"Bazı yiğitler, ömrün kısa bir nefes olduğunu bilir; yine de o nefesi, uğruna yürüdükleri büyük davaya adarlar."
KAHRAMANMARAŞ'IN YÜREĞİNDEN FİLİZLENEN İDEAL
Adı, geleceğe atılan bir tohum gibiydi: Hüseyin Kuzdan/Kuzhan. Kahramanmaraş’ın kadim toprağı, Afşın’ın evladıydı o. Daha 25 yaşındayken, gençliğin tüm coşkusunu ve hayatın tüm vaatlerini omuzlarında taşıyordu. Ancak o, sadece bir isim veya bir yaştan ibaret değildi; o, ülkesi için gönüllü bir neferdi ve adanmışlığın ta kendisiydi.
EĞİTİM YUVASINDA YANAN MEŞALE
Hüseyin, hem kitapların ışığında yürümeyi hem de davanın yükünü omuzlamayı seçmişti. Balıkesir Necatibey Eğitim Enstitüsü sıralarında geleceğin mimarı olmak için okurken, aynı zamanda mücadelenin en ön saflarında yer alıyordu. Yaşının gençliğine rağmen, Balıkesir Ülkücü İşçiler Derneğinin başkanlık gibi zorlu bir görevini üstlenmişti. O, sadece öğrenci değil, baskı ve karanlık karşısında dimdik duran, idealleri uğruna işçi yüreğiyle çarpan bir liderdi. Onun duruşu, gençliğin cesareti ve davanın kararlılığı demekti.
MEMLEKET HASRETİ VE SON ZİYARET
1979 yılının o sancılı yaz günlerinde, Hüseyin Kuzdan, geride bıraktığı tüm sorumluluklarına kısa bir mola vermek, ailesini ve doğduğu toprakları ziyaret etmek üzere Afşın’a geri döndü. Evine duyduğu hasret ve aile sıcaklığı, ruhunu dinlendiren tek sığınaktı. Ancak o dönemde, hainlik ve düşmanlık, en kutsal sayılan yuvaların dahi gölgesine sızmıştı.
O KARANLIK GÜN: KAHPE PUSU
12 Ağustos 1979 tarihi, bir yurdun evladını son kez evine yakın gördüğü o acı gün oldu. Afşın’da, ailesinin yanına gittiği memleketinde, en güvende olması gereken yerde, hain bir saldırının hedefi oldu. Evlerinin hemen yakınında, komünist militanlar tarafından gerçekleştirilen alçakça bir silahlı saldırıda ağır yaralandı. Bu, açık bir meydan okuma değil, bir idealistin duruşuna karşı kurulmuş kahpe bir pusuydu.
UĞRUNA KOMAYA GİRDİĞİ ADANMIŞLIK
Vücudu ağır darbeler almıştı; ancak ruhu ve iradesi, son ana kadar mücadeleyi bırakmadı. Yaşama tutunması için derhal tedavi amacıyla Adana’ya sevk edildi. Tedavi altına alındı, ancak kahramanın bedeni aldığı yara ile amansız bir savaşa girmişti. Bir hafta boyunca, ölümle yaşam arasındaki ince çizgide, girdiği derin komadan bir daha çıkamadı. 12 Ağustos günü yaralanan bu 25 yıllık çınar, mücadelesinin son nefesini bir hafta sonra verdi ve şehadet mertebesine erişti.
Hüseyin Kuzdan, ideallerine olan bağlılığının bedelini canıyla ödedi. Cenazesi, doğduğu ve uğruna son mücadelesini verdiği Kahramanmaraş-Afşın topraklarına, adanmışlığın simgesi olarak emanet edildi.
"Bir genç adam, 25 yaşında; yalnızca kitaplarını değil, ülkesinin yükünü de taşıdı. O günden bu yana, attığı her adım, geride kalanlara cesaretin sonsuz bir miras olduğunu fısıldar."