"Bazı ruhlar, dünyevi takvimlere sığmaz. Onlar, 18 yaşının baharında, bir milletin kaderine imza atmak için doğarlar."
KİMLİĞİ VE İLK YEMİN
Tarih, 19 Ocak 1980’i gösterdiğinde, bir vatan aşkının bedeli, Hatay’ın soğuk kaldırımlarında can bulacaktı. O’nun adı, Mehmet Az’dı. Henüz 18 yaşındaydı; hayat denen destanın daha ilk sayfalarında, yüreğiyle bir çağa meydan okuyan genç bir yiğitti. Kökleri, Hatay’ın bereketli topraklarına, Dörtyol’un çiftçi ailesine dayanıyordu. Köyde ailesi ikamet etse de, o, sadece bedenini değil, ruhunu da geleceğe hazırlıyordu; Dörtyol Ticaret Lisesi’nin sıralarında, harflerin ötesinde bir ülküye talip olmuştu.
GENÇLİK VE ADANMIŞLIK YILLARI
Mehmet Az, gençliğin rahatlığından feragat ederek, ruhunu bir idealin hizmetine sunmuştu. Ülkesinin üzerinde gezinen karanlık bulutlara karşı duruş sergileyenlerin ocağına katıldı: Dörtyol Ülkücü Gençlik Derneği’nin bir ferdiydi. Bu, sadece bir üyelik değil, kanla yazılmış bir taahhüttü. O, geleceğin teminatı olmak için okuyor, fakat aynı zamanda davası için omuz veriyordu. 18 yıllık kısa ömrü, sıradan bir hayat değil, adanmışlığın çelikten yontulmuş anıtıydı.
KARANLIĞA YÜRÜYÜŞ
Takvimler, 18 Ocak’ı 19 Ocak 1980’e bağlayan o meşum geceyi işaret ediyordu. Gençliğin uyuması gereken geç saatlerde, o, görev bilincinin peşinden gitmişti. Mehmet Az, İskenderun’un Altınçağ Hasoğlu Camii mevkinde, Cemal Paşa Caddesi üzerinde, bilinmezliğin ve tehlikenin ortasında yürüyordu.
O an, kalleşliğin gölgesi düştü. Genç bir ülkücünün kararlılığı, karanlık bir ideolojinin nefretiyle karşılaştı. Hain bir komünist militan tarafından pusuya düşürülerek, hiçbir şans tanımadan yaylım ateşine tutuldu. Mehmet Az’ın son nefesi, bir ihanet mermisiyle kesildi; ama yere düşen sadece bir beden değil, bu milletin uğruna feda edilmiş 18 yıllık bir ruhtu. O bilinmeyen son adımı, o son anlık kararlılığı, onun en büyük kahramanlık nişanesi olarak tarihe kazındı.
ŞEHADETİ VE EBEDİ DÖNÜŞÜ
Bir yiğit, Hatay’ın sokaklarında şehadet şerbetini içti; 19 Ocak 1980, onun bitişi değil, ebedi başlangıcı oldu. Mehmet Az, bu toprakların bekası için kanını akıtan adsız kahramanlar kervanına katıldı.
Gencecik bedeni, ait olduğu vatan toprağına, Dörtyol Yeşilköy Mezarlığı’na büyük bir hürmetle emanet edildi. O bir öğrenci olarak yaşadı, bir kahraman olarak düştü ve Hatay’dan yayılan sönmez bir ateş olarak ardında bıraktığı ülküye ışık oldu.
"O, bir öğrenci olarak başladı; 18 yaşında, milletinin hafızasında yaşayan, ebedi bir 'Az'iz' olarak tamamladı yolculuğunu. Şehitler ölmez, vatan bölünmez!"