"Bazı ölümler, sadece bir son değil; milletin kalbinde açılan, bir ülkü uğruna verilen yeminin ebedi olduğu bir cephedir."
YÜREĞİ ISPARTA'DAN DOĞAN YİĞİT
O, sadece bir isim değildi; bir inancın, bir davanın 25 yıllık ömrüne sığdırılmış sarsılmaz timsaliydi. Kadir Dişçi, ruhunu Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesine bağlı Çarıksaraylar Beldesi'nin bereketli topraklarından almıştı. Milliyetçi ve Ülkücü kimliği, onun sadece kimlik kartında yazan bir sıfat değil, hayatının pusulasıydı. O, fırtınanın ortasında duran, rüzgâra yön veren bir adanmışlık ruhuna sahipti.
BİR YUVANIN GÖLGESİNDE BİR DEVLETİN NÖBETİNDE
Kadir Dişçi, henüz hayatının baharında, 25 yaşında bir aile reisiydi; evliydi ve gözünün nuru bir çocuğu vardı. Bir yandan eşinin ve evladının huzuru için çabalarken, diğer yandan ülkenin bekası için omuzlarına aldığı ağır yükü taşıyordu. Mersin’in Tarsus ilçesi Emniyet Amirliği'nde, adaletin tesis edildiği adli ve infaz bürosunda polis memuru olarak görev yapıyordu. Yaşadığı yer bile bir duruştu; Ülkücülerin çoğunlukta bulunduğu Gaziler Mahallesi, Atatürk Bulvarı’nda ikamet ediyordu. O, sadece bir memur değil, Pol-Bir üyesi olarak, hem üniformasının hem de ideallerinin gerektirdiği cesareti her an kuşanmış bir vatan evladıydı.
KARANLIĞIN KALKMAYA ÇALIŞTIĞI ŞAFAK
1980 yılının o zorlu ve kanlı günleriydi. Ülke, kirli hesapların ve bölücü tehditlerin gölgesindeydi. Tarsus ve çevresinde, kanlı terör örgütleri, devletin otoritesini yok sayarak kendi karanlık alanlarını yaratma peşindeydi. Bu örgütlerin en büyük amacı, Tarsus Bolatlı Köyü’nü zorla ‘kurtarılmış bölge’ haline getirerek devleti teslim almaktı. Polis Memuru Kadir Dişçi, bu tehdidin tam ortasında, her gün canı pahasına görevine devam ediyordu. O, bu karanlığın yayılmasına izin vermemek adına, sadece gücünü değil, ruhunu da ortaya koyan bir kahramandı.
13 MART 1980: VAZGEÇİLMEYEN SON DURUŞ
Takvimler 13 Mart 1980 Perşembe gününü gösteriyordu. Saatler 17.30 sıralarını vurduğunda, Kadir Dişçi, Tarsus Bolatlı Köyü ile Fahrettin Paşa Mahallesi'ni ayıran o kanalda, bir belediye otobüsünden indirildi. İşte orada, yolun sonunda değil, karanlığın kalbinde son imtihanı onu bekliyordu.
Dev-Yol terör örgütüne mensup, Bay soyisimli eli kanlı bir militan tarafından hedef alındı. O an, bir polis memuruna sıkılan kurşun, sadece 25 yaşındaki bir bedenini değil, Bolatlı Köyü'nü teröre teslim etmeye çalışanların hayalini de hedef almıştı. Kadir Dişçi, inancından zerre taviz vermeden, tehdidin karşısında dimdik durdu ve devlete olan sadakatinin bedelini en yüce makam olan şehadetle ödedi. O, hainlerin ‘kurtarılmış bölge’ hayaline karşı duran, son nefesiyle bile vatanı savunan sarsılmaz bir kale oldu.
EBEDİ MİRAS
O gün, o kanalda, sadece bir hayat sonlanmadı; bir destan başladı. Kadir Dişçi'nin mübarek naaşı, doğduğu topraklara, Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesine bağlı Çarıksaraylar beldesine taşındı ve vatan toprağına emanet edildi.
O, 25 yıllık kısacık ömrüne, bütün bir milletin geleceğini adadı. Şehadetinin üzerinden yıllar geçse de, adı ve kahramanlığı, o zorlu günlerin neferlerinin fedakârlığının en görkemli nişanesi olarak yaşamaya devam edecektir.
"Bir ülkü uğruna can verenler ölmez; onlar toprağın altına değil, milletin vicdanına gömülür."