"Bazı makamlar ateşten gömlektir; giyeni yakar ama karanlıkta kalan bir milletin yolunu ebediyen aydınlatır. Hacı Cuma Sani Tiryaki, üç evladının rızkı ile vatanın bekası arasında omuzlarına dağları yüklemiş korkusuz bir inanç abidesiydi."
NİZİP’İN CESUR YÜREĞİ: ESNAFLIKTAN HİZMET YOLUNA
Gaziantep’in Nizip ilçesinde doğup büyüyen, yöre halkının sevip saydığı dürüst bir esnaftı o. Çay Mahallesi'nde ikamet eden, evli ve üç çocuk babası Hacı Cuma Sani Tiryaki, işlettiği lokantasında sadece helal rızkını kazanmıyor, aynı zamanda çevresindekilere dostluk ve muhabbet ikram ediyordu. Ancak onun yüreğindeki sevda sadece ekmek teknesiyle sınırlı değildi; o, memleketinin dertleriyle dertlenen, İl Genel Meclis Üyesi olarak Gaziantep’e hizmet eden gerçek bir vatan sevdalısıydı.
ATEŞTEN BİR GÖMLEK: MHP NİZİP İLÇE BAŞKANLIĞI
O zorlu ve karanlık günlerde, milliyetçi bir duruş sergilemek cesaret isterdi. Hacı Cuma, inandığı kutlu davaya hizmet etmek için canını hiçe sayarak, şehadetinden sadece 2,5 ay önce MHP Nizip İlçe Başkanı olma onurunu ve ağır sorumluluğunu omuzladı.
Karanlık odaklar onun bu vakur duruşundan, Nizip’te bir kale gibi yükselişinden fena halde rahatsız olmuştu. Onu sindirmek ve yıldırmak için daha önce hem evine hem de dükkanına bombalı saldırılar düzenlenmişti. Fakat o, ne tehditlere boyun eğdi ne de inandığı yoldan bir milim geri adım attı.
LOKANTADAN EVE UZANAN SON YÜRÜYÜŞ
Takvimler Türk milliyetçileri için büyük bir anlam taşıyan 3 Mayıs 1979 tarihini gösteriyordu. Hacı Cuma Sani Tiryaki, günün yorgunluğunu ardında bırakarak helal lokmasını kazandığı lokantasını kapattı. Zihninde belki evlatlarının yüzü, belki de Nizip için yapacağı yeni çalışmalar vardı. En güvenli limanına, yuvasına doğru vakur adımlarla yürüyüşe geçti.
KORKAKLARIN KURDUĞU KALLEŞ TUZAK
Ancak onu mertçe, yüz yüze karşılamaya cesaret edemeyen devrimci solcu-bölücü örgüt mensubu caniler, sokakların karanlığına gizlenmişti. İnsanlıktan nasibini almamış bu karanlık güruh, evine gitmekte olan yalnız ve silahsız bir babaya kalleşçe bir pusu kurdu. Hainlerin silahlarından çıkan kurşunlar, Nizip’in bu cesur evladını hedef aldı.
Hacı Cuma Sani Tiryaki, evinin yolunda kanlar içinde yere yığılarak oracıkta şehadet şerbetini içti. Üç evladı yetim, Nizip sokakları ise öksüz kalmıştı.
GAZİANTEP’İN SÖNMEYECEK MEŞALESİ
O, makam ve mevki peşinde değil, vatanın bekası peşinde koşan bir Bozkurt’tu. Bombalara, tehditlere ve kalleş pusulara rağmen son nefesine kadar Nizip’te Türk-İslam ülküsünün bayrağını dalgalandırdı.
"Hacı Cuma Sani Tiryaki; bombaların ve tehditlerin yıldıramadığı, ancak kalleş bir pusuyla bedeni toprağa düşürülen bir devdir. O’nun adı, Nizip’in bağrında sarsılmaz bir teşkilat ruhu ve onur nişanesi olarak sonsuza dek yaşayacaktır."