"Bazı hayatlar takvimlerle değil, taşıdıkları ateşin koruyla ölçülür; onlar için her nefes, kutlu bir davaya verilmiş yemindir."
HALİM BOZGAÇ: TARSUS'UN ÇELİKLEŞMİŞ RUHU
Tarih, MERSİN-TARSUS'un yetiştirdiği bu müstesna ismin, sadece bir biyografi değil, bir adanmışlık destanı olduğunu fısıldar. HALİM BOZGAÇ. O, doğduğu toprakların kaderine omuz vermiş, 49 yıllık ömrünü hak bildiği yola feda etmiş bir kahramandı.
YUSUFİYELİ YILLAR VE SINA İLE KAZANILMIŞ BİR LİDERLİK
Bu destanın en derin ve en sarsılmaz bölümü, Halim Bozgaç’ın demir iradesinin sınandığı yıllardır. O, "Yusufiyeli" olmayı göze almış, yıllar süren çilekeş zindan hayatında davasına olan sadakatini perçinlemişti. O karanlık dehlizler, onun ruhunu bükmek yerine, çelikleştirmiş; her zorluk, ona vatan aşkının ne kadar büyük bir bedel istediğini öğretmişti.
Mesleği ne olursa olsun, o artık nefsini bir kenara bırakmış, kendisini tamamen ideallerine adamıştı. Onun gerçek mesleği, imandı; vazifesi, MHP MERSİN TARSUS İlçe Başkanlığı gibi kutsal bir mevkiyi, geçmişinin derin tecrübesiyle onurlandırmaktı. O, sadece bir başkan değil, gençliğin gördüğü çilenin vücut bulmuş hali, davasının yaşayan bir sembolüydü.
SON GÖREV VE SON NEFESE KADAR MÜCADELE
49 yaşına rağmen duruşu dimdikti. Yılların ağırlığı omuzlarında olsa da, kutlu yürüyüşünün yorgunluğunu belli etmezdi. O, makamında oturmak yerine, mücadelesini yollarda, kalplerde ve cephede sürdürenlerdendi. Her anı, davasının hizmetinde geçen bu amansız hayat, yeni bir yıla girerken, 31 ARALIK 2004’te, en beklenmedik şekilde son bulacaktı.
O KARANLIK GÜN VE ANİ VEDA
O gün, yılın son günüydü. Kahramanımız Halim Bozgaç, yine milletinin ve davasının işleri peşindeydi. Ham metin, o son anların detaylarını bize fısıldamaz, hangi görevden gelip, hangi hedefe yürüdüğünü açıklamaz. Ancak bilinen şudur ki; o, bu kutlu yolda yürürken, MERSİN-TARSUS topraklarında, ani ve ACİ BİR TRAFİK KAZASI ile hayatı sonlandı.
Onun son adımı, son kararlılığı ya da son nefesiyle verdiği mücadele, o karanlık kazanın bilinmezliğinde gizli kaldı. Ancak bu bilinmezlik, onun fedakârlığının yüceliğini asla azaltmaz. O, davası için yollarda can vermiş, mücadelesi bitmeden ebediyete yürümüştür. Onun şehadeti, Yusufiyeli bir yiğidin, ömrünün son saniyesine kadar görevi başında olduğunun en acı ve en onurlu kanıtıdır.
ŞEHADETİ
31 Aralık 2004’te, takvimler değişirken, Tarsus bir çınarını, MHP camiası ise çelikten bir neferini kaybetti. Halim Bozgaç; mücadeleyle geçen bir ömrün ardından, adını şehitler kervanına yazdırdı. Onun hayatı, davası için can vermekten çekinmeyen, bedelini her an ödemeye hazır kahramanların bitmeyen destanıdır.
"Onlar ki, bu toprakları canlarıyla mühürlediler; Halim Bozgaç'ın duruşu, Tarsus semalarında bir daha hiç sönmeyecek bir yıldızdır."