"Büyük davalar, en genç fidanların kanıyla sulanır; kalpteki iman, namlunun ucundan daha keskindir."
ŞEHİT ORHAN ATEŞ: GENÇLİĞİN YEMİNİ
Doğduğu topraklar, IĞDIR'ın TUZLUCA'sından, ruhuna işlenen o köklü Türk Milliyetçisi inançla yoğrulmuştu. O, sadece bir birey değil, bir idealin neferiydi: ÜLKÜCÜ ŞEHİT ORHAN ATEŞ. Henüz 25 bahar görmüş, hayatının en verimli çağında; evli ve geleceğe umutla bakan bir evladın babasıydı. Onun hikayesi, kişisel arzuların değil, büyük bir milletin geleceğe duyduğu inancın hikayesiydi.
ANKARA’DAN ANADOLU’YA UZANAN ADANMIŞLIK
Orhan Ateş, ilim yolunu seçmiş, geleceğe ışık taşımayı vazife edinmişti. Ankara Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Bölümü’nden mezun olduğunda, önündeki parlak kariyeri bir kenara bırakarak, en çok ihtiyaç duyulan yere, yurdun en zorlu coğrafyasına gönüllü bir sürgünle gitti. İlk görevi, BATMAN Endüstri Meslek Lisesi’nde ÖĞRETMEN olmaktı. O, sadece ders veren biri değil, vatanın ücra köşelerinde devlete olan bağlılığı ve umudu yeşerten bir fedaiydi. Kalemini silah, bilgisini zırh edinmişti.
GÖREV YERİNDE BEKLEYEN TUZAK
Orhan Öğretmen’in hayatının, görevine olan bağlılığının sembolü haline geldiği yer, lojmanın bahçesiydi. 28 MAYIS 1980 günü, o karanlık 80’ler atmosferinde bile, arkadaşlarıyla bir arada, geleceğin ve görevlerinin huzurunu konuşuyordu. İşte tam o anda, huzuru bozmak, umudu söndürmek isteyen karanlık eller harekete geçti.
28 MAYIS 1980: BÖLÜCÜLERİN ALÇAK SALDIRISI
Bölücü hainler, bir cephe savaşçısını değil, elinde sadece tebeşiri olan, masum bir öğretmeni hedef aldı. İki bölücü militanı, pusunun ve alçaklığın en şiddetli anında, silahlarını ateşledi. Bu saldırı, sadece Orhan Ateş’in genç hayatına yönelmiş bir kurşun değil, birliğe, beraberliğe ve eğitim meşalesine sıkılmış bir ihanet kurşunuydu.
ŞEHADETİ VE SONSUZ MİRASI
Orhan Ateş, görevinin başında, inandığı değerler uğruna, canını adadığı o mukaddes topraklarda şehit edildi. Sadece 25 yaşındaydı; geride bir eş, bir yetim ve tamamlanmamış ama destansı bir hayat bıraktı. O, Batman’daki sınıfında bir harf öğretecekken, tüm ulusa "vatan sevgisi" dersini kanıyla mühürledi. Onun son nefesi, terörün karanlığına karşı yakılmış sönmez bir meşale oldu.
"Orhan Ateş 25 yaşında susturuldu, ama yaktığı adanmışlık ateşi, bu toprakların her neslinde yanmaya devam edecektir."