EKİM AYI ŞEHİTLERİ | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET YİĞİT 28 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİS ÖZTÜRK 28 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET KURNAZ 29 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET SALİH GÜÇLÜ 30 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞENER KAMİL ÖZTÜRK 30 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSEYİN ÇELİK 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİŞÜKRÜ HOŞCAN 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA HAYAT 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEZAİ GÜNDOĞDU 1 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ALEMLİOĞLU 1 EKİM 1981 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALAATTİN GÜNDÜZ 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET ÇELİK 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CİHAN BUDAK 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET METİN OLGAÇ 3 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ RECEP HAŞATLI 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA HAŞATLI 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSNÜ TEPE 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ADNAN ÇETİN 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BAYRAM BULUT 4 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAHİR FİDAN TEK 4 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİL BAYBARS 5 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEZAİ GÜNGÖR 5 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET YOLAÇ 5 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HABİB DURMUŞ 5 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ NURETTİN DURMUŞ 5 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA AYDIN 6 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AKIN ATALAY 7 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMALETTİN GÜÇLÜ 7 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞERAFETTİN AKBAŞ 7 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ARSLAN BAYSAL 8 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YUSUF YEKELER 8 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CEVAT ŞAHİN 8 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA PEHLİVANOĞLU 8 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KAMİL SUNCAK 9 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALİ ÜREN 10 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAHİR ÖZYAZGAN 10 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SÜLEYMAN TÜMAY 10 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL TAŞÇIOĞLU 11 EKİM 1975 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN SARIKAYA 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TACETTİN KÖSRETAŞ 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CELAL DEMİR 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SELAMİ DURMUŞ 11 EKİM 1981 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ADNAN ÜNVER 11 EKİM 1995 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET PEKTAŞ 11 EKİM 1995 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ZEKİ ŞİRELİ 12 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET SALİH DURMAZ 13 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MESUT YERGİN 14 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL ÖZDEMİR 14 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA İŞLER 15 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET TOPAL 16 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ELALDI 16 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA BARAN 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET ALİ ÖZKAN 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BAYRAM BAYRAKTAR 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL BEŞİKTAŞ 16 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ EROL TÜRKMEN 16 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TEVFİK SEÇİLMİŞ 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ŞAHİN 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET REMZİ ASLANGÖZ 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MİTHAT YAŞAR 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CENGİZ ÖZDEMİR 17 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BEKİR ÇİFTER 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YILMAZ TAŞKIN 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT HALİT AVCI 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞAHİN EKERBİÇER 18 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SELAHATTİN FARUK SEVİNÇ 19 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İSMAİL İKİZ 19 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ERDAL VAHAPOĞLU 19 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ OSMAN AĞAR 19 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HİDAYET SERT 20 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YALÇIN BORA 20 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEYFİ GÜLER 20 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ABDULKADİR KARAKİMSELİ 20 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İBRAHİM YARALI 20 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ EROL GOCUK 20 EKİM 1979 | ARSLAN DEMİR 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALİ RIZA BELDÜZ 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ERDAL ÇOR 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET TEVFİK PAMPAL 22 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CUMA KARABULUT 22 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSEYİN YAVUZ 22 EKİM 1993 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HİKMET YILDIRIM 23 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAMER ÖZDEMİR 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT ŞERAFETTİN KARCI 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AYHAN İNAL 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÖMER ATILGAN 26 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT MİTHAT BOZKURT 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ABDULBAKİ ÖZSİMİTÇİ 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT YAŞAR BOSTANCI 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİL YAVUZ 27 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İRFAN GÜVERCİN 27 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÖMER FARUK ÖZKAN 27 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AZİZ(ABDULAZİZ) KARABAĞ 27 EKİM 1992 | EKİM AYI ŞEHİTLERİ

ÜLKÜCÜ ŞEHİT AHMET ACARCA

ÜLKÜCÜ ŞEHİT AHMET ACARCA
3 FOTOĞRAF
  • ŞEHİT OLDUĞU TARİH: 17 HAZİRAN 1975
  • ŞEHİT EDİLDİĞİ YER: OSMANİYE
  • DOĞDUĞU YER: OSMANİYE-KADİRLİ
  • MESLEĞİ: ÖĞRENCİ
PAYLAŞ f 𝕏 W

🕊️ RUHUNA FATİHA VE YASİN OKU

Şehidimizin aziz ruhu için aşağıdaki duaları dinleyebilirsiniz.
Başlattığınız an "Okundu" sayısına işlenecektir.

📖
FATİHA SURESİ Şimdiye kadar 1 kişi okudu
📖
YASİN SURESİ Şimdiye kadar 0 kişi okudu
FOTOĞRAF GALERİSİ 2 GÖRSEL
ÜLKÜCÜ ŞEHİT AHMET ACARCA ÜLKÜCÜ ŞEHİT AHMET ACARCA

"Her yiğidin ömrü, takvim yapraklarıyla değil, yüreğinde taşıdığı davanın ağırlığıyla ölçülür."

KİMLİK VE ADANMIŞLIK YEMİNİ

Tarih 17 Haziran 1975’i gösterdiğinde, Anadolu’nun yiğitler yatağı olan Osmaniye, Kadirli’nin bağrından çıkan bir gencin adını şehitler destanına yazmaya hazırlanıyordu: Ahmet Acarca. O, sadece Kadirli Lisesi’nin bir öğrencisi değildi; o, idealizmi ve inancı uğruna göğsünü siper eden bir neferdi. Daha hayatının baharında, kalem tutan ellerini, vatanın geleceği için dik duruşun timsali yapmıştı.

Ülkü Ocakları Derneği şubesinin en kararlı mensuplarından biri olarak, genç yaşına rağmen davasının bayraktarlığını üstlenmişti. Ahmet Acarca’nın kimliği, sadece bir doğum yeri veya bir meslekten ibaret değildi; onun kimliği, tavizsiz bir Türk Milliyetçisi Ülkücü oluşuydu.

TEHDİTLERİN ATEŞ ÇEMBERİ

O yıllar, sokakların ve okulların bile ideolojik savaş alanına döndüğü, karanlık bir çağdı. Ahmet Acarca, inandığı değerler uğruna yürüdüğü yolda sayısız kez durduruldu, yolu kesildi ve defalarca tehdit edildi. Her tehdit, onun için bir geri adım çağrısı değil, inancının ne kadar doğru olduğunun bir ispatıydı. O, zulmün ve korkunun gölgesinde yürümeyi reddederek, cesareti her defasında tehditlerin önüne koydu. Onun duruşu, sadece bir öğrencinin diklenmesi değil, bir milletin geleceğini sırtlayan bir kahramanın sarsılmaz yeminiydi.

SAVRUN KIYISINDAKİ SON ADIM

O karanlık gün, 17 Haziran 1975, sıradan bir bahar günü gibi başlamıştı. Ahmet, ülküdaşları, can arkadaşlarıyla birlikte Kadirli Savrun çayının serin sularına doğru basit bir gezintiye çıkmıştı. Huzur arayan bu genç ruhlar, çayın kenarında bir ateş yakıp, yorgunluklarını gidermek istediler.

Ahmet Acarca, bu masum anı yaşatmak için, gruptan ayrılarak çalı çırpı toplamak üzere yeşilliklerin arasına yürüdü. Bilmiyordu ki, attığı bu yalnız adım, onu kaderiyle ve onu bekleyen pusuyla karşılaştıracaktı.

BOĞULMAYI GÖZE ALAN YİĞİTLİK

Ahmet, ateşin yakılması için gerekli malzemeleri toplarken, o anın huzuru, kin ve nefretle dolu bir grupla karşılaşmasıyla paramparça oldu. Karşısında duranlar, devrimci solcu-komünist bir güruhtu ve Ahmet’in sadece varlığı bile onların ideolojik öfkesini ateşlemeye yetti.

Önce sözlü sataşmalar başladı; kuru bir taş toplama anı, acımasız bir ideolojik hesaplaşmaya dönüştürülmek istendi. Ahmet Acarca’nın cevabı, elbette ki teslimiyet değildi. O, hayatı boyunca öğrendiği dik duruşu, o çay kenarında da sergiledi. Bu sarsılmaz tavır ve onurlu duruş karşısında çaresiz kalan katiller, fiziksel saldırıya geçtiler.

Tek başına, bir avuç kuru çırpıyla duran bu öğrenci kahraman, vicdansız bir saldırının hedefi oldu. Onu kucakladılar. Ne bir kurtuluş şansı, ne de bir kaçış yolu bırakıldı. Gözleri dönmüş nefret, onu omuzlayarak Savrun Çayı’nın en derin, en karanlık noktasına fırlattı.

Ahmet Acarca, kendi topraklarının suyu içinde, boğularak şehit oldu. O su, bir gencin nefesini keserken, ideallerini asla boğamadı.

EBEDİ MİRAS

Ahmet’i o derin çaya atanlar, ilk başta vahşi eylemlerini inkar etseler de, kahramanın kanının büründüğü gerçek, er ya da geç ortaya çıktı. O gün Kadirli Savrun Çayı’nda bir öğrenci hayatını kaybetmedi; tam tersine, 17 Haziran 1975 tarihinde, Osmaniye semalarında bir idealin sönmez ateşi alevlendi.

Ahmet Acarca’nın şehadeti, basit bir cinayet kaydı değil, inancı uğruna tehditlere boyun eğmeyen bir milliyetçinin, hayatının son anına kadar tavizsiz duruşunun destanıdır.

"Su onun nefesini kesti, fakat o gün Savrun’a atılan sadece bir genç değildi; boğulamayan bir adanmışlık yeminiydi."

← Ana Sayfaya Dön