"Bazı hayatlar sadece yaşanır, bazıları ise bir milletin namusu uğruna ateşe yürür. Şahap Özelçi, yürümeyi seçenlerdendi."
MALATYA’NIN YILMAZ EVLADI
Malatya, sadece onun doğduğu topraklar değil, aynı zamanda sonsuzluğa yürüdüğü son durak oldu. Adı ŞAHAP ÖZELÇİ. O, bir idealin, Türk-İslam davasının adanmışlığıyla yoğrulmuş, Malatya’nın sarsılmaz evladıydı. Kimliği, sadece nüfus kağıdındaki bilgilerle sınırlı değildi; o, ülkücü duruşuyla MHP Merkez İlçe teşkilatının yılmaz bir üyesi, bir fikrin namuslu savunucusuydu.
ADANMIŞ BİR ÖMRÜN YÜKSELİŞİ
Şahap Özelçi, hayatını alın teriyle kazanan bir esnaftı. Tamircilik yaparak rızkını temin eden, evine helal lokma götürme gayretinde olan evli bir emekçiydi. Onun elleri, demiri bükebilir, motorları onarabilirdi; fakat gönlü, milleti için atıyordu. Mesleği gereği dünyevi işlerle meşgulken dahi, ruhu Türk’ün istiklali ve İslam’ın bekası için verilen çetin mücadelenin içindeydi. O, ne bir savaşçı ne de bir komutandı; o, davasına yüreğiyle hizmet eden, adanmış bir neferdi.
SON AKŞAM YÜRÜYÜŞÜ VE KADER ANLARI
Tarih 23 HAZİRAN 1980’i gösteriyordu. Gün, tamirciliğin zorlu ve yorucu emeğiyle geçmişti. Omuzlarında günün ağırlığı, kalbinde ise yuvasına kavuşma arzusu vardı. Tek dileği, o an evine bir an evvel ulaşıp dinlenmekti.
Ancak kader, sıradan bir akşamüstü dinlenmesini reddetti. Yorgun adımları onu, Malatya’nın karanlık bir köşesinde, kahramanlığın kaçınılmaz sınavına taşıdı.
ATEŞ ÇEMBERİNE YALIN YÜRÜYÜŞ
Yolda, insanlıktan nasibini kaybetmiş, yürekleri kinle devşirilmiş iki komünist militan, devrimci solcu, önünü kesti. Soğuk ve hain silahların namluları ona çevrildiğinde, Şahap Özelçi, onların niyetini o an anladı. O an, bir işçinin dinlenme hayali, bir yiğidin son mücadelesine dönüştü.
Hayatın en acımasız cilvesiyle karşı karşıyaydı: Türk-İslam davasının yılmaz savunucusu, kendisini savunacak hiçbir fiziki araca sahip değildi. Onun tek silahı, göğsündeki sarsılmaz imanı ve duruşuydu.
Silahlar ateşlendi. Ellerinde emekçi haklarını savunduklarına dair bayraklar taşıyanlar, yorgun bir emekçinin hayatına kalleşçe son verdiler. Tamircilik yapan, alın teriyle geçinen bir esnaf, en kutsal bildiği değerler uğruna, Malatya sokaklarında kanını akıttı. O gün, Şahap Özelçi, davası uğruna, silahsız ve dimdik durarak ölümü kabul etti.
O, bedeni düşerken, isminin 23 Haziran 1980 tarihinde, kahramanlık destanlarının altın sayfasına yazıldığını biliyordu. Şahap Özelçi, bir esnaf olarak yaşadı; bir ülkü devi olarak şehit düştü.
"O, sadece hayatını değil, yorgunluktan kıymetli dinlenme hakkını da davasına adayan bir yiğitti. Ve o gün, Malatya’nın her bir taşı, Şehit Şahap Özelçi’nin adını fısıldadı."