"Bazı ömürler vardır ki, yıllarca devlete ve millete sadakatle hizmet ettikten sonra gelen emeklilik günlerinde bile vatan nöbetini terk etmez, saçlarındaki aklarla davanın en vakur abidelerine dönüşür. Murtaza Topkaya, ömrünün son demlerinde bile sarsılmaz imanıyla kalleşliğe karşı dimdik duran çelikten bir iradeydi."
DEVLETE ADANMIŞ BİR ÖMÜR: KOCAELİ’DE BİR VAKAR ABİDESİ
Yıllarca memleketin dört bir köşesinde helal lokma ve hizmet peşinde koştuktan sonra emekliliğe ayrılmış, saçlarına ak düşmüş asil bir Anadolu evladıydı o. Murtaza Topkaya, ömrünün bu olgunluk döneminde İzmit’te ikamet ediyor, tecrübesi ve babacan tavırlarıyla çevresine örnek oluyordu. Pek çok insan emeklilik hayatını ununu eleyip eleğini asmak olarak görürken, o kalbindeki Türk-İslam ülküsünün sönmez meşalesini her yaştan gence aktarmayı, mukaddes davasının safında vakarla durmayı bir namus borcu bilmişti.
12 EYLÜL’E DOĞRU İZMİT SOKAKLARINDA SİNSİ TAKİP
Takvimler 7 Haziran 1980 tarihini gösteriyordu. Memleketin üzerine 12 Eylül askeri darbe karanlığının dalga dalga çöktüğü, sokakların hain pusular ve sinsi namlularla teslim alınmaya çalışıldığı en buhranlı günler yaşanıyordu. Murtaza Topkaya, İzmit’in o gerilimli ikliminde, yaşının verdiği ağırbaşlılık ve davasının kazandırdığı o eğilmez başla yürüyordu. Ancak onun milliyetçi duruşundan, ömrünü adadığı mukaddes değerlerden fena halde rahatsız olan şer odakları, bu emekli çınarın arkasından sinsice iz sürüyorlardı.
KALLEŞÇE GELEN SALDIRI VE HAKK’A YÜRÜYÜŞ
Mertçe ve yüz yüze karşı karşıya gelmeye cesaret edemeyen, gözü dönmüş karanlık militanlar, Murtaza Topkaya'yı yalnız ve savunmasız yakaladıkları o anı fırsat bildiler. İzmit sokaklarında kalleşçe düzenlenen silahlı saldırı neticesinde, namlulardan çıkan kahpe kurşunlar bu yaşlı çınarın mübarek bedenini hedef aldı.
Ağır yaralanan Murtaza Topkaya, ömrünü adadığı vatan toprakları üzerinde, kanıyla bir adanmışlık ve sadakat destanı yazarak oracıkta şehadet şerbetini içti. Yıllarca devlete hizmet eden o yorgun ama mağrur beden, rütbelerin en yücesine, "Şehitlik" makamına erişerek ebedi aleme göç etti.
İZMİT KÖRFEZİ’NDE SÖNMEYECEK BİR ÇINAR
Murtaza Topkaya’nın hayat hikâyesinin ve olay gününün satır aralarındaki teferruatları zamanın tozlu sayfalarında saklı kalsa da, onun İzmit sokaklarında akıttığı aziz kanı, davasına olan sadakatini ve vatan sevgisini anlatmaya fazlasıyla yetmektedir. O, arkasında başı eğik bir aile değil, katillerin asla silemeyeceği bir utanç vesikası ve onun bıraktığı yerden nöbeti devralan genç ülküdaşlar bıraktı.
"Murtaza Topkaya; saçlarındaki aklarla darağaçlarına, pusulara meydan okuyan, İzmit’te uğradığı kalleş bir saldırıda şehadet şerbetini içen bir iman çınarıdır. O’nun adı, Kocaeli’nin semalarında dalgalanan ay-yıldızlı bayrakta, sönmez bir onur mührü olarak ebediyen yaşayacaktır."