"O, sadece bir memur değildi; karanlığa karşı duran her adımı, geleceğe atılmış bir yemin gibiydi."
KAHRAMANIN KİMLİĞİ VE YEMİNİ
Rize'nin Pazar ilçesinden Adana'nın sıcak topraklarına taşıdığı sarsılmaz ruhuyla, BAKİ BALTACI adını tarihin sayfalarına değil, milletinin kalbine yazdırmaya gelmişti. Onun hikayesi, kişisel rahatlığı elinin tersiyle itip, inandığı değerler uğruna hayatını ortaya koyan her yiğidin ortak destanıydı.
ADANMIŞLIĞIN KALASI
Mesleki hayatında, Devlet Su İşleri (DSİ) 6. Bölge Müdürlüğü'nde idari serviste görev yaparken bile, dürüstlüğü ve saygın kişiliği herkesin dilindeydi. O, sadece bir bürokrat değil, erdemin ta kendisiydi. Ancak Baki Baltacı'nın asıl cephesi, fikirlerini ve ülkülerini savunduğu siyasi sahneydi. Sahip olduğu yönetici dehası ve kararlılığı sayesinde, MHP Adana İl Teşkilatı Genç Kollarında sekreterlik görevini yürütüyor, karanlık günlerde genç nesillere rehberlik eden bir ışık oluyordu. O, davası için kalkan, vatanın bekası için tereddütsüzce adanmışlığın kalasıydı.
KURTULUŞ CADDESİNDE SON YÜRÜYÜŞ
Tarih 23 Temmuz 1979'u gösteriyordu. O gün, Baki Baltacı, Kuruköprü civarında bir akrabasına doğru yola çıkmıştı. Bu basit ziyaret, ne yazık ki, bilinmeyen bir kaderin hazırladığı son sahne olacaktı. Kurtuluş Caddesi'nin Kahve durağında, pusunun gölgesi onu sarmıştı. Üç alçak, devrimci solcu komünist militan, kin ve nefretle bilenmiş bir takip başlatmıştı. Onlar, kahramanların yüzleşmeyi seçeceği anı değil, kalleşliğin en uygun fırsatını kollayan, gölgelerde bekleyen korkaklardı.
EBEDİYETİN MÜHRÜ
Baki Baltacı, dürüstlüğün huzuruyla, kalbinde taşıdığı imanla yürüyordu. Kalleş katiller, fırsatını buldukları o hain anda, pusu kurdukları yerden çıkarak onu kurşunladılar. Adana semaları, 23 Temmuz 1979 günü, bir yiğidin haksız yere düşüşüne şahit oldu. O, bedenini feda etti; ancak ideallerini, duruşunu ve adanmışlığını asla teslim etmedi. Onun şehadeti, kuru bir ölüm değil, bir vatanın kaderine atılmış mührün kanla yazılmış imzasıydı.
"Baki Baltacı düştü, ama adanmışlık bayrağı onun kanıyla sonsuza dek yükseldi ve hürriyetin nöbetini devralacak binlerce ruha meşale oldu."