"Bazı insanlar, toprağın sadakatini kalbinde taşır ve sıradan bir hayat sürerken bile, gerektiğinde tüm milleti için bir kalkan olmaya hazırdır."
KIRIKKALE’DEN YÜKSELEN SES
Kahramanlık, bazen cephelerde değil, bir köy kahvehanesinin loş ışığında yeşerir. O, Kırıkkale’nin Keskin ilçesinden, bereketli Karahacı Köyü’nden yükselen bir fidan, özüyle toprağa bağlı bir yiğitti. Mesleği: Çiftçi. Elleri nasırlıydı; onlar sadece toprağı ekip biçmekle kalmamış, aynı zamanda vatanın geleceğine duyduğu derin inancı da yoğurmuştu.
İNANÇ VE ADANMIŞLIĞIN MÜHRÜ
Necati Çangal, Karahacı Köyü’nde kurulan ÜLKÜ-KÖY (Ülkücü Köylüler Derneği) şubesinin yönetiminde görev alarak, sadece köyünün değil, tüm ülkücü köylülerin haklarını ve değerlerini savunmaya ant içmişti. O, sadece bir çiftçi değil, aynı zamanda değerlerine yönelik her türlü tehdide karşı duran kararlılığın timsaliydi. Onun duruşu, Anadolu’nun sessiz sedasız ama sarsılmaz direncini temsil ediyordu.
O KARANLIK ANKARA GECESİ
Takvimler, milletin hafızasına bir keder mührü vuracak olan o karanlık anı gösteriyordu: 11 AĞUSTOS 1978. O gece, Ankara’nın Balgat ilçesindeki Erzurum mahallesinde, kin ve nefret, barışın ve sohbetin toplandığı yerleri hedef aldı.
Saatler 21:30’u vurduğunda, devrimci solcu-komünist katillerin zehirli dilleri, silahların namlusundan konuştu. Huzurun son kırıntılarının yaşandığı dört ayrı kahve, hiçbir ayrım gözetmeksizin, alçakça ve korkakça bir pusuyla silahlarla tarandı. Amaçları korku yaymak, hayatı durdurmaktı.
KAHRAMANIN SON DİRENİŞİ VE EBEDİYET
Necati Çangal, o an, hain saldırının ortasında kaldı. O kurşunlar yağmur gibi yağarken, o, belki de son nefesine kadar ülküdaşlarının ve masum insanların güvenliği için orada durdu. O, çiftçi kimliğiyle toprağa sadık kalmış bir neferdi ve canıyla, o değerleri savundu.
Silahlı saldırı sonucu, Necati Çangal, o destansı direnişin bedelini en yüce mertebeyle ödeyerek şehit düştü. Hainler, dört ayrı mekânı kana bularken, Necati Çangal’ın aziz ruhu yükseldi ve geride, yaralılar ve yıkılmış bir topluluk değil, zulme boyun eğmeyen bir hatıra bıraktı. Olayın karanlığına rağmen, onun düşüşü, ülkücü hareketin davasına bir meşale yaktı. 11 AĞUSTOS 1978, Ankara’da sadece bir gecenin sonu değil, bir kahramanın ölümsüzleştiği gündü.
SON NEFESTE SAKLI MİRAS
Necati Çangal, yurdu için canını feda eden sıradan bir çiftçi olarak tarihin şanlı sayfalarına yazıldı. O, basit bir köy yönetim kurulu üyesiydi, ama fedakârlığıyla en büyük liderlerin mertebesine erişti.
"Bir çiftçinin elleriyle çizilen en kutsal sınır, canıyla koruduğu inanç ve idealizm sınırıdır; Necati Çangal bu sınırı kanıyla mühürlemiştir."