"Bazı ruhlar vardır; rızık peşinde koşarken, vatanın namusunu da omuzlarında taşır. Kemal Köse de o ruhlardandı."
KÖKLER VE İSTANBUL’A YÜRÜYÜŞ
O, Çankırı’nın çetin topraklarından beslenmiş, alın teriyle yoğrulmuş bir çiftçi ailesinin oğluydu. Kemal Köse, büyük şehrin karmaşasına, sadece maddi rızkı pevdinde koşmak için değil, inandığı Ülkücü imanı taşımak için gelmişti. İstanbul'un devasa silüetinde kaybolmayı reddetti. Bir meslek sahibi olmanın ötesinde, büyük bir davanın neferi olarak hayata tutundu. Çeşitli işlerde çalıştı, her damla teri, davasına olan sadakatini perçinledi.
BİR İDEALİN OCAKBAŞI
Sonunda, Hasköy Keçeci Piri Mahallesi’nde, sadece bir işletme olmayan, bir direniş ve düşünce ocağı haline gelecek olan kahvehanesini açtı. Bu mekân, bir ticaret hanesi değil, Milliyetçi ruhların toplanma yeri, idealistlerin nefes aldığı bir sığınaktı. Kemal Köse, bu ocağın sessiz gardiyanıydı. Onun kahvehanesi, karanlık günlerde dahi, davasına adanmış gönüllerin ışığının söndürülemediği bir mabetti.
O KARANLIK NİSAN GECESİ
26 Nisan 1980 gecesiydi. Takvimler, ülkenin en çalkantılı, en acımasız dönemlerinden birine işaret ediyordu. Saatler 01.00’ı gösterdiğinde, Kemal Köse, en güvendiği varlığı, kardeşi ile birlikte evine dönüyordu. Önder Sokak'ta, ideolojinin keskin kavgasıyla karşılaştılar. Sekiz komünist militan, sokakların duvarlarına kin ve nefret sloganlarını kazıyordu. O karanlık figürler, yalnızca duvarlara değil, milletin kalbine de hançer vurmak için yola çıkmıştı.
SON DİRENİŞ VE DESTANIN MÜHRÜ
Sekiz kişinin karşısında, sadece iki kardeşin dimdik duruşu vardı. Bu bir çatışmadan çok, bir inancın, ezici güce karşı son yürümesiydi. Kemal Köse, inançlarının bedelini ödemekten çekinmedi. Silahlı saldırı, kahramanın bedenini hedef aldı ve onu ağır yaraladı. O yara, sıradan bir kurşun yarası değil, milletin duvarlarına yazılan bir destanın başlangıcıydı. Ağır yaralı halde Şişli Çocuk Hastanesi’ne kaldırılsa da, kahramanlık görevi tamamlanmıştı. Kemal Köse, inancını canıyla mühürleyerek şehit düştü.
"26 Nisan 1980 gecesi, Kemal Köse düşerken, vatanın duvarlarına sadece slogan değil, ebedi bir Çankırı ruhu yazıldı."