"UĞRUNA CAN VERİLEN DAVALAR, YAŞI KÜÇÜK OLSA DA SAHİBİNİ ÇAĞLARA TAŞIR."
KIRŞEHİR’DEN YÜKSELEN YÜREK
Anadolu’nun kadim toprağı Kırşehir’de doğan bu kahraman, henüz hayatının baharında, yirmi yıllık ömrünü tamamlamadan kendisini milletinin davasına adamış bir ruhtu. Adı Kadir ILGIN idi. Ankara’nın soğuk ve çatışmalarla sınanan yıllarında, Akdere-Karşıyaka Mahallesi'nde ailesinin omuzlarında yükselen tek umut, tek evlattı. Henüz 19 yaşındaydı. Gencin önünde açılmayı bekleyen bir ömür, kazanılacak bir meslek vardı; lakin o, cihanın telaşından vazgeçmiş, yüreğini yalnızca büyük bir ideale adamıştı. Kadir, kişisel hayatını değil, milletinin geleceğini meslek edinmişti.
ADANMIŞ BİR YÜREK: 19 YAŞINDAKİ SON NEFER
Takvimler, ülkenin en çetin, en karanlık günlerini gösteriyordu. Ankara, bir yanda gençlik coşkusunu, diğer yanda ideolojik çatışmanın acımasızlığını barındırıyordu. Kadir, bu fırtınanın ortasında duruşundan, inancından zerre kadar taviz vermedi. O, sadece bir mahalle sakini değildi; o, adım attığı her kaldırım taşını vatanının bir nöbet yeri bilen ülkücü bir neferdi. Fedakârlığın, genç bir fidanın tüm gücüyle kök salması anlamına geldiği bir devirde, Kadir, duruşuyla tüm ülküdaşlarına cesaret aşılıyordu.
KARANLIĞA DOĞRU ATILAN O SON ADIM
Tarih 23 Ocak 1980’i gösteriyordu. Ankara’nın ayazı, iç savaşın gölgesini taşıyordu. O gün, Kadir ILGIN, en güvendiği sırdaşı, yol arkadaşı olan ülküdaşıyla birlikte ikamet ettiği mahalle sokaklarında yürüyordu. Bu, rutin bir gezinti, sıradan bir kardeşlik anıydı. Ancak davayı kendine dert edinenler için sıradan anlar, ansızın bir pusuya, bir çatışma meydanına dönüşebilirdi. Ve öyle de oldu. İdealinin gölgesinde yürüyen bu iki genç, mahallelerinde, kendi evlerinin yakınında, gözü dönmüş komünist militanlardan oluşan silahlı bir grubun hedefi haline geldi.
VATAN TOPRAĞINDA DÜŞEN YILDIZ
Bu, bir tartışma ya da bir hesaplaşma değildi; bu, imana ve inanca karşı sıkılan kör bir kurşundu. Kadir, vatanının geleceği için kalbinde taşıdığı ateşi, son nefesine kadar söndürmemeye kararlıydı. O karanlık anda ne yaşandı, Kadir hangi son sözü söyledi veya hangi fedakârlığı yaparak ülküdaşını korudu; bilinmez. Detaylar, kurşun seslerinin ve karanlığın arasında kayboldu. Ancak ortada tartışılmaz bir gerçek vardı: Kadir ILGIN, 19 yaşında, henüz çiçeği burnunda bir kahraman olarak, o çatışmanın yaşandığı yerde, yürüdüğü vatan toprağının üzerinde şehadet şerbetini içti. Bir anlık silahlı saldırı, bir ömrün davasını ebediyete taşıdı.
EBEDİYETİN TEK KARDEŞİ
Henüz 19 yaşındayken sonsuzluğa yürüyen Kadir’in kısa hayatı, tüm ülküdaşlarına bir miras bıraktı. O’nun bedeni, ait olduğu vatan toprağının bağrına, Ankara Karşıyaka mezarlığında emanet edildi. Gözyaşları ve dualarla toprağa verilişi, davasının ölümsüzleştiği an oldu. Kadir, sadece ailesinin tek evladı olmaktan çıktı; O, uğruna düştüğü davanın binlerce isimsiz kahramanının abidesi haline geldi. Ve ardında, tüm dava arkadaşlarına ithaf edilmiş, tek ve güçlü bir söz bıraktı:
ÜLKÜDAŞIMA.
"ONLAR SADECE TOPRAĞA DÜŞMEDİ; ONLAR, UĞRUNA YÜRÜDÜKLERİ BÜYÜK DAVANIN SARSILMAZ KALESİ OLDULAR."