"Bazı hayatlar sadece yaşanmaz; onlar, bir inancın mihrabında yakılan kutsal ateşlerdir."
MÜHENDİSİN YÜKSELİŞİ VE İDEALİ
Ülkücü Şehit Tahir Şahin, bir rahatlık beşiğinde değil, Çorum’un yiğit beldesi Alaca’da, zorluğun ve azmin çeliğinde dövülmüştü. Hayatı, yoksulluğun zincirlerini kırmakla geçti; her okuduğu satır, verdiği onurlu bir mücadeleydi. Alaca Lisesi'nden sonra, zekâsını ve kararlılığını zirveye taşıyarak İstanbul Üniversitesi Makine Mühendislik Fakültesi’ni kazandı. O, sadece 28 yaşındaydı. Bir mühendis olarak ülkesine hizmet etmeye, imar etmeye yemin etmişti; ancak kader, ona çok daha ağır bir görev yükleyecekti: Bedeli canı olan bir duruş sergilemek.
YÜREKTEKİ SIR VE EBEDİ ADANMIŞLIK
Tahir Şahin, yürüdüğü yolun tehlikelerle dolu olduğunun farkındaydı. Daha şehit edilmeden önce, idealleri uğruna karanlık pusulara düşmüş, saldırıya uğramış ve yaralanmıştı. İşte kahramanlığın en derin sırrı: O, bu acıyı tek başına taşıdı. Yaralarını bir nişan gibi saklayarak, ailesinin yüreğine keder düşmesin diye onlara hiçbir haber vermedi. Mühendis olmuştu; artık mesleğinin ve davasının başındaydı. Onun adanmışlığı, bir ülkücünün sadece sözle değil, sessizce katlandığı her darbeyle ölçülen, geri adım atmayan bir kararlılığın timsaliydi.
SON ÇIKIŞ VE KARANLIK GÜN
Takvimler 28 Aralık 1979’u gösterdiğinde, İstanbul’un Şişli semti, sıradan bir Cuma gününün telaşını yaşıyordu. Tahir Şahin, gün boyunca çalıştığı iş yerinden çıkarken, yanında en büyük destekçisi, hayat arkadaşı, eşi vardı. En mahrem anında, en güvende hissetmesi gereken o anda, hain eller devreye girdi. Komünistlerin kalleş kurşunları, hiçbir masumiyeti gözetmeden, kahramanın üzerine yağdı.
YİRMİ SEKİZ YILIN DESTANI
O saldırı, sadece bir insanı hedef almadı; 28 yıllık bir mühendislik hayalini, yoksullukla mücadele ederek kazanılmış bir geleceği ve yeni kurulmuş bir yuvayı hedef aldı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Tahir Şahin, son nefesine kadar mücadele etti, hayatı boyunca gösterdiği direnci son anlarında da sergiledi. Ancak hain kurşunlar derin izler bırakmıştı. 28 Aralık günü, genç bedeni daha fazla direnemedi. Yirmisekiz yaşında, gencecik bir mühendis olarak, eşinin gözleri önünde başladığı son yolculuğunda, ölümsüzlük makamına yürüdü. Tahir Şahin, sadece düşmedi; onurunu ve davasını gelecek nesillere miras bırakarak şehit düştü.
"O, sadece bir hayat kaybetmedi; 28 yıllık onurlu bir duruşu, tarihin en kutsal levhasına mühürledi."