"Yürekten gelen bir yemin, yalnızca cephede değil, hayatın her köşesinde ödenir; bir esnaf dükkanı bile, vatan için bir siper olabilir."
KİMLİĞİ VE İDEALİN TAVİZSİZ NEFERİ
Adı Mehmet Güllü’ydü. O, sadece bir isim değil, Gaziantep’in kadim toprağında yeşeren, kök salmış bir inancın sembolüydü. Doğduğu toprakların sarsılmaz bir Türk Milliyetçisi, Ülkücü davasının dimdik duran bir şehidiydi.
46 yıllık ömrünü hem ailesine adamış bir baba, hem de milletine hizmet eden bir esnaf olarak geçirdi. Evliydi ve çocukları vardı; o, hayatın en değerli nimetlerini, ailesinin sıcaklığını tatmış bir reisti. Ancak dönemin karanlık fırtınaları estiğinde, o, rahat ve huzurlu bir yaşam sürme şansını, milletinin geleceği için kalkan olmaya değişti.
YAZICIK MAHALLESİ'NİN SON KARARGÂHI
Mehmet Güllü, Yazıcık Mahallesi’ndeki eczanesiyle tanınıyordu. Eczane, onun sadece ticari mekânı değil, aynı zamanda fikri mücadelesinin de sessiz karargâhıydı. O, tezgâhının başında dururken bile, kalbinde taşıdığı ülkü meşalesini hiç söndürmedi.
O yıllarda sokakları saran zulme ve ideolojik çatışmalara rağmen, Mehmet Güllü esnaf kimliğinin arkasında cesareti gizlemedi. O, dükkanının ışığını söndürmeyerek, Antep’te Ülkücü duruşun ne kadar sarsılmaz olduğunu gösteren yaşayan bir örnekti.
16 MAYIS 1979: KARARLIĞIN VE VEFA'NIN GÜNÜ
Takvimler, ihanetin planlandığı o karanlık günü, 16 Mayıs 1979’u gösteriyordu. Mehmet Güllü, her zamanki gibi inancının ve ticaretinin başında, dükkanında oturuyordu. Yanında, ruh ikizi, yol arkadaşı, ülküdaşı Mehmet Çolakfakioğlu vardı. İki yürek, iki ülkü eri, bir araya gelerek davanın omuzlarındaki ağırlığını paylaşıyorlardı.
Ancak dışarıda, devrimci solcu-komünist militanlar, vatanın birliğini savunan bu iki yiğit insana karşı önceden alınmış soğuk ve ölümcül bir karar doğrultusunda hareket ediyorlardı. Onların amacı, sadece iki can almak değil, aynı zamanda Gaziantep’teki milliyetçi duruşu susturmaktı.
ATEŞ ÇEMBERİNDE SON NEFES VE ÖLÜMSÜZLÜK
Bir anda, hainliğin gölgesi dükkanın kapılarını zorladı. Militanlar, alçakça bir baskınla iki ülküdaşın bulunduğu mekana girdiler. Kurşunlar sıkıldı. Bu, bir çatışmadan çok, bir inanca sıkılan son kurşundu.
Mehmet Güllü, 46 yıllık onurlu hayatının son anında, ailesine ve vatanına olan yeminine sadık kalarak, davasından asla dönmedi. O ve ülküdaşı Mehmet Çolakfakioğlu, geri adım atmaksızın, bulundukları yerde, kendi dükkanlarının içinde, vatan ve millet uğruna canlarını feda ettiler. Gaziantep toprağı, bu esnaf kahramanın kanıyla bir kez daha sulanırken, 16 Mayıs 1979, Mehmet Güllü’nün fani hayatının bittiği, ancak adının şehitlik makamına yazıldığı, ebedi bir başlangıç oldu.
"Bazı dükkanlar kapanır; ama bir kahramanın bıraktığı miras, nesiller boyu sürecek bir destanın ilk mısrası olarak asla mühürlenmez."