"Bazı hayatlar, takvimdeki sayılarla değil; taşıdıkları davanın ağırlığı ve adanmışlığın ateşiyle ölçülür."
BİR YİĞİDİN KİMLİĞİ VE MÜCADELE YEMİNİ
Tarih 14 Mayıs 1979'u gösterdiğinde, Anadolu coğrafyası genç bir kahramanın son nefesine şahit olacaktı. O, Samsun'da doğmuş, ancak tüm varlığını büyük bir ideale adamış olan Ülkücü Şehit Fahri Öztürk'tü. Henüz 18 yaşındaydı. Gencecik omuzlarında taşıdığı Türk Milliyetçiliği inancı, onu çağının zorlu kavgasının tam ortasına yerleştirmişti. O, sadece bir kişi değil, baskıya karşı eğilmeyen bir duruşun somut örneğiydi.
GENÇ BİR YÜREĞİN DİRENİŞ SİPERİ
Fahri Öztürk, lise son sınıfında beklemeli öğrenci statüsündeydi. Okul koridorlarının, ilim yuvası olmaktan çıkıp, devrimci solcu-komünist ideolojinin aşırı ve şiddetli baskısıyla nefes alınamaz hale geldiği o karanlık dönemde, O, eğitim hakkından bile mahrum bırakılmıştı. Kalemi bırakıp direniş sancağını eline aldı. Pes etmek yerine, Azot Boya fabrikasının ağır şartlarına, alın teriyle yoğrulmuş işçi hayatına atıldı. O, hem rızkını kazanıyor hem de fabrikaların ve mahallelerin üzerinde dolaşan tehlikeye karşı inancını savunuyordu.
SON VARDİYA: 14 MAYIS 1979
Samsun, o fırtınalı günün öğleden sonrasını yaşıyordu. 14 Mayıs 1979, saatler 15.45'i gösterirken, İlkadım Hastanebaşı Mahallesi, Fahri Öztürk'ün attığı son adımlara sahne oldu. Bu masumane yürüyüş, karanlık bir gölgenin, komünist militanlardan oluşan bir grubun kurduğu hain pusuyla kesilecekti.
ATEŞ ÇEMBERİNDE BİR ŞEHADET
Düşman, sayısının ve silahının çokluğuna güvenerek, 18 yaşındaki bu idealistin üzerine yürüdü. Silahlı saldırı başladığında, Fahri Öztürk'ün yüreğindeki kahramanlık alevi, tüm gücüyle parladı. O an, bir ülküdaşımız ağır yara alarak yere düştü. O'nun kanı, sadece bir caddenin toprağına değil; idealler uğruna verilen mücadelenin destanına dökülen mürekkep oldu.
Hain saldırının ardından hastaneye kaldırıldıysa da, kaderin yazgısı ve yaranın ağırlığı bu genç ömrün daha fazla devam etmesine izin vermedi. Fahri Öztürk, 14 Mayıs 1979 günü, inandığı dava uğruna canını feda ederek şehadet mertebesine erişti.
Onun 18 yıllık kısa, fakat destanlaşmış hayatı, ebedi istirahatgâhı olan Kıranköy mezarlığında son buldu. Fakat O'nun duruşu, gençliğin ne kadar büyük bir fedakârlıkla idealine bağlı kalabileceğinin en sarsılmaz anıtı olarak tarihe kazınmıştır.
"Bazı kahramanlar zamana karşı savaşır. Fahri Öztürk ise, 18 yıllık ömrüyle davasının sonsuzluğunu mühürledi."