"Bazı tebeşirler kara tahtaya sadece rakamları değil, bir milletin sarsılmaz istikbalini yazar. Mahmut Bedir, imkânsızlıkların içinden doğan, cehalete ve ihanete karşı kalemiyle, yüreğiyle savaşan bir aydınlık neferiydi."
KARAMAN’IN DAĞLARINDAN DOĞAN IŞIK: İMKÂNSIZLIKLARI AŞAN BİR İDEALİST
Karaman’ın Sarıveliler ilçesine bağlı Günder köyünde, 1 Kasım 1954’te dünyaya geldi Mahmut Bedir. 12 çocuklu, geçim sıkıntısı çeken cefakâr bir ailenin, Durmuş ve Fadime Bedir çiftinin ikinci büyük oğluydu. Onun hayatı, daha küçücük bir çocukken azmin ve iradenin destanına dönüştü. İlkokulu okumak için her gün 4 saat uzaklıktaki Esentepe köyüne yürüdü; ortaokul için yine kilometrelerce yol aşıp Göktepe nahiyesine gitti. Lise yıllarında Antalya’da gündüzleri ekmek parası için çalıştı, geceleri ise uykusuz kalarak okudu. O, nasırlı elleriyle kendi kaderini ve milletinin geleceğini ilmek ilmek dokuyan asil bir Anadolu evladıydı.
KÖYÜNÜN GURURU VE ŞANLIURFA’DA BİR MEŞALE
52 haneli, 330 nüfuslu Günder köyünün tek yüksek tahsilli genci olmayı başaran Mahmut, Selçuk Üniversitesi Eğitim Enstitüsü Matematik Bölümü'nden mezun olduğunda sadece ailesinin değil, tüm köyünün gurur kaynağıydı. İçindeki görev aşkı ve heyecanıyla, 1977 yılında Şanlıurfa Lisesi'ne matematik öğretmeni olarak atandı. O, Şanlıurfa'ya sadece formüller öğretmeye değil; Türk-İslam ülküsünün tertemiz ahlakını genç dimağlara aşılamaya gitmişti. Bu uğurda Şanlıurfa'da ÜLKÜ-BİR'i (Ülkücü Birleşme Derneği) kurarak başkanı oldu ve milliyetçi uyanışın o bölgedeki sarsılmaz kalesi haline geldi.
YARIM KALAN BİR DÜĞÜN HAYALİ
Gencecik bir öğretmendi; vatanına ve milletine hizmet ederken, bir yandan da kendi yuvasını kurmanın tatlı telaşı içindeydi. 1977 yılının o sıcak yazında düğününü yapacak, sevdiğiyle dünya evine girecekti. Davetiyeler, hayaller ve umutlar, onun temiz yüreğinde bir vatan sevdasıyla birlikte yeşeriyordu.
3 MAYIS GECESİ: İDEALLERİN KANLA MÜHÜRLENDİĞİ AN
Takvimler Türk milliyetçileri için uyanışın sembolü olan 3 Mayıs 1977’yi gösteriyordu. Mahmut Öğretmen, o akşam kurucusu olduğu ÜLKÜ-BİR’de ülküdaşlarına 3 Mayıs’ın anlam ve önemini anlatan coşkulu bir seminer verdi. Gençlerin yüreğine vatan sevgisini nakşettikten sonra sohbetler edildi, çaylar içildi. Saat 23.00 sularında dernekten çıkılmış, Mahmut Bedir de evinin yolunu tutmuştu.
Ancak Türk’ün uyanışından ve asil bir öğretmenin dik duruşundan rahatsız olan karanlık odaklar, o gece pusudaydı. Saat 23.15’te, sokak ortasında gözü dönmüş komünist militanlar tarafından yolu kesildi. Kaleminden ve inancından başka silahı olmayan bu gencecik öğretmen, hainlerin açtığı kalleş ateş sonucu oracıkta şehadet şerbetini içti.
GÜNDER KÖYÜNDE EBEDİ NÖBET
Şanlıurfa’nın sokaklarına dökülen sadece bir öğretmenin kanı değil, Anadolu’nun yarım kalmış hayalleriydi. Mahmut Bedir’in aziz naaşı, bin bir çileyle okuyup gururu olduğu o küçücük Günder köyüne götürülerek toprağa verildi. O, evleneceği yaz mevsimini göremeden, vatanın kara sevdasına nişanlanmıştı.
"Mahmut Bedir; gündüzleri işçi, geceleri öğrenci, kara tahta başında ise sarsılmaz bir ülkü deviydi. O’nun Şanlıurfa sokaklarında dökülen kanı, yarım kalan düğününden vatanın istikbaline bırakılmış en şerefli çeyizdir."