"Bazı hayatlar bir ömre sığmaz; 17 yıllık bir yürek, bir milletin kaderini taşımak için atar."
ADI VE YÜREĞİNDEKİ MİLLİYETÇİLİK ANDI
O, sadece bir isim değildi; o, bir inancın, sarsılmaz bir duruşun simgesiydi. Adı KENAN YÜZGÜL. Ülkücü mefkûrenin çelikleşmiş iradesini, henüz hayatının baharında, 17 yaşında omuzlayan bir Türk Milliyetçisiydi. Mesleği, lise sıralarında oturup geleceğe hazırlanmak olan bu genç kahraman, kaderin çağrısına cevap verdiğinde, en kutsal mertebeye yürüyeceğini biliyordu. Muş’un kadim topraklarında doğmuş, Kale mahallesinde, adanmışlığı ailece yaşayan bir yuvada büyümüştü.
MİRAS ALINAN ATEŞ ÇEMBERİ
Kenan Yüzgül’ün hayatı, sıradan bir gencin mücadelesi değildi; bu, bir bayrak yarışının en zorlu anıydı. Ailece, o yılların fırtınalı coğrafyasında, Milliyetçi-Ülkücü kimliklerini yüksek bir onurla taşıyorlardı. Ancak bu onurun bedeli ağırdı. Şehadetinden sadece bir ay önce, kendisiyle aynı adı taşıyan amcası Kenan Yüzgül, hain kurşunlara hedef olarak toprağa verilmişti.
Bu taze yara, 17 yaşındaki Kenan’ın yüreğinde korkuyu değil, kararlılığı büyüttü. O, canının bedelini bilen bir aileden geliyordu; geri adım atmak, bu destansı mirasa ihanet etmek olurdu. Muş sokakları tehlikelerle çevrili olsa da, o, amcasının izini takip ederek, inancının sancağını yere düşürmemeye ant içmişti.
16 NİSAN 1978: SON YÜRÜYÜŞ
O gün, 16 Nisan 1978, Muş’un tarihinde kanla yazılmış bir fedakârlığın günü oldu. Öğlen vaktiydi. Kenan, okul sıralarından çıkıp, evine doğru yürüdüğü o kısacık yolda, hain pusunun onu beklediğini bilmiyordu—ya da biliyordu da aldırış etmiyordu.
Zengök Oteli’nin önü, artık onun son adımlarının atılacağı tarihî bir mevkii haline gelecekti. Bölücü militanlar, bu gencecik fidanı hedef almışlardı. Onlar, Kenan’ın bedenini durdurarak, taşıdığı fikri susturacaklarını sanıyorlardı.
ZENGÖK ÖNÜNDEKİ EBEDİYET
Kenan Yüzgül, bölücü militanlar tarafından kurşunlanarak şehit edildi.
Şehadet anının detayları, o son saniyelik kararlılık anı, o genç yüreğin zalime karşı duruşu, sadece Muş’un sessiz duvarlarında yankılandı. Ancak bilinen bir gerçek vardı: 17 yaşındaki bir öğrenci, inancından zerre taviz vermeden, adını bayraklaştırarak ebediyete intikal etti.
Amcasının şehadetinden bir ay sonra, Kenan Yüzgül de davasına en büyük sadakati göstererek düştü. Muş toprağı, bu kez iki Kenan Yüzgül’ü kucakladı. Onlar, gençliğin en taze enerjisini, vatanın bekası için feda eden kahramanlar zincirinin halkaları olarak, Zengök önünde sonsuzluğa yürüdüler.
"17 yıllık bir ömür, bayrağa adandığında sonsuzlaşır; Kenan Yüzgül adı, Muş’un göğsünde ebediyete yazılmıştır."