"Bazı hayatlar 23 yıla sığar, ama o hayatların bıraktığı iz, bir asrın fedakârlığını ve çelikleşmiş duruşunu taşır."
MİLLETİN YÜREĞİNDEN YÜKSELEN ADANMIŞLIK
Sinop’un Boyabat İlçesi’ne bağlı Çorman Köyü’nden Anadolu’nun temiz ve vakur ruhunu taşıyarak İstanbul’un çetin yollarına düşen bir yiğitti Hüsamettin Ergovan. Alın yazısının peşinden, ailesiyle birlikte bu büyük şehirde yeni bir mücadeleye girişmişti. Daha 23 yaşındaydı; hayatının baharında, hem elinin nasırıyla geçimini sağlayan bir İŞÇİ hem de zihnini ilimle donatmaya kararlı bir gençti.
İstanbul’da başladığı ortaöğrenimini, memleket sevdasıyla Boyabat’ta liseyi tamamlamış, gözünü daha büyük hedeflere dikmişti. O, sadece beden gücüyle değil, fikriyle de milletine hizmet etmeyi istiyordu. Bu yüzden, Kayseri Devlet Mimarlık Mühendislik Akademisi'nin sıralarına oturarak geleceğe dair büyük hayaller kuruyordu. Hüsamettin Ergovan, ülkücü davasına adanmış, hem işçinin alın terini bilen hem de akademinin ışığını taşıyan nadide bir neferdi.
KARTAL CEVİZLİ’DE ZAMANA YENİLEN HÜZÜN
Takvimler 01 AĞUSTOS 1979’u gösterdiğinde, İstanbul gökleri Ramazan’ın manevi huzuruyla örtülmüştü. Kartal Cevizli’deki ikametgâhında, orucunu açmış, günün yorgunluğunu manevi bir huzura dönüştürmek için adımlarını camiye yöneltmişti. O, sıradan bir akşamın getirdiği ibadetin saflığı içindeydi. Karanlık, henüz pusu kurmuş gölgelerini gizliyordu.
Teravih namazını kılıp camiden ayrıldığı an, kutsal bir huzurdan, şer odaklarının kurduğu tuzak çemberine doğru yürüyordu.
KAHRAMANIN SON YÜRÜYÜŞÜ VE ŞEHADETİ
Saat 22.00 sıralarıydı. Hüsamettin Ergovan, Tugay Yolu Savaş Sokak’ta, adı kaderi olan o noktada, imanıyla yürüdüğü yolda durduruldu. Karşısında, vatanın birliğini, milletin huzurunu dinamitlemek isteyen bir kin vardı: Bir grup devrimci solcu-komünist militan.
Onlar, karanlığın ve silahın gücüne sığınırken; Hüsamettin, kalbindeki iman ve sarsılmaz iradesiyle dimdik duruyordu. Silahlı ve hain bir pusu, genç bir idealistin hayat ağacını kökünden söktü. Hiçbir kurgu ve detay eklenmese dahi, bu anın büyüklüğü ve dehşeti ortadadır: İftar sonrası, ibadet sonrası, savunmasız bir an... O, sadece 23 yaşında, ideallerinin ve inancının bedelini canıyla ödeyerek, karanlık bir gecede, Savaş Sokak’ı destanlaştıran isim oldu. Hüsamettin Ergovan, 01 AĞUSTOS 1979 gecesi, İstanbul'u imanın şehri yapanların arasına katıldı.
"Bazen en büyük destanlar, en kısa ömürlere sığar. Hüsamettin Ergovan'ın adı, 23 yaşında adanmış bir ruhun ve millet aşkının ebedi yeminidir."