"Bazı hayatlar sadece birer tarih değil, bir milletin vicdanına yazılmış ebedi bir yemindir."
RUHU TAŞIYAN İSİM: KİMLİĞİ VE YEMİNİ
O, idealizmin ve millet aşkının sarsılmaz bir timsaliydi: Ülkücü Şehit SEDAT KÜLLAÇ. Trabzon'un kadim topraklarında, Ortahisar'ın Konaklar mahallesinde doğdu. Kaderi, Karadeniz’in hırçın dalgaları gibi, vatan sevgisiyle çalkalanan 25 yıllık kısa ama muazzam bir ömür olacaktı. O, sadece bir birey değil, Türk Milliyetçiliği davasının göğsünü siper eden, adını ülkü yoluna adamış bir yiğitti.
BİLİMİN SAVAŞÇISI: ÖĞRETMENLİK VAZİFESİ
Sedat Küllaç, en tehlikeli cephede, genç zihinlerin kalbinde görev yaptı. Fatih Lisesi'nin koridorlarında, tebeşir tozu ve idealist ruhuyla geleceği inşa ediyordu. O, sadece matematiğin kesin kurallarını değil, aynı zamanda milli duruşun da kesin hesabını öğreten bir meşaleydi. Henüz 25 yaşındaydı; hayatının baharında, önünde nice nesiller yetiştirme hayali varken, karanlık dönemin rüzgârları bu genç öğretmeni hedef aldı.
1980'İN KARANLIK DUVARI VE SON ADIM
Yıl 1980’di. Ülkenin üzerine kara bir gölge düşmüş, cepheler sokaklara taşınmıştı. Sedat Küllaç, mesleğini icra ederken, idealist duruşunun bedelini ödemeye kararlıydı. Ve o karanlık güne şahitlik eden tarih: 23 NİSAN 1980. Çocuklara ve egemenliğe adanmış bu kutlu günde, bir öğretmen, nefretin ve yıkımın karşısına dikildi.
23 NİSAN’DA VURULAN YÜREK
Olay Günü’nün detayları, bir kahramanın kararlılıkla yürüdüğü son anı fısıldar. Karadeniz Teknik Üniversitesi çevresinden çıkan, ideolojik kinle bilenmiş bir komünist militan, hain bir pusu kurdu. Hedef; Sedat Öğretmen’in vatanperver yüreğiydi. Silahlı saldırı gerçekleştiğinde, Sedat Küllaç ağır yaralanarak yere düştü. O an, bir fikrin silahlı şiddetle karşılaşma anıydı. O kanlı yaranın ağırlığı altında dahi, davasına olan bağlılığı sarsılmadı.
NUMUNE HASTANESİNDE VERİLEN SON NEFES
Ağır yaralı olarak Trabzon Numune Hastanesi'ne kaldırıldı. Orada, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide kahramanca bir mücadele verdi. Ancak, menfur saldırının derinliği ve karşılıksız nefretin açtığı yara, 25 yaşındaki bu yiğit öğretmenin dayanma gücünü aştı. Kurtarılamadı. O, sadece bir can vermedi; genç bir matematik öğretmeni, en büyük dersini, fedakârlık dersini vererek ŞEHİT oldu. Şehadeti, Trabzon’u yasa boğdu.
KONAKLAR’DAKİ EBEDİ UYKU
Sedat Küllaç’ın aziz naaşı, doğduğu topraklara, Konaklar’daki aile kabristanına getirildi. Trabzon’un toprağı, yetiştirdiği bir kahramanı, 23 Nisan 1980’de sonsuza dek kucakladı. O, ideal uğruna gözünü kırpmadan ölüme yürüyen, gençliğinin baharında bayrağı devreden bir meşale olarak tarihe geçti. Adı, Türk milletinin hafızasında, zulme karşı duruşun ve ölümsüz sevginin nişanesi olarak mühürlendi.
"O, bir ders saatini değil, bütün bir hayatı vatanına feda etti; adı, 23 Nisan 1980'in bitmeyen destanıdır."