"Bazı ruhlar, toprağa düşmek için değil, o toprağı kanlarıyla mühürlemek için doğar. Onların adımları, kaderin yazdığı destanın ilk dizesidir."
KILIÇARSLAN SOYUNUN YEMİNİ
Adı: Emin Kılıçarslan. O, sadece bir birey değil, Ağrı’da Türk Milliyetçiliği davasının kalesi olan bir ailenin mirasçısıydı. Gençliğin ve geleceğin omuzlarına yüklendiği 1980 yılının karanlık günlerinde, omuzlarında taşıdığı bu kutsal kimlik, aynı zamanda bir kahramanlık nişanıydı: Ülkücü Şehit. Ağrı toprağında doğdu, bilinci bu toprağın davasıyla şekillendi. Hayatının amacını, mesleğinden çok daha yüce bir yerde konumlandırmıştı.
BİR HAFTALIK YAS VE VAZGEÇMEYİŞ
Kılıçarslan adını taşıyan bu kahramanlık silsilesinde, omuzlarına en ağır yük bir hafta önce binmişti. Amcası, Ağrı İl Başkanı Ülkücü Şehit Mustafa Kılıçarslan, davası uğruna şehadet şerbetini içmişti. Emin’in yüreği, henüz dinmemiş bir yasın ağırlığını taşıyordu. O günlerde geri çekilmek, korkuya yenilmek kolaydı. Ancak Emin, amcasının düşen bayrağını yerden alma yemini etmişti. MHP Ağrı İl Gençlik Kolları yönetimindeki görevi, onun için sadece bir unvan değil, amcasının boşalan makamında davanın sarsılmazlığını temsil eden bir duruştu.
AĞRI SOKAKLARINDA SON KARARLILIK
Takvimler 20 NİSAN 1980’i gösteriyordu. Ağrı’nın üzerindeki sis, hain pusularla koyulaşmıştı. Emin Kılıçarslan, yanında sarsılmaz bir ülküdaşıyla birlikte, günlük hayatın ortasında, ancak ölümün kol gezdiği bir güzergâhta ilerliyordu. Hedef gösteren bir yürüyüş değildi bu; bu, korkmayan bir adamın, davasından asla vazgeçmeyeceğinin sessiz ilanıydı. Ağrı Belediye İşletme binasının önünden geçiyorlardı.
ATEŞ ÇEMBERİ VE EŞSİZ FEDAKÂRLIK
Ve sonra, karanlığın içinden, kahpeliğin en net sesi duyuldu. İşletme binasının siperlerinden üzerlerine hain bir ateş açıldı. Bu, bir çatışma değil, kurulan alçak bir pusu, kararlılığa sıkılmış bir kurşundu. Emin ve yanındaki ülküdaşı, yürüdükleri o vatan toprağına, hayatlarının en yüce anında düştüler. Kanları, Ağrı toprağını mühürledi.
O an, tarihin ve davanın şahidi oldu.
ŞEHİTLER KERVANINA KATILAN SON YÜREK
Emin Kılıçarslan, 20 Nisan 1980 günü, vatan için can verenler kervanına katılırken, yalnız değildi. O, amcası Ülkücü Şehit Mustafa Kılıçarslan’ın hemen yanı başına, aynı yüce amaç için can veren ülküdaşları arasına katıldı. O toprağın şehadetiyle kucaklaşması, sadece bir son değil; 1980’lerin o zorlu mücadelesinde genç bir kahramanın, davasını canıyla onaylayışıydı.
"O, sadece bir isim değildi; 20 Nisan 1980’de Ağrı’da, acısını yüreğine gömüp, amcasının izini takip ederek ölüme yürüyen sarsılmaz imanın ve kahramanlığın ta kendisiydi."