EKİM AYI ŞEHİTLERİ | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞENER KAMİL ÖZTÜRK 30 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSEYİN ÇELİK 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİŞÜKRÜ HOŞCAN 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA HAYAT 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEZAİ GÜNDOĞDU 1 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ALEMLİOĞLU 1 EKİM 1981 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALAATTİN GÜNDÜZ 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET ÇELİK 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CİHAN BUDAK 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET METİN OLGAÇ 3 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ RECEP HAŞATLI 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA HAŞATLI 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSNÜ TEPE 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ADNAN ÇETİN 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BAYRAM BULUT 4 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAHİR FİDAN TEK 4 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİL BAYBARS 5 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEZAİ GÜNGÖR 5 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET YOLAÇ 5 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HABİB DURMUŞ 5 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ NURETTİN DURMUŞ 5 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA AYDIN 6 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AKIN ATALAY 7 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMALETTİN GÜÇLÜ 7 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞERAFETTİN AKBAŞ 7 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ARSLAN BAYSAL 8 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YUSUF YEKELER 8 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CEVAT ŞAHİN 8 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA PEHLİVANOĞLU 8 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KAMİL SUNCAK 9 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALİ ÜREN 10 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAHİR ÖZYAZGAN 10 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SÜLEYMAN TÜMAY 10 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL TAŞÇIOĞLU 11 EKİM 1975 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN SARIKAYA 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TACETTİN KÖSRETAŞ 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CELAL DEMİR 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SELAMİ DURMUŞ 11 EKİM 1981 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ADNAN ÜNVER 11 EKİM 1995 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET PEKTAŞ 11 EKİM 1995 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ZEKİ ŞİRELİ 12 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET SALİH DURMAZ 13 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MESUT YERGİN 14 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL ÖZDEMİR 14 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA İŞLER 15 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET TOPAL 16 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ELALDI 16 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA BARAN 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET ALİ ÖZKAN 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BAYRAM BAYRAKTAR 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL BEŞİKTAŞ 16 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ EROL TÜRKMEN 16 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TEVFİK SEÇİLMİŞ 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ŞAHİN 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET REMZİ ASLANGÖZ 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MİTHAT YAŞAR 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CENGİZ ÖZDEMİR 17 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BEKİR ÇİFTER 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YILMAZ TAŞKIN 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT HALİT AVCI 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞAHİN EKERBİÇER 18 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SELAHATTİN FARUK SEVİNÇ 19 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İSMAİL İKİZ 19 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ERDAL VAHAPOĞLU 19 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ OSMAN AĞAR 19 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HİDAYET SERT 20 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YALÇIN BORA 20 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEYFİ GÜLER 20 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ABDULKADİR KARAKİMSELİ 20 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İBRAHİM YARALI 20 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ EROL GOCUK 20 EKİM 1979 | ARSLAN DEMİR 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALİ RIZA BELDÜZ 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ERDAL ÇOR 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET TEVFİK PAMPAL 22 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CUMA KARABULUT 22 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSEYİN YAVUZ 22 EKİM 1993 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HİKMET YILDIRIM 23 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAMER ÖZDEMİR 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT ŞERAFETTİN KARCI 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AYHAN İNAL 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÖMER ATILGAN 26 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT MİTHAT BOZKURT 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ABDULBAKİ ÖZSİMİTÇİ 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT YAŞAR BOSTANCI 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİL YAVUZ 27 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İRFAN GÜVERCİN 27 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÖMER FARUK ÖZKAN 27 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AZİZ(ABDULAZİZ) KARABAĞ 27 EKİM 1992 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET YİĞİT 28 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİS ÖZTÜRK 28 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET KURNAZ 29 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET SALİH GÜÇLÜ 30 EKİM 1978 | EKİM AYI ŞEHİTLERİ

ÜLKÜCÜ ŞEHİT HALİS GAZİ

ÜLKÜCÜ ŞEHİT HALİS GAZİ
  • ŞEHİT OLDUĞU TARİH: 11 ŞUBAT 1980
  • ŞEHİT EDİLDİĞİ YER: ORDU-FATSA İLÇESİ
  • DOĞDUĞU YER: ORDU-FATSA İLÇESİ
  • MESLEĞİ: ÖĞRENCİ
PAYLAŞ f 𝕏 W

🕊️ RUHUNA FATİHA VE YASİN OKU

Şehidimizin aziz ruhu için aşağıdaki duaları dinleyebilirsiniz.
Başlattığınız an "Okundu" sayısına işlenecektir.

📖
FATİHA SURESİ Şimdiye kadar 1 kişi okudu
📖
YASİN SURESİ Şimdiye kadar 0 kişi okudu

"Bazı ruhlar, zulmün en keskin kılıcına dahi boyun eğmez; onlar, göğüslerinde taşıdıkları davanın ateşiyle yürürler ölüme."

BİR YÜREĞİN KİMLİĞİ VE İDEALLERİN YOLCULUĞU

Adı: Halis Gazi. Bir isim ki, mücadelesiyle tarihe kazınmıştır. Doğumu, Ordu'nun kaderine adeta bir nişan koyan Fatsa ilçesidir; 1952 yılı, onu bekleyen çetin yollara bir başlangıçtı. O, sadece bir genç değildi; Sinop Eğitim Enstitüsü’nün sıralarında geleceğe dair umutları filizleyen bir öğrenci, hayatının baharında, henüz bir yıllık eşi ve kucağında biricik evladı olan bir baba idi. Hayatın tüm güzellikleri onu beklerken, o, inandığı değerlerin çağrısına kulak verdi.

KARANLIĞIN KUŞATTIĞI MEMLEKET: FATSA

Ancak Halis Gazi’nin yuvası, huzurdan çok bir direniş sahasıydı. Kendi memleketi olan Fatsa, resmen kurtarılmış bölge ilan edilmiş, komünist militanlar Terzi Fikri başkanlığında, devlete meydan okurcasına Türkiye’den ayrı bir idare kurmuşlardı. Halk Mahkemeleri adı altında kurulan sözde adalet sistemi, zorla toplanan vergiler ve terör, Fatsa’yı bir korku çemberine almıştı. Devletin gücü bu topraklara giremiyor, umutlar tükeniyordu. Bu zulüm perdesi, Vali Reşat Akkaya’nın Ordu valiliğine atanmasına kadar sürecekti; fakat bu atama Halis Gazi’nin dramatik geri dönüşünden sonra gerçekleşecekti.

TEHLİKEYE KOŞAN ADIMLAR: SİNOP'TAN DÖNÜŞ

11 Şubat 1980... Tarih, bir kahramanlık ve ihanet hikayesi yazmak üzereydi. Halis Gazi, Sinop’taki eğitim yuvasından, yüreğinde vatan aşkı ve ailesine kavuşma arzusuyla Fatsa’ya doğru yola çıktı. Yanında, kan bağı kadar ülkü bağı da olan kardeşi Şükrü vardı. İki kardeş, bile bile, ideallerinin tehlikeyle çevrili olduğu topraklara dönüyordu.

Ancak Fatsa’nın sınırları, hain bir pusuyla örülmüştü. Tahtabaşı köyü mevkiinde bindikleri taksi, Terzi Fikri’nin kana susamış militanları tarafından durduruldu. Halis Gazi ve kardeşi, kaçınılmaz sona doğru, esaretin karanlık dehlizlerine sürüklendi.

ÜÇ GÜNLÜK ÇİLE VE KAHRAMANIN SESSİZ DİRENİŞİ

Onları sözde Halk Mahkemesi’ne çıkardılar. Yargılamak ne kelime; bu, kararlılığın ve inancın zalimliğe karşı test edildiği üç günlük bir çileydi. Üç gün boyunca, o militanların işkenceleri altında Halis Gazi'nin bedeni zayıflarken, ruhu ve davası dimdik ayakta kaldı. O, bildiği gerçeklerden, inandığı değerlerden milim sapmadı. O karanlık hücrelerde ne yaşandıysa yaşandı; ancak o kahraman, son nefesine kadar fedakarlığın ve onurun timsali oldu. Onlar, Halis Gazi’nin bedenini kırabilirlerdi; ama onun Türkiye Cumhuriyeti’ne olan sarsılmaz imanını asla.

ÇULLU TEPESİNDE MÜHÜRLENEN FEDAKÂRLIK

Ve 11 Şubat 1980’de, Fatsa’nın çıkışında, Çullu Tepesi’nin etekleri, bir mezar değil, bir fedakârlık nişanesi oldu. İşkence yetmemişti. İdeallerine yenemedikleri kahramanı ve kardeşini, insanlık tarihinin en vahşi eylemlerinden biriyle, diri diri toprağa gömdüler.

Halis Gazi’nin son nefesi, Fatsa topraklarına sessiz bir feryat olarak karıştı. Sekiz ay boyunca, kahramanın mezarı bir sır olarak kaldı, ta ki vicdan azabına dayanamayan komünist militanların itirafı sonucu ortaya çıkana dek.

BABANIN ASİL TAVRI VE BÜYÜK VEDA

Şehitlerin babalarının cesetleri aramaya gittiklerinde sergilediği tavır ise, bu destanın en çarpıcı, en yüce bölümüdür. Evlatlarının katilleriyle yüzleştiklerinde, intikam duygusu yerine, insanlığın en saf dersini verdiler. Yanlarına aldıkları ekmek ve zeytini, evlatlarını vahşice şehit eden o alçağa, acıyarak verdiler.

Sonra o ağır soruyu sordular: “Bizim çocuklarımız size ne yaptı?”

Katilin boynunu bükerek bakışından sonra, şehidin babası, evlatlarının acısını kalbine gömdüğünü ilan etti: “Üzüntülüyüz, bu acımızı kalbimize gömüyoruz, onlar Allah ve millet yolunda şehit oldular, tek tesellimiz budur.”

İşte Halis Gazi; genç bir baba, bir öğrenci, inandığı değerler uğruna kendi evine dönmenin bedelini hayatıyla ödeyen, ancak şehadetinin ardından dahi, babasının asil duruşuyla zalime merhamet dersi veren ebedi bir kahramandır.

"Onların bıraktığı boşluk, bir mezar değil; zalime dahi merhamet edebilen bir neslin, milleti uğruna kanıyla yazdığı destanın ebedi şahididir."

← Ana Sayfaya Dön