"Bazı isimler, kalleş namluların karşısına sadece yalın göğsü ve bükülmeyen bileğiyle dikilen birer heybet abidesidir. Halil İbrahim Uz, 23 kurşuna göğüs geren ama davasını bir milim bile eğmeyen bir adanmışlık destanıdır."
SAMSUN’UN YİĞİT İŞÇİSİ: HELAL EKMEĞİN VE KUTLU DAVAN DISI
Samsun’un asaletini ruhunda taşıyan, evli ve yuvasının direği olan bir vatan evladıydı o. Halil İbrahim Uz, Cevizli Tekel Sigara Fabrikası’nda çalışan elleri nasırlı bir işçiydi. O, sadece fabrikada tezgâh başında ter dökmüyor; Türk işçisinin millî uyanışı için Ülkücü İşçiler Derneği’nin en faal, en yiğit neferlerinden biri olarak en ön safta mücadele veriyordu. Bu tavizsiz duruşu nedeniyle daha önce de hain saldırıların hedefi olmuş ama her defasında ocağına ve ülküsüne daha sıkı sarılmıştı.
KARANLIK LİSTELER VE BİR BOZKURTUN TEVEKKÜLÜ
O karanlık dönemde, Türk milliyetçisi bir işçi önderi olmanın bedeli ölümdü. Gözü dönmüş devrimci solcu-komünist militanlar, Halil İbrahim’i yok etmek amacıyla hain ölüm listelerine eklemişlerdi. Yiğit işçi, kendisine kurulan bu kalleş tertipten haberdardı; tehditler ve fısıltılar dalga dalga yayılıyordu. Fakat o, ne arkasına bakıp kaçtı ne de davasına gölge düşürdü. Saf bir inanmışlıkla Yüce Allah’ına tevekkül etti ve bu kutlu yolun sonunda şehadet şerbetini içmeyi peşinen göze aldı.
3 MAYIS ŞAFAĞINDA HAİN PLANLAR VE MERTÇE BİR DİRENİŞ
Takvimler, Türk milliyetçileri için uyanışın günü olan 3 Mayıs 1979 tarihini gösteriyordu. Kendisini vurmak için köşe başlarında planlar yapan, karanlık dehlizlerde pusuya yatan komünist militanlarla sokakta karşı karşıya geldi. Yanında ne bir silah ne de sığınacak bir kalkan vardı; sadece imanı ve çelikten bilekleri vardı. Hainlerin hain emellerine karşı korkusuzca ileri atıldı ve kalleşlerin üzerine yumruklarıyla yürüyerek mertliğin dersini verdi.
MÜBAREK BEDENDE 23 İSTİKLAL NİŞANESİ
Karşılarındaki bu devasa yürekle yüz yüze çarpışmaya cesaret edemeyen korkak caniler, ellerindeki kalleş silahlara sarıldılar. Sokakları yankılatan yaylım ateşi altında, Halil İbrahim Uz’un mübarek bedenine tam 23 kurşun isabet etti. O, her bir kurşunu vatanının bekası için göğsünde eritirken, kalleşliğin karanlığına karşı bir güneş gibi parladı ve olay yerinde şehadet makamına erişti.
SAMSUN TOPRAĞINDA SÖNMEYECEK BİR MEŞALE
Halil İbrahim Uz, Cevizli fabrikasındaki işçi tulumunun içinden sıyrılıp şehitlik kefenine bürünürken arkasında gözü yaşlı bir eş ama davasıyla gurur duyan binlerce ülküdaş bıraktı. O, 23 kurşunla delik deşik edilse de sancağı yere düşürmeyen, yumruklarıyla tarihe yön veren Samsun’un unutulmaz bir abidesi oldu.
"Halil İbrahim Uz; ölüm listelerine meydan okuyan, kalleş namluların karşısına yalın yumruklarıyla dikilen bir iman devidir. O’nun bedenine saplanan 23 kurşun, bugün Türk milliyetçiliği tarihinin göğsünde parlayan şerefli birer istiklal nişanesidir."