"Bazı hayatlar bir kitaba sığmaz; onlar, milletin hafızasına kanla yazılmış destanlardır."
KİMLİĞİ VE YÜREĞİ
Amasya’nın bereketli toprakları, Taşova ilçesi, henüz hayatının baharında olan bir yiğidi yetiştirmişti: Recai Limon. 19 yaşındaydı. Gözlerinde memleket sevdası, ruhunda ise geleceğe dair sarsılmaz bir iman taşıyordu. O, sadece bir genç değildi; o, millete kurulan tuzaklara karşı kalkan olacak bir iradenin cisimleşmiş haliydi.
GENÇ BİR YEMİN: ADANMIŞLIĞIN ATEŞ ÇEMBERİ
Recai’nin hayatında unvanlar veya dünyevi meslekler yer almadı. Onun tek ve yegâne mesleği, ülküye adanmışlıktı. 19’luk delikanlı, Ülkü Yolu Derneği (ÜYD) Taşova şubesinin en sarsılmaz neferlerinden biriydi.
Türkiye’nin dört bir yanının karanlık bir işgal tehdidi altında olduğu, komünist militanların şiddetle yurdu kuşatmaya çalıştığı o zorlu çağda, Recai saflardaki yerini aldı. O, bu kızıl işgale karşı canı pahasına mücadele etme andı içenlerdendi. O, geri adım atmayı değil, en tehlikeli yolda baş koymayı seçmiş bir kahramandı.
3 AĞUSTOS: VURULAN YÜRÜYÜŞ
Her adımın bedelinin ağır olduğu, her sokağın bir pusu barındırdığı o gergin günlerden biriydi 3 Ağustos. Recai, davasının gereğini yerine getirirken, dur durak bilmeyen devrimci solcu militanların hedefi haline geldi.
Karanlığın içinden fırlayan hain kurşunlar, kahramanlık meydan savaşına cesaret edemeyenlerin alçakça saldırısıydı. Recai Limon, bu namertçe saldırının neticesinde ağır yaralandı. Kurşunlar bedenini delip geçti, ama ruhunu ve sarsılmaz inancını asla yaralayamadı.
SON NEFESE KADAR: AMASYA DESTANI
Ağır yaralı ülküdaşımız, derhal Taşova hastanesine kaldırıldı. Bir milletin umudu, 19’luk bir yiğidin nefesinde asılı kalmıştı. Ancak Taşova’nın imkânları, kalbi vatan ateşiyle yanan bu kahramanın yaralarının büyüklüğü karşısında yetersiz kaldı.
Yoğun bakımın sessizliği ve çaresizliği içinde, Recai’nin beden mücadelesi bir gün daha sürdü. O, son nefesine kadar mücadele etti, son saniyesine kadar pes etmedi. Ama alın yazısı, onu fani dünyadan ebedi âleme çağırıyordu.
4 Ağustos 1980'de, Recai Limon, Amasya’da şehadet şerbetini içerek, ölümsüzler kervanına katıldı. O, sadece 19 yaşında bir fidan değil; davası uğruna gençliğini feda eden, tarihe adanmışlığıyla mühür vurmuş bir destan olarak kayıtlara geçti.
"Recai Limon söndürülmedi; o, 19 yaşında iken, milleti için tutuşan sönmez bir meşale oldu."