EKİM AYI ŞEHİTLERİ | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YILMAZ TAŞKIN 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT HALİT AVCI 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞAHİN EKERBİÇER 18 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SELAHATTİN FARUK SEVİNÇ 19 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İSMAİL İKİZ 19 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ERDAL VAHAPOĞLU 19 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ OSMAN AĞAR 19 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HİDAYET SERT 20 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YALÇIN BORA 20 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEYFİ GÜLER 20 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ABDULKADİR KARAKİMSELİ 20 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İBRAHİM YARALI 20 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ EROL GOCUK 20 EKİM 1979 | ARSLAN DEMİR 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALİ RIZA BELDÜZ 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ERDAL ÇOR 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET TEVFİK PAMPAL 22 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CUMA KARABULUT 22 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSEYİN YAVUZ 22 EKİM 1993 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HİKMET YILDIRIM 23 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAMER ÖZDEMİR 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT ŞERAFETTİN KARCI 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AYHAN İNAL 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÖMER ATILGAN 26 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT MİTHAT BOZKURT 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ABDULBAKİ ÖZSİMİTÇİ 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT YAŞAR BOSTANCI 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİL YAVUZ 27 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İRFAN GÜVERCİN 27 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÖMER FARUK ÖZKAN 27 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AZİZ(ABDULAZİZ) KARABAĞ 27 EKİM 1992 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET YİĞİT 28 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİS ÖZTÜRK 28 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET KURNAZ 29 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET SALİH GÜÇLÜ 30 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞENER KAMİL ÖZTÜRK 30 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSEYİN ÇELİK 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİŞÜKRÜ HOŞCAN 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA HAYAT 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEZAİ GÜNDOĞDU 1 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ALEMLİOĞLU 1 EKİM 1981 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALAATTİN GÜNDÜZ 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET ÇELİK 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CİHAN BUDAK 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET METİN OLGAÇ 3 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ RECEP HAŞATLI 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA HAŞATLI 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSNÜ TEPE 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ADNAN ÇETİN 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BAYRAM BULUT 4 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAHİR FİDAN TEK 4 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİL BAYBARS 5 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEZAİ GÜNGÖR 5 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET YOLAÇ 5 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HABİB DURMUŞ 5 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ NURETTİN DURMUŞ 5 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA AYDIN 6 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AKIN ATALAY 7 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMALETTİN GÜÇLÜ 7 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞERAFETTİN AKBAŞ 7 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ARSLAN BAYSAL 8 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YUSUF YEKELER 8 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CEVAT ŞAHİN 8 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA PEHLİVANOĞLU 8 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KAMİL SUNCAK 9 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALİ ÜREN 10 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAHİR ÖZYAZGAN 10 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SÜLEYMAN TÜMAY 10 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL TAŞÇIOĞLU 11 EKİM 1975 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN SARIKAYA 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TACETTİN KÖSRETAŞ 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CELAL DEMİR 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SELAMİ DURMUŞ 11 EKİM 1981 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ADNAN ÜNVER 11 EKİM 1995 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET PEKTAŞ 11 EKİM 1995 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ZEKİ ŞİRELİ 12 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET SALİH DURMAZ 13 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MESUT YERGİN 14 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL ÖZDEMİR 14 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA İŞLER 15 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET TOPAL 16 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ELALDI 16 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA BARAN 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET ALİ ÖZKAN 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BAYRAM BAYRAKTAR 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL BEŞİKTAŞ 16 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ EROL TÜRKMEN 16 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TEVFİK SEÇİLMİŞ 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ŞAHİN 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET REMZİ ASLANGÖZ 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MİTHAT YAŞAR 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CENGİZ ÖZDEMİR 17 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BEKİR ÇİFTER 18 EKİM 1979 | EKİM AYI ŞEHİTLERİ

ÜLKÜCÜ ŞEHİT OKTAY ORBEY

ÜLKÜCÜ ŞEHİT OKTAY ORBEY
  • ŞEHİT OLDUĞU TARİH: 26 NİSAN 1979
  • ŞEHİT EDİLDİĞİ YER: ORDU-FATSA
  • DOĞDUĞU YER: ORDU-FATSA
  • MESLEĞİ: BELİRTİLMEMİŞ
PAYLAŞ f 𝕏 W

🕊️ RUHUNA FATİHA VE YASİN OKU

Şehidimizin aziz ruhu için aşağıdaki duaları dinleyebilirsiniz.
Başlattığınız an "Okundu" sayısına işlenecektir.

📖
FATİHA SURESİ Şimdiye kadar 4 kişi okudu
📖
YASİN SURESİ Şimdiye kadar 2 kişi okudu

"Vatanın en karanlık köşesinde bayrağın düştüğü yerde duran, ölümü göze alarak ışık yakanlar, destanların gerçek sahipleridir."

FATSA’NIN YALNIZ NÖBETÇİSİ

Tarih, 26 Nisan 1979. Karadeniz’in incisi, Ordu’nun Fatsa ilçesi, bir kahramanlık hikâyesinin ve tarifsiz bir ihanetin kara lekesi olacaktı. Bu topraklar, Fatsa’nın öz evladı Oktay ORBEY’in şahadetine şahitlik etti. O, sadece bir birey değil, devletin çekildiği, zulmün gölgesinin düştüğü bir coğrafyada, Türk Milliyetçiliğinin ayakta kalmış son kalesiydi.

KARANLIĞA KÜRSÜ KURAN ADAM

1968’den itibaren, Fatsa, Cumhuriyet tarihinin en utanç verici dönüm noktalarından birine sahne oluyordu. Aşırı sol örgütler, TİP ve Halkevi’nin planlı baskılarıyla, bölge adeta bir kurtarılmış bölgeye dönüştürülmüştü. Komünist Terzi Fikri’nin belediye başkanlığına getirilmesiyle sosyalist özerklik ilan edilmiş, halk mahkemeleri kurulmuş ve masum vatandaşlara zulüm yapılıyordu. Devletin varlığı silinmek üzereydi.

İşte o karanlık çağda, isimsiz kahramanların en önde gideni olarak Oktay ORBEY, Fatsa’da Ülkü Ocaklarını kurarak bir direniş kalesini inşa etti. Mesleği bir unvanla anılmasa da, onun yürüttüğü asıl görev, milletinin varlığını bu zor coğrafyada hissettirmekti. O, kelle koltukta bir mücadele veriyor, kanlı komünist terör örgütlerine karşı Türk’ün sesini yükseltiyordu.

Oktay ORBEY, modern çağın Ebu-Cehillerinin korkulu rüyasıydı. Onun yetiştirdiği gençler, zalim Dev-Yolculara karşı adeta bir kalkan oluşturuyordu. Onun cesareti öyle büyüktü ki, Fatsa Lisesi Müdürü Mustafa Ünüvar’a karşı duruşu, ideolojik kararlılığının zirvesiydi: "Niye Türk Bayrağını asmıyorsun?" diyerek, milli onurumuzun sembolünü haykırıyordu. Bu duruşu nedeniyle militanlar, onu hedef tahtasına koyarak hakkında bir dosya açmışlardı.

ZORUNLU SÜRGÜN VE KIRILMAZ BAĞ

Zulmün ivme kazandığı, vatan evlatlarının gıyabında yargılanıp mallarına el konulduğu o günlerde, baskılar dayanılmaz bir noktaya ulaşmıştı. Oktay ORBEY, hayatını korumak adına mecburen Ünye’ye göç etmek zorunda kaldı. Fiziken Ünye’deydi belki; ama aklı, fikri ve bitmeyen mücadelesi Fatsa’da, kurduğu ocağın ateşindeydi. O, ne Fatsa’dan bağını kesti, ne de geri dönme yeminini unutmuştu.

ATEŞ ÇEMBERİNE DÖNÜŞ

Geri dönüş, bir kahramanın son yeminini yerine getirmesiydi. Ünye’de zorunlu ikamet eden Ülküdaşımız, kirasını almak üzere, terör örgütlerinin her yerde onu aradığını ve görüldüğü yerde vurulması kararını bildiği halde, tebdili kıyafet giyerek o ölümcül minibüse bindi. Bu bir seyahat değil, farkında olduğu bir ateşe yürüyüştü.

Minibüs Fatsa girişinde Dev-Yol militanları tarafından durduruldu. Kadınların aranmadığı ilk arama noktasını geçmeyi başardı. Minibüsten inip çarşıya doğru yürürken, Dumlupınar İlkokulunun civarında hain gözler onu tanıdı.

Silahlar patladı.

Kendisine ateş açıldığında, Oktay Reis boş gelmemişti. O an, Fatsa sokaklarında tek kişilik bir direniş destanı yazılıyordu. Kurşunlara rağmen geri çekilmedi, karşılık verdi ve ona saldıran militanlardan birini yere serdi. Ağır yaralıydı ama davasının onurunu kurtarmıştı. Polis, kanlar içindeki kahramanı hastaneye kaldırdı.

HASTANEDE BİTMEYEN SAVAŞ VE SON NEFES

Zulüm ve kin, kutsal bir sığınak olan hastanenin duvarlarını dahi çiğneyecekti. Yaralı vaziyette Fatsa Devlet Hastanesine kaldırılan Oktay ORBEY’in haberi, hastanenin kendi militanlarından olan doktor Teoman Işıl tarafından örgütüne sızdırıldı.

Dev-Yolcu teröristler, yaralı ve çaresiz haldeki yiğide, en alçakça yöntemle saldırdılar. Onu bıçaklayarak ve bir çarşafla boğarak şehit ettiler. Oktay Orbey, vatanının huzuru için çıktığı bu yolda, en güvende olması gereken yerde, hain bir suikast sonucu son nefesini verdi.

KÜLLERDEN YÜKSELEN MİRAS

Ne yazık ki, zulüm şehadetiyle de bitmiyordu. Militanlar, teslim olmanın verdiği öfkeyle Şehidin na’şını çaldılar ve yakmaya çalıştılar. Ancak Ülküdaşları, şehitlerine yapılan bu son ihanete izin vermediler. Canları pahasına na’şı kurtardılar ve Fatsa Evkaf Mahallesi'ndeki asri mezarlığa, bir direniş sembolü olarak defnettiler.

Oktay ORBEY; zor şartlar altında bayrağa ve ülküye olan sarsılmaz sadakati, Fatsa’daki yalnız ve dik duruşu, ve son nefesine kadar süren şanlı mücadelesiyle, biz genç kuşaklara eşsiz bir cesaret ve adanmışlık hazinesi bırakmıştır.

"O, sadece bir hayatı kaybetmedi; en ağır bedeli ödeyerek, karanlığın ortasına sönmeyecek bir direniş meşalesi dikti."

← Ana Sayfaya Dön