"Bazı isimler, bir dönemin karanlık sokaklarında feda edilen taze gençliklerin, vatan sevdasıyla çarpan temiz yüreklerin silinmez birer haysiyet nişanesidir. Recai Saka, inandığı mukaddes yolun bedelini canıyla ödeyen sarsılmaz bir yiğitti."
KARANLIK BİR DÖNEMİN BAĞRINDA BİR SEVDA
Türkiye’nin üzerine çöken o amansız ve fırtınalı yıllarda, Türk milliyetçiliği davasını omuzlamak her nefeste ölümü göze almak demekti. Recai Saka, her türlü tehdidin ve kalleş pusunun kol gezdiği o zorlu süreçte, kalbindeki vatan aşkından ve millî mukaddesatından bir milim bile taviz vermeden kutlu davasının safında yer aldı. O, yarınlara umutla bakan gencecik bir fidan iken, ömrünü milletinin bekasına vakfetti.
İSTANBUL SOKAKLARINDA ANLAMSIZ BİR KİN VE PUSU
Payitahtın sokaklarında, Türk’ün uyanışından ve Ülkücü hareketin dalga dalga büyümesinden rahatsız olan şer odakları pusudaydı. Takvimler 29 Nisan 1979 tarihini gösterdiğinde, İstanbul’un o gerilimli ikliminde kalleşçe planlar devreye sokuldu. Mertçe karşı karşıya gelmeye cesaret edemeyen karanlık odaklar, Recai Saka’yı hayattan ve sevdiklerinden koparmak üzere kalleş bir tertip hazırladı.
ŞEHADET ŞERBETİ VE EBEDİLEŞEN MENZİL
Hainlerin namlularından çıkan kalleş kurşunlar veya sinsice kurulan o pusu, Recai Saka’nın temiz bedenini hedef aldı. İstanbul’un soğuk betonları bir kez daha bir vatan evladının aziz kanıyla ıslanırken, Recai Saka gencecik yaşta şehadet şerbetini içerek Hakk’ın rahmetine kavuştu. O, arkasında eğilmiş bir baş değil, katillerin asla silemeyeceği bir utanç vesikası ve davasına sadık binlerce ülküdaş bıraktı.
SÖNMEYECEK BİR İSTIKLAL MEŞALESİ
Recai Saka’nın hayat hikâyesinin ve olay gününün teferruatları zamanın tozlu sayfalarında gizli kalsa da, onun davasına olan sadakati ve vatanı uğruna akıttığı aziz kanı her şeyi anlatmaya yetmektedir. O, rütbelerin en büyüğüne, şereflerin en yücesine, "Şehitlik" makamına erişerek adını Türk milliyetçiliği tarihine altın harflerle kazıdı.
"Recai Saka; nisan ayının o hüzünlü şafağında, İstanbul’da toprağa düşen ama ruhu sonsuza dek bayraklaşan bir yiğittir. O’nun adı, vatanın sarsılmaz onuru ve sönmeyecek bir hürriyet sancağı olarak ebediyen yaşayacaktır."