"Bazı hayatlar, sadece yaşadıkları döneme değil, uğruna can verdikleri ülküye mühürlenir."
KİMLİĞİ VE YÜKLENDİĞİ MİRAS
Iğdır'ın bereketli topraklarında, Melekli ilçesinde doğdu. Köklerinin bağlı olduğu bu kutsal coğrafyayı yüreğinde bir sancak gibi taşıdı. O, sadece bir eş ve iki evladın şefkatli babası değildi; o, aynı zamanda milli davanın çelikten bir neferi, Iğdır'da köylere umut taşıyan bir ışıktı. ÜLKÜ-KÖY Derneği'nin başkanı olarak, MHP Kars İl Yönetim Kurulu üyesi sıfatıyla, sadece siyasetin değil, toplumsal dayanışmanın da en ön saflarında görev almıştı. Necmettin Yıldız, hayatını adadığı değerler için evinin sıcaklığını arkasına bırakmayı göze almış bir kahramandı.
BİR KAHRAMANIN ADANMIŞLIĞI: 1980 KUŞATMASI
Takvimler 15 Şubat 1980'i gösteriyordu. Bu tarih, vatanperverliğin ağır bir bedelle ödendiği, karanlık ideolojilerin kardeşlik bağlarını çözmeye çalıştığı bir dönemin tam kalbiydi. Necmettin Yıldız, o kuşatma altında, tehditlere boyun eğmek yerine, davasının bayrağını Iğdır'da daha da yükseğe taşıdı. Onun başkanlığı, sadece bir makam değil, zulme karşı bir direniş kalesiydi.
O SON AKŞAM VE VEDA YOLCULUĞU
Fedakârlıkla geçen uzun bir mesai gününün ardından, Necmettin Yıldız, kader ortağı olan ülküdaşları Kemal Erkut ve Seyfettin Türkeli ile birlikte dernek binasından ayrıldı. Yorgun ama onurlu adımlarla evlerinin yolunu tutuyorlardı. Onların tek suçu, inançlarını ve vatan sevgilerini dimdik ayakta tutmak, bu uğurda hizmet etmekti. Ancak bu, son adımları olacaktı.
PUSU VE SON DİRENİŞ
Depo durağı, o gece vatanın pusuya düşürüldüğü bir ihanet mahalline dönüştü. Pusuyu kuranlar, milletin birliğine kastetmiş komünist militanlardı. Saklandıkları yerden çıkan katiller, karanlığı kurşunlarla deldi. Bu menfur saldırıda, ülküdaşları Kemal Erkut ve Seyfettin Türkeli ağır yaralanarak kanlar içinde kaldılar.
Ancak Necmettin Yıldız, o mermi yağmuru altında tereddüt etmeden, davası için kendini siper etti. O an, bir liderin son vazifesini yerine getirdiği, bedenini toprağa feda ederek ülküye bir hayat daha kattığı andı. Necmettin Yıldız, Iğdır'ın soğuk şubat gecesinde, olay yerinde şehadet mertebesine erişti. O, sadece ölmedi; bir feda meşalesi yakarak, kendisinden sonra gelecek nesillere cesaretin ve davanın asla terkedilemeyeceği mesajını kanıyla yazdı.
"15 Şubat 1980 gecesi Iğdır toprağına düşen her damla kan, Necmettin Yıldız'ın sonsuzluğa uzanan sarsılmaz yeminidir."