"Bazı yürekler, en buhranlı günlerde etrafına sabır ve itidal aşılayan birer liman, hain namluların karşısında ise bükülmez birer irade kalesidir. Mehmet Güler, ellerinin nasırıyla ekmeğini kazanan, sarsılmaz imanıyla ülküdaşlarına abilik yapan vakur bir neferdi."
KARTAL’IN GÜVENLİ LİMANI: ALIN TERİ VE SEVGİ OCAĞI
İstanbul’un Kartal ilçesinde ikamet eden, dürüstlüğü ve babacan yapısıyla tanınan bir vatan evladıydı o. Mehmet Güler, ekmeğini inşaatlarda harç kararak, tuğla dizerek, alnının akıyla kazanan şerefli bir işçiydi. O, sadece geçim derdinin değil, milletinin bekasının da sevdalısı olarak Ülkücü İşçiler Derneği’nin safında yer almıştı. Hareketin içinde fırtınalı günlerin yaşandığı o amansız dönemde, genç ülküdaşlarının her derdine koşar, maddi manevi yardımlarına yetişirdi. Sokakların tahriklere açık olduğu o karanlık günlerde, etrafına her daim sabırlı olmayı, temkinli ve vakur hareket etmeyi tembihleyen, davanın asil bir abisiydi.
CEVİZLİ’DE HAİN BİR BULUŞMA VE PUSUYA DÜŞEN DOST MECLİSİ
Takvimler 6 Haziran 1979 tarihini gösteriyordu. Mehmet Güler, inşaattaki ağır mesaisinin ardından Kartal Cevizli'deki Tabakhane mevkiinde bulunan ve evine oldukça yakın olan bir dükkâna uğramıştı. Bir tanıdığını, bir dostunu ziyaret etmek amacıyla orada mütevazı bir sohbete oturmuş, günün yorgunluğunu atıyordu. Zihninde her zamanki gibi emniyet, sabır ve memleketin selameti vardı.
KALLEŞÇE GELEN SALDIRI VE ŞEHADET ŞERBETİ
Ancak bir Ülkücü işçinin etrafına yaydığı o güven veren duruştan, vakur ahlakından fena halde rahatsız olan şer odakları sinsice iz sürüyorlardı. Mertçe ve yüz yüze çarpışmaya cesareti olmayan, insanlıktan zerre nasibini almamış 2 devrimci solcu-komünist militan, Mehmet Güler’in oturduğu dükkâna kalleşçe bir silahlı baskın düzenledi.
Hiçbir savunması olmayan, dost meclisinde misafir olarak oturan Mehmet Güler, hainlerin namlularından çıkan kalleş kurşunların hedefi oldu. Vücuduna isabet eden mermilerle ağır yaralanan bu yiğit dava adamı, dükkânın içinde oracıkta şehadet şerbetini içerek Hakk'ın rahmetine kavuştu.
KARTAL SOKAKLARINDA SÖNMEYECEK BİR ABİLİK NİŞANESİ
Mehmet Güler; inşaat iskelesindeki işçi tulumunun içinden sıyrılıp şehitlik kefenine bürünürken arkasında gözü yaşlı bir aile ama onun sabır ve metanet öğütlerini kulaklarına küpe yapan binlerce ülküdaş bıraktı. O, Kartal sokaklarında dürüstlüğe, haysiyete ve davaya olan sadakate kanıyla şahitlik eden sönmez bir abide oldu.
"Mehmet Güler; ülküdaşlarına sabrı tavsiye ederken kalleş bir pusuda şehadet rütbesine erişen bir iman devidir. O’nun Cevizli Tabakhane’de dökülen aziz kanı, Kartal’ın göğsünde ebediyen dalgalanacak şerefli bir istiklal bayrağıdır."