" 'Bazı adamlar vardır; doğdukları topraklara değil, taşıdıkları davaya ait olurlar. Onların son nefesi, bir imza, bir yemin olur.' "
ÇELİK’TEN YOĞRULMUŞ BİR KİMLİK
Ordu’nun Ünye ilçesine bağlı Yüceler Köyü’nde doğan bu yiğit, hayatı boyunca yücelik peşinde koştu. O, sadece bir birey değil, memleketinin geleceğine ışık tutan bir meşaleydi. İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nün ilim ocağında kendini donattıktan sonra, Ordu’ya dönerek Ünye İmam Hatip Lisesi’nde meslek dersleri öğretmeni olarak göreve başladı. Ahmet Çelik, ruha dokunan derslerin sorumluluğunu taşıyan, sadece bilgi değil, erdem öğreten bir isimdi.
ADANMIŞ BİR ÖNCÜ: DAVA VE VAZİFE
Öğretmenlik mesleği onun kamuflajıydı; asıl vazifesi ise milletinin davasıydı. Ülkücü hareketin Ünye’deki sarsılmaz öncülerinden biriydi. Sadece eylemleriyle değil, karakteriyle de iz bırakmıştı; çevresince sevilen ve sayılan bir liderdi. Aynı zamanda Ünye Ülkü-Bir Şubesi yönetim kurulunda aktif rol alıyordu. Evli ve bir çocuk babası olmasına rağmen, omuzlarındaki yük sadece ailesinin geleceği değil, tüm memleketin istiklaliydi. O, sıcak yuvasının konforunu değil, çetin davanın en ön cephesini seçmişti.
TEHDİTLERİN GÖLGESİNDE BİR KARARLILIK
Hayatını adadığı bu kutlu mücadele, onu sürekli bir tehlikenin hedefi haline getirmişti. Dört ay önce, ölümün soğuk nefesi ilk kez dokunmuştu ona; hain bir saldırıya uğramış, yaralanmış ancak geri adım atmamıştı. Bu uyarı, onun duruşunu eğmeye yetmedi. Ahmet Çelik, tehditler karşısında yolundan dönmeyen, davasını canından üstün tutan gerçek bir kahramanın azmini taşıyordu.
18 AĞUSTOS 1979: SON DERS
18 Ağustos 1979 günü, takvimler bir ihanetin öğleden sonrasını gösteriyordu. Saatler 14.00’ı vurduğunda, komünist militanlar tarafından kurulan pusu devreye girdi. Kardeşinin dükkanında, belki de geleceğe dair umut dolu bir sohbetin ortasında, karanlık eller onu hedef aldı.
O an, bir öğretmenin son nefesi, bir davanın şehadeti oldu. Ahmet Çelik, davasını yaşatmak için çıktığı yolda, alçakça bir kurşun yağmuruna tutuldu. O, tereddütsüz attığı bu son adımla, canını feda ederek, uğruna savaştığı değerlere mühür vurdu.
VAZİFEYE ÇAĞRI VE EBEDİ İSTİRAHAT
Öğretmen Ahmet Çelik, düşmanın en karanlık baskısına karşı dik duruşun ölümsüz örneği olarak, Ordu-Ünye topraklarında, doğduğu ve sevdiği memleketinde toprağa verildi. O artık sadece bir şehit değil, nesiller boyu anlatılacak bir destandı.
" 'Öğretmen Ahmet Çelik, yalnızca bedenini memleketine emanet etti. Ancak onun son dersi, 18 Ağustos 1979'dan bugüne, bir millete cesareti öğretmektedir.' "