"Bazı yaşlar vardır ki, ömrün bitişini değil, ölümsüz bir davanın başlangıcını müjdeler. 18 yaşındaki bir lise talebesinin vatan savunmasında gösterdiği cesaret, her türlü kalleşliğin üzerinde parlayan sönmez bir meşaledir."
SAMSUN’UN OKUYAN VE ARAŞTIRAN FİDANI: ZEYTİNLİK’İN ASİL EVLADI
Samsun’un asaletini ruhunda taşıyan, henüz hayatının ve hayallerinin en taze şafağında bir vatan evladıydı o. Erol Selçuk, 18 yaşındaydı ve Samsun’un Zeytinlik Mahallesi’nde ikamet ediyordu. Lise sıralarında sadece dersleriyle değil; araştırmacı, okuyan ve sorgulayan vakur yapısıyla da akranlarından ayrılan müstesna bir gençti. Çevresinde efendiliği ve dürüstlüğüyle çok sevilen bu taze fidan, vatan sevdasıyla harmanlanmış zihnini davasının emrine vererek Ülkücü Gençlik Derneği Lise Teşkilatı Başkanlığı görevini üstlenmişti. O, akranları istikbal kaygısı güderken milletin bekasını omuzlayan gencecik bir liderdi.
GÖZÜ DÖNMÜŞ CANİLERİN SAMSUN SOKAKLARINDAKİ TERÖRÜ
Takvimler 30 Nisan 1979 tarihini gösteriyordu. Memleketin üzerine çöken o karanlık kaos günlerinde, Samsun sokakları da gözü dönmüş şer odaklarının hedefi haline gelmişti. Devrimci solcu-komünist militanlar, mahallede Ülkücü ailelere ait evleri ve helal rızkın kapısı olan dükkânları alçakça taşlıyor, kalleşçe kurşun yağmuruna tutuyorlardı. Kadınların, çocukların ve masum insanların feryatları sokaklarda yankılanırken, bu barbarlığa karşı dikilecek asil bir iradeye ihtiyaç vardı.
MAHALLE SAVUNMASINDA EN ÖN SAFTA BİR BAŞKAN
Evlerin pencerelerinden süzülen korkuya, dükkânların parçalanan camlarına karşı göğsünü siper edenler yine Ülkücü gençler oldu. Lise Teşkilat Başkanı Erol Selçuk, emrindeki fidanlarla ve ülküdaşlarıyla birlikte hainlerin karşısına bir duvar gibi dikildi. O, sadece mahallesinin namusunu değil, devletin ve milletin onurunu korumak için korkusuzca ileri atıldı. Hainlerin fırlattığı taşlara ve sıktığı kurşunlara karşı yalın göğsü ve sarsılmaz imanıyla meydan okudu.
BAŞTAN ALINAN DARBE VE EBEDİLEŞEN MENZİL
Mertçe yüz yüze çarpışmaya cesaret edemeyen, silahsız insanların evlerine saldıran korkak caniler, sokak ortasındaki bu asil direnişi kırmak için kalleş silahlarına sarıldılar. Çatışmanın ve mücadelenin en hararetli anında, 18 yaşındaki lise başkanı Erol Selçuk, başından aldığı ağır bir kurşun darbesiyle yere yığıldı. Zeytinlik Mahallesi’nin sokakları bir yiğidin aziz kanıyla ıslanırken, Erol Selçuk ömrünün baharında şehadet şerbetini içerek Hakk’a yürüdü.
SAMSUN GÖKLERİNDE BİR HÜRRİYET SANCAĞI
Erol Selçuk; elindeki kitapları, yarım kalan lise defterini ve gencecik hayallerini vatanın istikbaline kurban vererek şehitler kervanına katıldı. O, arkasında eğilmiş bir baş değil, katillerin yüzüne bir şamar gibi çarpacak onurlu bir miras ve lise sıralarında onun izinden yürümeye yeminli binlerce ülküdaş bıraktı.
"Erol Selçuk; mahallesinin namusunu ve ülküdaşlarının hukukunu korurken, başından vurularak şehadet şerbetini içen 18 yaşında bir devdir. O’nun adı, Samsun ovalarında esen rüzgarda, okul sıralarından şehadet kürsüsüne uzanan sönmez bir iman mührü olarak ebediyen yaşayacaktır."