"Bazı ruhlar, bedenleri yorgun düşse bile davanın nöbetini bırakmaz; onlar için ölümsüzlük, adanmışlıkta başlar."
KİMLİĞİ VE İŞÇİ ONURU
Tarih 1935’i gösterdiğinde, Mudanya’nın bereketli toprağı Akköy, bir yiğit doğurdu: Ahmet Onat. O, hayatını alın teriyle yoğurmuştu. Mesleği işçiydi; ekmeğini bedenen çalışarak kazanıyor, emeği ve onuruyla 45 yıllık çınar gibi dimdik duruyordu. Sıradan bir hayat sürme hakkı varken, o, bileğinin gücünü inancının sarsılmaz kalesi yaptı.
ÜLKÜ VE ADANMIŞLIK YEMİNİ
Ahmet Onat, sadece bedeniyle çalışan bir nefer değil, davasının da sarsılmaz bir öncüsüydü. Yüreğini, ‘Ülkü’ adlı nazlı geline adamıştı. Onun için yurt, bayrak ve sarsılmaz ahlak, namusun tek tanımıydı. İşte bu derin inançla, zorlu yıllarda Bursa Mudanya Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Teşkilatı’nın en kritik makamlarından birinde, 2. Başkanlık görevinde, şerefle yerini aldı. O, bu kutsal mücadele içinde sadece bir görevli değil, vatanın bekçisiydi.
VURULAN YÜREK VE SON DİRENİŞ
1979 yılının karanlık son günleri, ülkenin üzerine çöken sisin en yoğun olduğu anlardı. Ahmet Onat, ülküdaşı ve dava arkadaşı MHP İl Yönetim Kurulu Üyesi Halil Sivri’nin dükkanında, inancının nöbetini tutarken, karanlık ve kalleş bir saldırının hedefi oldu. Komünist militanlar, kalleşçe silahlarını doğrulttular. Bu, yalnızca bir bedene sıkılan kurşun değil, bir davanın onuruna yapılan alçak bir saldırıydı.
Yiğit işçi, cepheye dönen bu dükkan köşesinde ağır yara aldı. Ancak onun teslim olmaya niyeti yoktu. Canı bedeni terk etmek istese de, yüreği mücadeleyi sürdürüyordu.
ATEŞ ÇEMBERİNDE SON NEFES
Ağır yaralı olmasına rağmen, Bursa Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ve burada, bedenindeki kurşunlarla haftalar süren bir direniş başlattı. Ahmet Onat, bu hastane yatağında, şehadetle yaşam arasındaki ince çizgide, 45 yıllık ömrünün en uzun savaşını verdi. O, her nefesiyle davasına olan bağlılığını fısıldıyordu.
Ancak kader, ona bu dünyadaki yorgunluğun sonunu getirmişti. Tüm tedavi çabalarına rağmen, Ahmet Onat, onurla taşıdığı yaralarının ağırlığına yenik düştü ve 07 Ocak 1980 tarihinde, davasının ölümsüz neferi olarak Şehitlik mertebesine erişti.
EMANETİN TESLİMİ
O gün Bursa, yiğit bir evladını kaybetti. Lakin bu kayıp, binlerce yeni yemin doğurdu. Şehit Ahmet Onat’ın cenazesi, doğduğu ve uğruna mücadele ettiği topraklara, Mudanya’ya getirildi ve orada, adanmışlığın huzuruyla ebedi istirahatgâhına tevdi edildi.
Ahmet Onat, bedeni toprağa karışsa bile, 45 yıllık hayatını şerefle mühürlediği o Ülkü sancağını asla yere düşürmedi."