"Bazı hayatlar takvimlerle değil, vicdanın son anlık duruşuyla ölçülür. Ali Sağlam’ın öyküsü, imanın çelikleştiği o anın destanıdır."
KİMLİĞİ VE ATEŞTEN YÜKÜ
Gaziantep’in yüreği olan Şahinbey’den yükselen bir duruştu o; ismi Ali Sağlam. Hayatını sadece ailesine değil, adandığı değerlere de siper etmiş bir esnaf, bir manifaturacıydı. Henüz 41 yaşındaydı ama omzunda taşıdığı yük, genç bir adamın kaldırabileceğinin çok ötesindeydi. 11 evlada sahip bir baba, bir eş, bir direk... Onun manifatura tezgâhı, sadece kumaş değil, aynı zamanda memleket sevgisinin ve ülkücü duruşun sessiz bir mevzisiydi. Nuripazarbaşı Mahallesi’nde ikamet eden Ali Sağlam, Anadolu’nun en çetin geçen 1980 öncesi yıllarında, o kargaşanın ortasında, 11 çocuğun sarsılmaz kalesi olarak ayakta duruyordu.
HAYATIN EN KUTSAL RİTÜELİ
24 Ağustos 1980, bir sonbahar başlangıcı değil, Ali Sağlam için ebediyete atılan bir adımın günüydü. Bir kahraman, en savunmasız, en kutsal anında yakalanırsa, o an bile kahramanlığının en büyük delili haline gelir. Ali Sağlam, dükkânının önünde, ticaretini ve geçim mücadelesini bir kenara bırakmış, ruhunu temizlemek için abdest alıyordu. O an, dünyevi kaygılardan arınmış, manevi bir hazırlığın içindeydi.
PUSU VE KARARLILIK
Ne yazık ki, o dönemin karanlık, ideolojik nefreti, temizlenmekte olan bir ruhu hedef aldı. Abdest alırken, dükkânının önü aniden bir savaş alanına dönüştü. Devrimci solcu komünist militanların alçakça kurduğu pusu, doğrudan bu dürüst esnafı hedef almıştı. Silahlar patladığında, Ali Sağlam’ın bedeni, inancının en saf anında kurşunlara hedef oldu.
O anlık dehşet, onun manevi duruşunu asla kıramadı. O, 11 çocuğuna, ailesine ve adanmış olduğu inanca sahip çıkmanın bedelini ödüyordu. Vücudunun çeşitli yerlerinden aldığı yaralar, sadece etine değil, o dönemin vicdanına da saplanan hançerlerdi.
EBEDİ NİŞAN VE ŞEHADET
Ali Sağlam, aldığı sayısız kurşun yarasına rağmen, son nefesini onuruyla verdi. O, manifaturacıydı; ama bu vatanın en değerli kumaşını, yani canını feda etti. Manifaturacının dükkânının önündeki son abdesti, onu bir er gibi cennete hazırlayan son kutsal eylemi oldu.
Gaziantep’in çetin topraklarından çıkan bu mert yürekli adam, sadece bir saldırının kurbanı olmadı; bir milletin bağımsızlık ve inanç uğruna verdiği mücadelenin timsali oldu. Ülkücü Şehit Ali Sağlam’ın naaşı, Gaziantep Asri Mezarlığı’na defnedildi; geride ise 41 yıllık kısa ömrüne sığdırdığı destansı fedakârlığı ve 11 evladına miras bıraktığı tertemiz bir isim kaldı.
"Ali Sağlam, sadece vücudundan değil, inancının sarsılmazlığından yara alanların, 41 yıllık ömrü ile bir devri mühürlediği kahramanlık destanıdır."