"Bazı ruhlar 18 yaşını yaşla değil, adanmışlıkla ölçer. Onlar ki, davanın bayrağını en genç omuzlarda taşır; Mustafa Kemal Maraşoğlu da onlardan biriydi."
KIZILE BEYAZLA DİRENEN YÜREK
MUSTAFA KEMAL MARAŞOĞLU
Kayseri’nin o kutlu topraklarında filizlenen, 18 yıllık ömrüne koca bir destanı sığdırmış bir yiğitti o. Adı, milletinin kurtuluş meşalesiyle anılan bu genç kahraman, Mustafa Kemal Maraşoğlu’ydu. O sadece bir lise öğrencisi (Sümer Lisesi 2. Sınıf) değildi; o, Sümer mahallesinin sokaklarında yürüyen, yüreğinde vatan aşkını taşıyan, duruşu ve yaşantısıyla davanın bayrağını yükselten bir Ülkücüydü.
Henüz hayatının baharında olmasına rağmen, ülkücü teşkilatların gözdesi, umudu ve en parlak neferi olarak biliniyordu. Onun kısa hayatı, sıradan bir biyografi değil, inanç uğruna verilmiş bir yemindi.
İDEALLERİN GÖLGESİNDE
O, 1977 yılının o çetin fırtınasında, Kayseri’de milliyetçilik şuurunun sembolü haline gelmişti. Mesleği, gençlik ateşiyle yanmak; görevi, idealini korumaktı. Henüz 18 yaşındaydı, fakat kararlılığı asırlık bir çınar kadar derindi. Biliyordu ki, çıktığı yol aydınlık değildi, ama o, imanından aldığı güçle o karanlığın üzerine kararlılıkla yürümekte tereddüt etmedi.
O KARANLIK NİSAN GECESİ
Fedakârlığın bedelinin ödeneceği o mukadder gece, 6 Nisan 1977’de yaşandı. Saatler 23.00’ü gösterirken, davasının sıcak yuvası olan teşkilattan ayrılmış, evine doğru adımlarını atmaktaydı. Zaten kısa olan ömrünün son adımlarıydı bunlar.
Fakat alçaklık, pusuyu çoktan kurmuştu. İkiyüzevler Camii’nin hemen arkasında, milletin birliğini parçalamaya ant içmiş, ideolojik düşmanlığın karanlık temsilcileri onu bekliyordu. Komünist devrimci solcu dernek olan Lise-Der’in başkanı Yalçın Özcan tarafından, silahsız ve yalnız olduğu o an vurularak ağır yaralandı. Bu saldırı, yalnızca genç bir bedene değil, onun temsil ettiği bütün bir umuda sıkılmıştı.
YİRMİ GÜNLÜK DİRENİŞ VE SON NEFES
Vücuduna isabet eden hain kurşunlar, onu hemen teslim alamadı. Mustafa Kemal, Kayseri Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı; ancak yaraları çok derindi, mücadele büyüktü. Bu nedenle, hayat kervanı onu Ankara SSK Hastanesi’ne taşıdı. Tam yirmi gün boyunca, o 18 yaşındaki kahraman, canı pahasına hayata tutunmaya çalıştı. Bu yirmi gün, sadece bir tedavi süreci değil, davasına olan bağlılığının ve yaşam arzusunun destansı bir direnişiydi.
Fakat fani bedeni, davasının ağırlığını taşımaya devam edemedi. Bütün tıbbi imkânlar ve ülküdaşlarının duaları yetersiz kaldı.
26 Nisan 1977 günü, o mukaddes mücadele sona erdi. Mustafa Kemal Maraşoğlu, idealinin sönmez meşalesini ruhlara devrederek, 18 yaşında, şehitler kervanına katıldı. O, canını vatanın geleceği uğruna feda eden bir kahraman olarak tarihe adını kazıdı.
"Mustafa Kemal Maraşoğlu'nun yirmi günlük direnişi, bir neslin fedakârlık yeminidir. O, 18 yıllık ömrüyle, Türk Milliyetçiliğinin defterine kanla yazılmış, unutulmaz bir yiğitlik destanıdır."