"Bazı hayatlar uzun yıllarla değil, cesaretin ateşinde yanan 18 baharla ölçülür. Bekir Tosun, işte o kısa ama destansı ömrün adıdır."
KİMLİĞİ VE KÖKLERİ
O, kadim medeniyetlerin beşiği, destanlar diyarı Gaziantep’in sarsılmaz ruhundan doğmuştu. Yavuzeli İlçesi’nin Hacımallı Köyü’nden yükselen bir fidan, Bekir Tosun. Yüreğinde taşıdığı Türk Milliyetçiliği ideali ve ülkücü duruşu, onu henüz çok genç yaşta, geleceğin meşalesi olmaya adadı. O, sadece bir birey değil, zorlu bir dönemin inanç kalesinin temel taşlarından biriydi.
ADANMIŞ RUH: ÇİFT CEPHELİ MÜCADELE
Henüz 18 yaşındaydı. Ancak omuzlarına yüklediği sorumluluk, yaşıtlarının taşıyabileceğinden çok daha ağırdı. Bekir, hem manevi ilmin peşinde Kuran kursu sıralarında oturuyor, hem de helal rızkın peşinde Hilal İplik fabrikasında bir işçi olarak çalışıyordu. Hayatın çetin koşullarına karşı dururken, ruhunu da ışıkla beslemeye çabalayan bu genç yiğit, nefsine ve çağına karşı çift cephede mücadele ediyordu. Onun hayatı, bir gencin adanmışlık yeminiydi; vatan sevgisini ilimle, çalışkanlıkla ve yüksek ahlakla birleştirmişti.
YÜREĞİNİN SON YÜRÜYÜŞÜ: O KARANLIK 06:30
Takvimler 01 Mart 1979 Perşembe sabahını gösteriyordu. Şafak, Gaziantep semalarında henüz tam anlamıyla sökmemişti. Saatler 06.30’u gösterdiğinde, Girne Semti Çıksorut mahallesinde, kırılmaz bir inançla atılan adımlar, son kez evine doğru ilerliyordu.
Burası bir savaş alanı değildi; burası, Bekir’in yuvasına sadece 500 metre kala, hainliğin ve karanlığın kurduğu pusuydu. Komünist militanlar, 18 yaşındaki bir işçiyi, bir talebeyi hedef alacak kadar alçak bir plan yapmışlardı. O gün, namlunun ucunda sadece bir can değil, milletin geleceğe dair umutları vardı.
01 MART 1979: SON NEFES VE DESTAN
Silah sesleri, sessiz sabahı yırtıp geçti. Pusuya düşürülmesine rağmen, Bekir Tosun’un duruşu sarsılmadı. Vücuduna saplanan namert kurşunlar, onu ölümcül şekilde yaraladı. O, kalbi vatan sevgisiyle çarpan bir yiğit olarak, düştüğü toprağı adeta son bir kez kucakladı.
Yaralı halde kaldırıldığı hastanede, hekimlerin tüm çabalarına rağmen, gençliğin ve adanmışlığın sembolü olan bu yürek durdurulamadı. Bekir Tosun, 01 Mart 1979 günü, inançları uğruna şehadet mertebesine erişti. 18 yıllık kısa ömrüne, sonsuza dek sürecek bir kahramanlık sığdırdı. Cenazesi, doğduğu toprakların şahitliğinde, Hacımallı Köyü’nde toprağın asil koynuna emanet edildi.
"Bekir Tosun’un 18 yaşında bıraktığı iz, sadece bir ölüm tarihi değil; bir milletin, en genç neferinin bile davası uğruna nasıl yürüyebileceğinin, kanla yazılmış ebedi dersidir."