"Bazı hayatlar sadece rakamlardan ibaret değildir; onlar, adanmış bir davanın 18 yıla sığdırılmış destanıdır."
KARADENİZ'İN GENÇ YÜREĞİ
Trabzon topraklarının bağrında doğan, adını tarihe kahramanlık mührüyle yazdıran bir yiğitti o: Şehit Ümit Beyazçavdar. Daha küçük yaşlarda omuzlarına aldığı kutlu bir kimliğin, Türk Milliyetçiliği ve Ülkücülük sancağının onurlu bir taşıyıcısıydı. Beyazçavdar soyadının ardında, sadece bir isim değil, adanmış bir ülkenin sarsılmaz inancı yatıyordu. Doğduğu şehir olan Trabzon, Karadeniz’in o çetin ve asil ruhunu ona miras bırakmıştı.
BİR MÜCADELENİN ERKEN YEMİNİ
Henüz 18 yaşındaydı. Genceliği, enerjisi ve geleceğe dair umutları zirvedeyken, o, kendini vatan davasına adamayı seçmişti. Öğrenciydi; ortaokulun son sınıf sıralarını, ülkücü mücadelenin en ön cephesine tercih etmişti. Ailesiyle birlikte, Trabzon’un Atapark Narlıbahçe Sokak’ta ikamet eden bu genç kahraman, davasını aile geleneği haline getirmiş; idealleri uğruna feda edilecek her şeyin bilinciyle yetişmişti. Ümit Beyazçavdar, 18 yıllık kısa ömrüne, çelikten bir duruşu sığdırmıştı.
1970 ARALIK'I: ATEŞ ÇEMBERİNE YÜRÜYÜŞ
Yıl 1970’ti. Türkiye, ideolojilerin keskin bir kavgayla birbirine girdiği çalkantılı bir dönemden geçiyordu. 30 Aralık günü, Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ), ülkenin kaderinin yazıldığı ateşli bir cepheye dönüştü. Saatler 14.30’u gösterdiğinde, komünist militanların neden olduğu olaylar, üniversiteyi kanlı bir çatışmanın ortasına sürükledi.
Ümit Beyazçavdar, bir öğrencinin kaçacağı, sığınacağı o dehşet anında, inancının gereğini yerine getirdi. Olaylar, sadece öğrenciler arasında bir arbede değil, askerlerin dahi müdahale etmek zorunda kaldığı, silahlı bir çatışmaya dönüşmüştü. O, ülkesinin düzenini ve geleceğini savunanların safında, tehlikenin üzerine yürüdü.
SON NEFES VE TRABZON'UN VEDASI
Kararlılıkla durduğu o mücadele anında, KTÜ sahasında yaşanan silahlı çatışma sırasında, düşman mermisinin hedefi oldu. Genç bedeni, 30 Aralık 1970 günü, savunduğu davanın şahidi olarak yere düştü. O bir çatışmanın sıradan bir kurbanı değildi; o, idealleri uğruna en kıymetli varlığını, 18 yıllık ömrünü feda eden bir kahramandı.
Şehadeti, Trabzon’un yüreğinde derin bir iz bıraktı. Ümit Beyazçavdar, geride destansı bir adanmışlık hikayesi bırakarak, ebedi istirahatgâhına uğurlandı. Kahramanların sonsuza dek uyuduğu yer olan Trabzon Sülüklü Mezarlığı, artık, davası uğruna gençliğini veren bu yiğidin de ebedi yurdu oldu.
"O, 18 yaşında bir öğrenciydi, ama fedakârlığı bir ömre sığmayacak kadar büyüktü. Adı, Trabzon’un destanına, 30 Aralık 1970’te altın harflerle yazılmıştır."