"Bazı adamlar, toprağın altında yatsa da, göğün üstünde destanlaşır. Mehmet Mallı, vicdanın ve cesaretin son kalesiydi."
---
YÜREĞİNDEN KOPAN GÖÇ
Gümüşhane’nin çetin ruhlu coğrafyasından, Şiran ilçesinden kopup gelmiş bir yiğitti o. Adı Mehmet Mallı'ydı. Kaderi, alın terini dökerek yeni bir yurt kuracağı Mersin-Tarsus’a çağırmıştı. Bir esnaftı; lastik tamiri dükkanında, dürüstlüğün ve emeğin hakkını vererek rızkını kazanıyordu. 40 yıllık ömründe, kendisinden sonra bu topraklara sahip çıkacak üç evlat yetiştirmiş, yuvasını sevgiyle örmüş bir baba ve eşti. O, sadece bir meslek erbabı değil, ailesinin direği, davasının bekçisiydi.
ADANMIŞLIĞIN KALESİ
Mehmet Mallı’nın ruhundaki iman, onu sadece ticaretle sınırlı kalmaya bırakmadı. Tarsus MHP İlçe Başkan Yardımcısı olarak, zorlu 1980 öncesi karanlık günlerde milletin istikbali için nöbet tuttu. Bu görev, bir makam değil, bir hedef tahtasıydı. O, tehlikenin farkındaydı ve bu bilinçle yaşıyordu. Şehirde estirilen yıkım rüzgârlarına karşı duruşunun bedelini ağır ödedi; defalarca saldırıya uğramıştı. Ama o, geri adım atmadı, sarsılmadı. Her saldırı, onun kahramanlık yeminini daha da güçlendirdi. Çünkü biliyordu ki, korkaklık, fedakâr bir davanın düşmanıdır. O, korkuyu çoktan yenmişti.
02 OCAK 1980: SON YOLCULUK
Takvim yaprakları, bir milletin kaderine işlenecek o uğursuz günü, 02 Ocak 1980’i gösteriyordu. Mehmet Mallı, alın terini akıttığı dükkanından çıktıktan sonra, kalbinin attığı yere, Sakızlı mahallesindeki evine gitmek için yola koyuldu. Biliyordu ki, her adım, tehlikenin içine atılan bir adımdı. Ancak evine ve davasına olan sadakati, zifiri karanlığı aşmaya yetti. O, sırtı yere gelmeyecek bir duruşla yürüyordu.
Ancak pusuda, davanın ve milletin düşmanı olan üç devrimci-komünist militan bekliyordu. Karanlık gölgeler, namussuzca bir saldırı için yerlerini almışlardı. Bu, bir çatışma değil, bir infaz girişimiydi. Mehmet Mallı, göğsünü siper ettiği vatan sevgisinin bedelini ödemek üzereydi. Üç caninin silahları patladı.
EBEDİ NÖBET
Hain pusuda ateşlenen kurşunlar, Mehmet Mallı’nın bedenine isabet etti. O, yere düştü. Ancak bu düşüş, bir yenilgi değildi; bu, Tarsus toprağına ekilen ve sonsuza dek yeşerecek bir tohumdu. O, eşinin ve üç çocuğunun hasretiyle yola çıktığı o yerde, aldığı yaralar neticesinde olay yerinde şehit düştü.
Esnaf Mehmet Mallı, 40 yaşında, 02 Ocak 1980 günü, sadece lastik tamircisi değil, ülkesinin vicdanını tamir eden, son nefesine kadar Tarsus’ta bayrağı yere düşürmeyen bir kahraman olarak tarihe adını yazdırdı. O, bedeniyle yenik düşse de, ruhuyla ebediyete yükseldi.
---
"O gün Tarsus’ta düşen gövde, bir davanın sarsılmazlığını haykırdı. Mehmet Mallı, canını feda ederek, kahramanlığın sadece savaş meydanlarında değil, evin yolunda da yazıldığını gösterdi."