"Bazı yiğitler, ömürlerinin her anını, adını dahi bilmedikleri yarınlara bir borç bilerek yaşarlar. Onların yürüyüşü, sıradan bir hayat yolculuğu değil, destansı bir adanmışlıktır."
ADANA'DAN YÜKSELEN SES: KİMLİĞİ VE YÜREĞİNİN YAZGISI
Adı; BAYRAM NURİ ÖZYILDIRIM. Soyadı; tarihin o çalkantılı döneminde cesaretin simgesi olacaktı. O, bir Türk Milliyetçisi Ülkücü Şehitti.
Doğduğu topraklar, şehadetine de tanıklık etti: Adana. Hayatının yirmi dokuzuncu baharında, kader çizgisini ülkücü mücadele uğruna çizecekti. Bir nakliyeci, bir esnaf onurunu taşıyan genç bir adamdı o. Ticaret Lisesi’nden mezun olduktan sonra, sadece babasına destek olmakla kalmadı; memleketinin geleceğine de omuz vermeyi seçti. İkamet ettiği Zillidede Mahallesi, onun hem yuvası hem de mücadelesinin karargâhıydı.
MÜCADELEYLE YOĞRULAN BİR HAYAT
Bayram Nuri Özyıldırım, sadece teşkilatın bir üyesi değildi; ülkücü davanın temellerini bizzat atan, o zorlu kuruluş sürecinde en ön safta görev alan bir öncüydü. O, tehlikeden kaçmak yerine, inancının gerektirdiği ateşe yürüyenlerdendi.
Vatan sevgisiyle attığı adımlar, onu karanlık güçlerin hedefi haline getirdi. Daha önce komünist militanların alçakça saldırılarına karşı koymuş, inancını korumak için silahlı çatışmalara girmekten çekinmemişti. Bu cesareti yüzünden hürriyetinden mahrum bırakılmış, demir parmaklıklar ardına atılmıştı. Fakat dava aşkı ve haklılığı, onu yeniden serbest bıraktı. O biliyordu ki, kurtuluş sadece mahpushaneden çıkmakla değil, mücadeleyi yeniden kucaklamakla mümkündü.
KARARLILIĞIN SON ADIMI
Yıl 1980’di. Türkiye'nin üzerinde kâbus bulutlarının dolaştığı, sokakların kanla sulandığı bir dönem. Bayram Nuri Özyıldırım, bütün bu tehlikelere rağmen davasından zerre kadar sapmadı.
12 Mart 1980, onun Zillidede Mahallesi'ndeki son yürüyüşünün tarihi oldu. Yanında, aynı ideallere adanmış bir ülküdaşı vardı. İkisi de, evlerinin yakınlarındaki o sokaklarda yürüyorlardı; belki yorgunluklarını atmak, belki geleceği konuşmak için. Ancak onlar sadece bir sokağa değil, yazgılarının değişeceği o kritik ana doğru ilerliyorlardı.
ZİLLİDEDE'DE KURULAN PUSU VE SON YÜKSELİŞ
O günün detayları, o son anın dehşeti, tarihin sisli perdesi ardında kalmıştır. Ancak bilinen bir gerçek vardı: Karanlık, yine en beklemedikleri anda harekete geçti.
Zillidede mahallesinde, evlerine bu kadar yakın bir noktada, komünist militanlar haince bir pusu kurdular. Kahpe kurşunlar, inanç uğruna atılan bir yüreği hedef aldı.
Bayram Nuri Özyıldırım, o anda tereddüt etmeden, kararlılıkla yürüdüğü yolda, bir kez daha canını ortaya koydu. O pusudan sadece ağır yaralı ülküdaşı kurtulabildi. Ama 29 yaşındaki Bayram Nuri, yere düşmedi; en yüksek makama, şehadete yükseldi. O, canını vererek, inandığı davanın ölümsüz meşalesini yaktı.
"Bayram Nuri Özyıldırım, sadece bir nakliyeci değildi; o, 12 Mart 1980'de Adana topraklarına düşen ve bütün bir ülküye yol gösteren ebedi bir ışık oldu."