdığı her görevde ve attığı her adımda yaşarlar. Mustafa Çerçi, bu adanmışlığın Elazığ topraklarında yazılmış destanıdır."
ADANMIŞLIĞIN MÜHRÜ VE KARAKOÇAN’IN ASİL EVLADI
Tarih 25 Ağustos 1980’i gösterdiğinde, Anadolu coğrafyası çetin bir ideolojik kavgayla sarsılıyordu. Bu sarsıntının ortasında, Elazığ’ın yiğit evladı, Ülkücü Şehit Mustafa Çerçi duruyordu. Karakoca’nın bağrından doğan ve 52 yıllık ömrüne yedi çocuğunun babalığını, besiciliğin alın terini ve milletine hizmet etmenin onurunu sığdıran bir kahramandı o. O, ne bir makam peşindeydi, ne de şan. O, yalnızca doğduğu topraklara karşı duyduğu sarsılmaz sevdanın peşinden yürüyen, ailesine ve inançlarına adanmış bir koca çınardı.
MİLLETİN NEFERİ, HALKIN YÜKSELİŞİ
Mustafa Çerçi, hayatın en zorlu şartlarına rağmen hem ailesini hem de milletini koruma sorumluluğunu üstlenmişti. Elazığ-Karakoçan’da besicilik yaparak toprağının bereketini yüceltirken, siyasi alanda da inandığı davanın yılmaz neferiydi. Karakoçan MHP İlçe teşkilatında görevli olması, onun sadece sözle değil, fiilen de milletinin geleceği için mücadele ettiğini gösteriyordu. Bununla da yetinmedi; ikamet ettiği Kulubaba mahallesinin muhtarı olarak, sırtına yüklediği bu çifte sorumlulukla, zorlu günlerde halkının dert ortağı ve rehberi oldu. O, mahallesinde haksızlığa karşı duran bir direk, teşkilatında ise davasına ışık tutan bir meşaleydi.
25 AĞUSTOS 1980: KAHRAMANIN SON YÜRÜYÜŞÜ
O gün, 25 Ağustos 1980’de, Mustafa Çerçi, her günkü gibi vazifesini tamamlamış ve sıcak yuvasına, yedi yavrusunun beklediği eve doğru adım atmaktaydı. Bilinirdi ki, o dönemin karanlık cenderesinde, vatan davasını omuzlayan her yürek, kurşunların hedefindeydi. Mustafa Çerçi de bu tehlikenin farkındaydı, ancak hiçbir tehdit onu yolundan döndüremedi, hiçbir pusu onu duruşundan vazgeçiremedi. Elazığ sokaklarında attığı o son adımlar, bir kahramanın geri çekilmeyi reddederek, ailesinin güvenliğini sağlamak için evine yürüdüğü, onurlu bir teslimiyet anıydı.
İHANETİN ATEŞİ VE EBEDİ MAKAMI
Ancak zalimliğin gölgesi, kahramanın yoluna pusu kurmuştu. Evine giderken, inancından korkan, davasından çekinen komünist militanlar tarafından hedef alındı. Karanlık eller, silahsız ve sadece evine gitmekte olan bir vatanseveri, adice kurşunlamak suretiyle şehit etti. Mustafa Çerçi, mücadelesini sürdürdüğü Elazığ topraklarında, 52 yaşında, milletinin geleceği için kanını akıtarak düştü. O an, bir muhtar, bir baba ve bir dava adamı fiziken susturulmuştu; fakat geride bıraktığı asil duruş, binlerce yüreğe cesaret tohumları ekti. Cenazesi, doğduğu yer olan Karakoçan’da, mücadelesine şahitlik eden topraklara emanet edildi.
"O, karanlık bir çağın tehditlerine karşı yedi çocuğu, yürüdüğü yoldaşları ve tüm milleti için duruşunu ortaya koydu. Vatanın sancağı, şehitlerin kanıyla yükselir."