EKİM AYI ŞEHİTLERİ | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET PEKTAŞ 11 EKİM 1995 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ZEKİ ŞİRELİ 12 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET SALİH DURMAZ 13 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MESUT YERGİN 14 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL ÖZDEMİR 14 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA İŞLER 15 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET TOPAL 16 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ELALDI 16 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA BARAN 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET ALİ ÖZKAN 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BAYRAM BAYRAKTAR 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL BEŞİKTAŞ 16 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ EROL TÜRKMEN 16 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TEVFİK SEÇİLMİŞ 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ŞAHİN 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET REMZİ ASLANGÖZ 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MİTHAT YAŞAR 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CENGİZ ÖZDEMİR 17 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BEKİR ÇİFTER 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YILMAZ TAŞKIN 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT HALİT AVCI 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞAHİN EKERBİÇER 18 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SELAHATTİN FARUK SEVİNÇ 19 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İSMAİL İKİZ 19 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ERDAL VAHAPOĞLU 19 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ OSMAN AĞAR 19 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HİDAYET SERT 20 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YALÇIN BORA 20 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEYFİ GÜLER 20 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ABDULKADİR KARAKİMSELİ 20 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İBRAHİM YARALI 20 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ EROL GOCUK 20 EKİM 1979 | ARSLAN DEMİR 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALİ RIZA BELDÜZ 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ERDAL ÇOR 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET TEVFİK PAMPAL 22 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CUMA KARABULUT 22 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSEYİN YAVUZ 22 EKİM 1993 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HİKMET YILDIRIM 23 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAMER ÖZDEMİR 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT ŞERAFETTİN KARCI 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AYHAN İNAL 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÖMER ATILGAN 26 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT MİTHAT BOZKURT 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ABDULBAKİ ÖZSİMİTÇİ 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT YAŞAR BOSTANCI 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİL YAVUZ 27 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İRFAN GÜVERCİN 27 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÖMER FARUK ÖZKAN 27 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AZİZ(ABDULAZİZ) KARABAĞ 27 EKİM 1992 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET YİĞİT 28 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİS ÖZTÜRK 28 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET KURNAZ 29 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET SALİH GÜÇLÜ 30 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞENER KAMİL ÖZTÜRK 30 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSEYİN ÇELİK 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİŞÜKRÜ HOŞCAN 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA HAYAT 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEZAİ GÜNDOĞDU 1 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ALEMLİOĞLU 1 EKİM 1981 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALAATTİN GÜNDÜZ 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET ÇELİK 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CİHAN BUDAK 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET METİN OLGAÇ 3 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ RECEP HAŞATLI 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA HAŞATLI 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSNÜ TEPE 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ADNAN ÇETİN 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BAYRAM BULUT 4 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAHİR FİDAN TEK 4 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİL BAYBARS 5 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEZAİ GÜNGÖR 5 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET YOLAÇ 5 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HABİB DURMUŞ 5 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ NURETTİN DURMUŞ 5 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA AYDIN 6 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AKIN ATALAY 7 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMALETTİN GÜÇLÜ 7 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞERAFETTİN AKBAŞ 7 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ARSLAN BAYSAL 8 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YUSUF YEKELER 8 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CEVAT ŞAHİN 8 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA PEHLİVANOĞLU 8 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KAMİL SUNCAK 9 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALİ ÜREN 10 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAHİR ÖZYAZGAN 10 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SÜLEYMAN TÜMAY 10 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL TAŞÇIOĞLU 11 EKİM 1975 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN SARIKAYA 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TACETTİN KÖSRETAŞ 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CELAL DEMİR 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SELAMİ DURMUŞ 11 EKİM 1981 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ADNAN ÜNVER 11 EKİM 1995 | EKİM AYI ŞEHİTLERİ

ÜLKÜCÜ ŞEHİT FIRAT ÇAKIROĞLU

ÜLKÜCÜ ŞEHİT FIRAT ÇAKIROĞLU
  • ŞEHİT OLDUĞU TARİH: 20 ŞUBAT 2015
  • ŞEHİT EDİLDİĞİ YER: İZMİR
  • DOĞDUĞU YER: KONYA-AKŞEHİR
  • MESLEĞİ: ÖĞRENCİ
PAYLAŞ f 𝕏 W

🕊️ RUHUNA FATİHA VE YASİN OKU

Şehidimizin aziz ruhu için aşağıdaki duaları dinleyebilirsiniz.
Başlattığınız an "Okundu" sayısına işlenecektir.

📖
FATİHA SURESİ Şimdiye kadar 12 kişi okudu
📖
YASİN SURESİ Şimdiye kadar 8 kişi okudu

"Bazılarının yazgısı, bir ülküye can olmak, bir duruşa son nefes olmaktır. Fırat’ın hayatı, tarihin kitaplarında değil, cesaretin kalbinde yazıldı."

I. AKŞEHİR'DEN EGE'YE UZANAN İDEALİN TOHUMLARI

1 Ocak 1991’de, tarihin ve bilginin köklü diyarı Konya-Akşehir’de, bir öğretmen annenin yüreğinde yeşeren bir fidandı Fırat. Hayat yolculuğu erken yaşta zorluklarla sınandı. Annesinin tayini nedeniyle çocukluğunun altı senesini Diyarbakır’ın taş sokaklarında, ilkokul çağlarını o kadim topraklarda geçirdi. Ardından, gençliğinin ilk adımlarını atarken Almanya'nın disiplinli ortamına, ortaokul sıralarına taşındı. Lise yıllarını ise doğduğu toprakların mirasına dönerek Akşehir’de tamamladı.

Okumayı, öğrenmeyi ve geçmişin derinliklerini keşfetmeyi bir görev bilen bu genç idealist, üniversiteyi ikinci denemesinde kazandı. Seçimi, bir tesadüf değil, bir adanmışlıktı: Tarih Bölümü. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne kayıt olduğunda, bu tercihi sadece bir öğrencilik kariyeri değil, geleceğe atılacak bir imza olarak görüyordu. Öylesine çalışkandı ki, bölüm birincisi olarak parladı. Amacı sadece öğrenmek değil, öğretmekti; bu yüzden Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde geleceğin mimarı olmak için "Pedagojik Formasyon" derslerine dört elle sarıldı.

II. ÜLKÜ OCAKLARINDA YÜKSELEN BAYRAK

Fırat Çakıroğlu, sadece dersliklerin parlak öğrencisi değildi; bir davanın onurlu temsilcisiydi. Son bir seneden beri, Ege Üniversitesi Ülkü Ocakları Temsilcisi olarak, omuzlarında büyük bir sorumluluk taşıyordu. Kampüs, bilimin yuvası olması gerekirken, içeriden ve dışarıdan gelen tehditlerle kuşatılmıştı. PKK'nın gençlik yapılanması olan YDG-H yandaşları, baskılarını ve karanlık saldırılarını artırarak üniversitenin huzurunu bozmaya başlamıştı.

Fırat, bu tehdit çemberine rağmen, inancından zerre kadar taviz vermedi. O, bilginin ışığını ve ülkücü duruşun onurunu üniversitenin tam ortasında ayakta tutan sarsılmaz bir kale idi.

III. SON DERS VE SON DİRENİŞ

20 Şubat 2015 Cuma günü, takvimler tarihin kanlı bir sayfasını açmaya hazırlanıyordu. Fırat, o gün, öğretmenlik hayaline giden yolda son adımlarını atıyordu; Eğitim Fakültesi'ndeki "Pedagojik Formasyon" dersinden henüz çıkmıştı. Ancak kampüsün kuytu köşelerinde karanlık bir plan hazırlanmaktaydı.

Edebiyat Fakültesi yakınındaki kafeye sızan birkaç pusu kurucu, çevredeki YDG-H grubuna haber saldı. Düşman, hazırlıklıydı. Parke taşları, ağaçlıklar arasından gizlenen sopa ve demir çubuklar, soda şişeleri… Tüm bu şiddet araçları toplanmış, Fırat’ın mensubu olduğu grubu beklemekteydi.

Saat 16:54'te, hain saldırı başladı. Nurullah Semo adlı zanlı, taş ve soda şişelerini fırlatarak barışçıl duruşa saldırdı. Kavga çıktı. O an, Fırat Çakıroğlu, yalnızca arkadaşlarını değil, üniversitenin onurunu da savunuyordu. İddianamede açıkça belirtildiği gibi, Fırat'ın elinde hiçbir kesici veya delici alet bulunmuyordu. O, sadece yüreğiyle, imanıyla ve çıplak elleriyle direniyordu.

IV. FEDAKÂRLIK VE İHANETİN GÖLGESİ

Nurullah Semo, adice bir hamleyle, Ege Cafe'nin mutfağından aldığı ekmek bıçağını Fırat'a yöneltti. Bir fedakârın göğsüne ve kasıklarına inen bu bıçak darbeleri, sadece bir genci değil, geleceğin öğretmenini de hedef alıyordu. Fırat, iki bacağı, kasığı ve göğüs boşluğundan olmak üzere tam beş yerinden ağır yara aldı.

Burada, kahramanlığın en acı ve en trajik kısmı başlar. Ağır yaralanan, kanlar içinde kalan Fırat'ın bir an evvel hastaneye yetiştirilmesi gerekiyordu. Ancak ülküdaşlarının ifadelerine göre, yaralı kahramanı arabalarına almadılar; bir can kurtarma çabası dahi engellendi. Ambulans, acımasız bir gecikmeyle geliyordu. Bu gecikme, bu engel, o günkü ihanetin en derin yarası oldu.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yapılan tüm hayatta tutma çabalarına rağmen, Fırat’ın çileli yüreği, 20 Şubat 2015'te sonsuza dek durdu. O, sadece bir öğrenci olarak ölmedi; bir ülküye ve adanmışlığa canını feda eden bir Şehit olarak tarihe geçti.

V. ŞEHADETİ VE SONSUZ DİRENİŞ

Fırat Çakıroğlu, hayatının en verimli çağında, bilimin ışığında bir öğretmen olmayı hayal ederken, karanlığa karşı verdiği mücadelede düştü. O, elinde kalem varken bıçağa karşı durdu. O, sessiz kalmayı reddettiği için susturuldu.

Ancak, bir kahramanın ölümü, onun davasını bitirmez; tam tersine, onu ölümsüzleştirir. Fırat, sadece yirmi dört yıllık kısa ömrüyle değil, son anındaki kararlılığıyla, fedakârlığıyla ve adanmışlığıyla, geleceğin nesillerine "Ülkü nedir, duruş nasıl olmalıdır?" dersini kanıyla yazmıştır.

"O, bedenini siper ederek bir duruşu ebedi kıldı. Geciken ambulanslar, engellenen yardımlar, bıçağın soğukluğu ve ihanetin gölgesi dahi, onun yazdığı son dersi silemedi: Tarih, fedakârların cesaretiyle başlar."

← Ana Sayfaya Dön