"Kimi zaman bir milletin kaderi, isimsiz bir kahramanın son nefesine yazılır. Hacı Bıyıklı, işte o kaderin bekçisiydi."
KİMLİK: MİLLETİN KADERİNE ADANAN VARLIK
O, bir destanın başlangıcıydı. Adı, ÜLKÜCÜ ŞEHİT HACI BIYIKLI.
Anadolu’nun hangi toprağı onu besledi, hangi ocağın ateşi ruhuna ülkücü yemini işledi? Bilmiyoruz. Hangi mesleğin alın terini akıttı, hangi günlük uğraşın içinden fışkırıp geldi bu büyük adanmışlık? Kayıtlarda bu detaylar eksik kalsa da, onun yegâne mesleği, Türk Milleti’ne adanmış bir ülkü eri olmak ve bu uğurda canını siper etmekti. Varlığının özü, sadece bu kutsal göreve yazılmıştı.
DEMİR YÜKLÜ GÖLGE: BÖLÜNME PLANI VE İHANET
Tarih 1978’i gösterdiğinde, Türkiye toprakları üzerinde, yabancı gizli servislerin ipleriyle yönetilen, alçakça ve haince bir tertip uygulamaya konulmuştu. Türkiye’yi komünist işgale hazırlamak için yıllardır estirilen terör, devrimci solcu-komünist militanların acımasız faaliyetleri neticesinde bir iç savaş çıkarma planının parçası haline gelmişti.
Plan büyüktü, gayesi iğrençti: Kardeşi kardeşe kırdırmak, mezhep çatışmasını körüklemek ve Türk’ü Türk’e düşman etmek. Kahramanmaraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta toplu katliamlar yapılmış, milletin sinir uçlarına korku ve kan bulaştırılmıştı. Vatandaşlarımız bu alçakça terörden ölüyor, ülkenin bekçileri olan Ülküdaşlarımız da bu saldırılardan nasibini alarak birer birer şehadet mertebesine yükseliyordu.
KAHRAMANMARAŞ: ATEŞ ÇEMBERİNE YÜRÜYÜŞ
Bu karanlık tablonun tam ortasında, Kahramanmaraş’ın o zorlu ve kanlı günlerinde, bir yiğit dimdik duruyordu: Ülküdaşımız Hacı Bıyıklı.
Olay Günü’nün detayları, karanlıkta kalmış, son adımları kayıtlara geçmemiştir. Ancak bu bilinmezlik, onun fedakârlığının yüceliğini artırır. O, kaosun ve iç savaş ateşinin en şiddetli yandığı anda, o karanlık ve tehlikeli günde, ne yaptığını bile bile geri adım atmayanlardandı. O, millete biçilen bu hain gömleği yırtmak için öne çıkan isimsiz neferlerden biriydi.
O, son yeminine sadık kalarak, Kahramanmaraş’ta, zalimin karşısına tek başına çıkmış, şehadeti kalkan edinmiştir.
ADANMIŞLIĞIN MÜHÜRÜ VE EBEDİ YEMİN
23 ARALIK 1978.
Kahramanmaraş semaları, bir kahramanın son nefesiyle mühürlendi. Hacı Bıyıklı, bu tertibin parçası olarak şehit edilen nice ülküdaşımızdan biri olarak, canını vatanın bütünlüğüne feda etti. O, sadece ölen biri değil; o, bir milletin vicdanına kazınan, hain planlara karşı çekilmiş son kılıçtır.
Onun Şehitliği, Türk milletinin üzerindeki kara bulutların dağıtılması için atılmış son adımdır. O, geride kalanlara bir isimden çok, bir duruş bırakmıştır: Hainliğin karşısında eğilmemenin, karanlığa bir mum yakmanın destansı dersini.
"Şehitler ölmez; onlar karanlık bir çağda, milletin vicdanına mühürlenmiş en kutsal yeminlerdir."