"Bazı isimler, takvimlerin en mukaddes yapraklarına aziz kanlarıyla yazılarak ebediyen silinmeyecek birer hürriyet nişanesine dönüşür. Duran Arığ, 3 Mayıs’ın o şerefli şafağında vatanın bekası için serden geçen korkusuz bir yiğitti."
KONYA OVALARINDA BİR VATAN SEVDASI
Türkiye’nin en buhranlı, sokaklarında hain pusuların ve sinsi namluların kol gezdiği o amansız yıllarda, Türk milliyetçiliği davasını omuzlamak çelikten bir irade isterdi. Duran Arığ, memleketin üzerine çöken o karanlık bulutlara inat, kalbinde Türk-İslam ülküsünün sönmez meşalesini taşıyan sarsılmaz bir neferdi. O, tehditlerin ve fısıltıların dalga dalga yayıldığı bir dönemde, geri adım atmayı kendine yakıştırmayan vakur bir Anadolu evladıydı.
3 MAYIS COŞKUSU VE PUSUYA YATAN KARANLIK
Takvimler, Türk milliyetçileri için büyük bir uyanışın, dirilişin ve mukaddes mücadelenin sembolü olan 3 Mayıs 1980 tarihini gösteriyordu. Tüm yurtta olduğu gibi Konya’da da Türkçülük Günü’nün vakar ve coşkusu yaşanırken, Türk’ün uyanışından ve yiğitlerin sarsılmaz duruşundan rahatsız olan şer odakları sinsice pusuya yatmıştı. Mertçe karşı karşıya gelmeye cesaret edemeyen karanlık odaklar, Duran Arığ’ı hedef tahtasına koymuştu.
MUKADDES GÜNDE GELEN ŞEHADET
O kutlu günün şafağında, gözü dönmüş hainlerin kalleşçe düzenlediği saldırı neticesinde Duran Arığ, ömrünün en güzel çağında şehadet şerbetini içti. Konya’nın toprakları bir kez daha bir vatan evladının aziz kanıyla harmanlanırken, Duran Arığ bedenini toprağa, ruhunu ise cennetin en yüce makamlarına teslim etti. O, sancağı yere düşürmeden, inandığı değerlerin uğruna canını feda ederek Hakk’a yürüdü.
SÖNMEYECEK BİR İNANMIŞLIK DESTANI
Duran Arığ’ın hayat hikâyesinin ve olay gününün teferruatları zamanın satır aralarında saklı kalsa da, onun 3 Mayıs günü akıttığı aziz kanı, davasına olan sadakatini ve vatan sevgisini anlatmaya fazlasıyla yetmektedir. O, arkasında eğilmiş bir baş değil, katillerin asla silemeyeceği bir utanç vesikası ve yolunu aydınlattığı binlerce ülküdaş bıraktı.
"Duran Arığ; Türkçülük Günü’nün şerefli dumanında, Konya’da toprağa düşen ama adı sonsuza dek bayraklaşan bir ülkü devidir. O’nun adı, vatanın sarsılmaz onuru ve sönmeyecek bir iman mührü olarak ebediyen yaşayacaktır."