"Bazı hayatlar bir destan yazmak için yola çıkmaz; bir sabah kapısını açtığında, alnına yazılan destan onu bulur."
KARS'IN YİĞİT EVLADI VE KİMLİĞİNİN YEMİNİ
Tarih, 06 Ağustos 1980. Coğrafya, Kars. Soğuk ve kadim toprakların yetiştirdiği, duruşuyla dağlar gibi sarsılmaz bir isimdi: NURETTİN BAĞIŞ. O, sadece bir doğum yeri kaydı değil, inancının ve vatan aşkının Kars’taki yansımasıydı. Hayatının 43. baharında, ideallerini en zorlu dönemlerin ortasında, göğsünde bir nişan gibi taşıyordu.
ALIN TERİ VE SERBEST DİRENİŞ
Mesleği kasaplıktı. O, elinin emeğiyle, helal rızkıyla ayakta duran bir esnaftı. Kasap dükkânının tezgahı, onun için sadece et kesilen bir yer değil, aynı zamanda hür ve bağımsız duruşunun sembolüydü. 43 yıllık ömrünün her anında, inancından zerre taviz vermeden, haksızlığa karşı dimdik duran bir Ülkücü kimliği taşıdı. O, cephede kılıç sallamayan; ancak dükkânının eşiğinde, ideallerini namusu gibi koruyan bir kahramandı.
ZULMÜN PUSU KURDUĞU SON ŞAFAK
06 Ağustos sabahı henüz alacakaranlıktı. Saat 06.20 civarı, Kars’ın sokaklarında günlük hayatın telaşı başlamamıştı. Fakat o, görev bilinciyle, rızkının peşinde ve milletinin hizmetinde, dükkânının kapısına yöneldi. Bu, onun o güne dek attığı binlerce adımdan farksız görünüyordu. Ancak bu adım, sıradan bir işgününe değil, ebediyete atılan son adımıydı.
O an, ülkenin üzerine çöken komünist militanların karanlık gölgesi, Kars’ın sabahına pusu kurmuştu. Onlar, sadece bir dükkânı değil; bağımsız bir duruşu, helal kazancı ve sarsılmaz bir imanı hedef aldılar.
ŞEHADETİN ORTAYA ÇIKTIĞI AN
Dükkânın kilidi dönmeye başladığında, hainlerin silahları patladı. Nurettin Bağış’a karşı kullanılan güç, bir orduya yetecek kadar alçaktı; zira tek bir kişiyi, bir kasabı susturmak için geldiler. Vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden kurşunlar, O’nu tam da dükkânının eşiğinde yere yıktı.
Nurettin Bağış, ne bir geri adım attı, ne de bir taviz verdi. 43 yıllık yiğitliği, o an, vücudundan akan kanla Kars toprağına mühürlendi. Bir esnafın, bir babanın, bir Ülkücünün ruhu, açmaya çalıştığı dükkânın kapısında, en yüce mertebeye ulaştı. O, hayatını kaybettiği o yerde, inancın bedelini ödediğini, ölümün bile O’nun duruşunu değiştiremeyeceğini tüm dünyaya ilan etti.
KARS TOPRAĞINA SIR OLUŞU
Nurettin Bağış, rızkını kazanmak için attığı son adımın bedeli olarak, mübarek şehadet şerbetini içti. Cenazesi, doğup büyüdüğü, her zerresine sevdalı olduğu Kars’ın şerefli toprağına, bir kahraman olarak emanet edildi.
O, sadece bir cinayet kurbanı değil; 06 Ağustos 1980 sabahında, Kars’ın en savunmasız anında, davası uğruna kurşunlara göğüs geren, adını tarihin sayfalarına altın harflerle yazdıran, ölümsüz bir destandır.
"Bir kasabın dükkânının eşiği, bazen bir milletin şeref abidesine dönüşür; çünkü oradan yükselen ruh, asla eğilmez."